Kanada ile ABD arasındaki ticaret savaşı siber haritalara sıçrarken, Washington’dan gelen tek bir talimat teknoloji dünyasını değiştirdi.
Donald Trump’ın 400 yıllık Ontario Gölü’nün adını silme girişimi, harita sağlayıcıları arasında hem diplomatik bir restleşmeye hem de beklenmedik bir rekabete dönüştü.
Google ve Apple Talimata Uydu
Beyaz Saray'da 27 Ağustos'ta imzalanan başkanlık kararnamesinin ardından ilk adım Google'dan geldi. Şirket iki gün içinde haritasını güncelleyerek ABD'deki kullanıcılara "Lake America", Kanadalı kullanıcılara ise "Lake Ontario" adını göstermeye başladı.
Hemen ardından gözlerin çevrildiği Apple da salı günü itibarıyla haritalarında "Amerika Gölü" ifadesine yer verdi. ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, bizzat Trump'ın teknoloji devini aradığını belirterek, "Başkanın doğrudan Apple ile iletişime geçtiğini biliyorum" açıklamasında bulundu. Apple Haritalar'ın, Trump'ın ocak ayında verdiği talimat doğrultusunda Meksika Körfezi'ni de "Amerika Körfezi" olarak gösterdiği kaydedildi.
Kanada'dan 400 Yıllık İsim Çıkışı
Washington'ın harita hamlesi sınırın kuzeyinde büyük bir tepkiyle karşılandı.
Ontario Gölü isminin 400 yıllık köklü bir geçmişe dayandığına dikkat çeken Kanada Başbakanı Mark Carney, sosyal medya hesabından resti çekti. Carney, tartışmalara "Gerçeği adlandırmak, ona Ontario Gölü demektir; geçmişte, bugün ve her zaman" sözleriyle nokta koydu.
"Değiştirmiyoruz" Dedi, Rekor Kırdı
Büyük teknoloji şirketleri peş peşe geri adım atarken, 1990'ların efsane harita servisi MapQuest ezber bozan bir duruş sergiledi. Şirketin sosyal medyadan "Biz bunu değiştirmiyoruz" mesajıyla eski adı taşıyan haritayı paylaşması kullanıcılar arasında büyük yankı uyandırdı.
Bu net tavır MapQuest'e tarihi bir geri dönüş sağladı. Ağustos ayı başında günlük 500 civarında indirilen uygulama, Apple App Store'da tek bir pazar gününde 80 bin indirmeye ulaşarak adeta patlama yaptı.

Haritalar Siyasetin Aracı mı?
Yaşanan kriz, kartografya ve teknoloji ilişkisini de derin bir tartışmanın içine çekti. George Washington Üniversitesi Coğrafya Profesörü David R. Rain, harita şirketlerinin başvurabileceği küresel bir otorite bulunmadığına işaret ederek, "Bir harita bize bir hükümetin bir yere ne ad verdiğini mi söylüyor, yoksa orada yaşayan insanların o yere ne ad verdiğini mi?" sorusunu yöneltti.
Tennessee Üniversitesi Coğrafya Profesörü Derek H. Alderman ise harita sağlayıcılarının yalnızca coğrafi bilgi sunmadığını vurguladı. Alderman, "Harita teknolojisi şirketleri aslında Dünya’nın nasıl temsil edildiğine ilişkin siyasetin derin biçimde içinde yer alıyor ve kimin tarihine, kimliğine meşruiyet kazandırılacağını şekillendiriyor" değerlendirmesinde bulundu.



