Papaz büyüsü tesirlidir derler. Kendinizi kaptırmayın.

Tarihî olayları uzun vadeli düşünmek gerekir. Papa da uzun vadeli düşünerek büyük bir devrim yapmak istiyor. Geçmişi sekiz on asra kadar uzanan Katolik Ortodoks husumetini ortadan kaldırmak ve ayrıca Hıristiyanlık âleminde mevcud diğer bütün mezhepleri birleştirmek istiyor. Nitekim ilk başarılı adımı attı Vatikan ile Fener Rum Patrikliği arasında bir anlaşma imzaladı. En önemlisi Patrik Bartholomeos a EKÜMENLİK verdi.

1054 senelik dargınlık dönemi bitti.

Bu olay karşısında bizim düğün bayram ilan etmemiz doğru değil. Oturup, Hıristiyan mezheplerinin birleşme ve bütünleşmesinden, bizim coğrafyamız için ne gibi tehlikeler doğabileceğini, buna karşı hangi tedbirlerin alınması icab ettiğini tasarlamamız, çözümler, politikalar üretmemiz lazım.

Bilinmesi gerekir ki, Batı âleminde meydana gelen her bütünleşme ve güçlenme emperyalist ihtirasların daha da artmasına sebep olacaktır.

Ama bu kuvvet, hak ve adalet ile dizginlenerek barışa yönlendirilmediği için, bu birikim, tamamen kontrolden çıkacağı için, Batı âlemi dışındaki ülkelerin, öncelikle, geniş fakir toplulukların bugünkünden daha fazla köleleştirilmesine, ezilmesine, zulüm altında inlemesine sebebiyet verecektir.

Şu beyan ettiklerimiz bir faraziye, bir komplo teorisi değildir. Bush ve müttefiklerinin, başlattığı haçlı savaşı fiilen başlamış bulunuyor. Irak ve Afganistan da artan bir hızla Müslüman kanı akıtılıyor. Hele hele Irak ta Müslümanlar, mezhep ve ırk ayrılıkları tahrik edildiğinden, tarihin en acı ve en feci zulümleriyle karşı karşıya bulunuyor. Mala, cana, ırza, namusa saldırılar, intiharlar arttıkça artıyor.

Resmen ve alenen, 30 İslâm ülkesi, Batı nın hedefi olarak ele alınmıştır. Gaye bu ülkelerin bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirip sömürmektir. Komünizm, tehlike olmaktan çıktıktan sonra Batı nın, ortada Bin Ladin gibi bahaneler bile mevcud değilken, İslâm ı, kendisine hasım olarak seçmesinin sebebi İslâm âlemini ya kendi rızasıyla Hıristiyan yapmak ya da mümkün olmadığı takdirde katliamlara tabi tutmaktır.

ABD ve müttefikleri, Irak ta batağa saplandı diye, kimse bu kaostan kurtulduk zannetmesin. Siyonistlerin ve ABD nin planları uzun vadelidir. Bush gider, başkası gelir, haçlı savaşına kaldığı yerden devam edilir. Papa, bu maksatla ülkemize gelmiş, Hıristiyanlığın altyapısını bütünleştirerek, Haçlı taarruzuna en büyük desteği ve ivmeyi kazandırmıştır. Bunun dumanı daha sonra tütecek, onun ne derece hinoğlu hin olduğu anlaşılacak, ona alkış tutanlar pişman olacaktır.

Bu sebepten Türkiye stratejistleri, değişen şartları, yeniden inceleyerek, yeni çözümler ve yeni politikalar üretmelidir. İlk akla gelen çare Ortadoğu ülkelerini birleştirmek ve buna ilaveten savaş istemeyen, barış isteyen ülkelerle sağlam ve caydırıcı ittifaklar kurmaktır. Türkiye kilit ülkedir.

Nitekim, TBMM miz 1 Mart tezkeresini red etti. 62.000 ABD askerinin ülkemize girmesine hayır dedi. ABD nin tedbili şaştı sonunda bataklığa saplandı. Türkiye bundan sonra, savaşa karşı çıkıp, dış politikasını körükörüne ABD ye endekslemez ise, hem ülkemize, hem İslâm âlemine ve hem de bütün dünyaya kalıcı bir barış getirebilir. Dünya dengelerinin koruyucusu ve bekçisi olabilir.

Ama Papa nın kurnazca düşünülmüş bir kaç jesti ile, kendisinden geçer, sırtüstü yan gelip yatarsa, hem kendisine ve hem de insanlığa yazık eder.