Köylünün bağında yılan, köylünün çocuğunu sokmuş ve

ölümüne sebep olmuş.

Köylü de koşarak gelmiş, küreğiyle yılanın üzerine

yürümüş.

Yılan, yuvasına girmiş ama köylü yılanın kuyruğu

giremeden küreği indirmiş ve yılanın kuyruğu kopmuş.

Yılan köylüden korkmaya, köylü de yılandan korkmaya ve

tedbirli olmaya çalışırken bir gün yılan, Gel, ben özür dileyeyim ve

barışalım demiş.

Köylü, Bende çocuk acısı, sende kuyruk acısı olduğu

sürece barış olmaz demiş.

Hiçbir kimse köylü adına yılanla barış anlaşması yapamaz.

Hiç kimse köylünün yüreğindeki acıyı dindiremez.

Yılan, yeraltında beklediği Karun hazinelerini getirip

babaya verse, babanın evini saray eder ama kırılan kalbini tamir edemez, yanan

yüreğini söndüremez.

İsrail in Mavi Marmara soygununda aldığı canların

bedelini ödesin, mağdur ettiği ailelerin evini saray eylesin.

Parayla acıyı kapattım kanaatine varmasın, bu yürek

yarası kapanmaz.

Özrün ne anlama geldiğini bilenlerin özrünü kabul

etmek, kabul edenin değerini ortaya koyar.

Hakkında ölüm cezası verilen Ka b, tebdili kıyafetle

Allah Resulünün yanına gelir ve uzun bir kaside okur. Kasidesinin bir yerinde,

Özür, Allah Resulünün yanında makbuldür dediğinde Sevgili Peygamberimiz onu

affetmiş o da, Kelime-i şehadet getirerek Müslüman olmuş.

Adamın biri devamlı günah işler ardından da, Özür

dilerim Rabbim, şeytana uydum affet beni dermiş.

Yine bir günah sonrası aynı şeyi söylediğinde, şeytan

bağırmış, Vallahi bu günah benim bile aklıma gelmemişti. Bana uymadı, kendi

uydurdu demiş.

Suç makinesi haline gelmiş bir çete var.

Suçu işliyor ve arkasından, Özür dilerim deyivermekle

kurtulacağını zannediyor.

Bu özür ilkmiş ama dünya biliyor ki bu güne kadar

Filistinlilerle yaptığı her anlaşmaya hiçbir zaman uymamış.

Bu anlaşmalar, Amerika Başkanı nın siyasi silah dayaması

sonucu, dünyadan gizli, telefonda yapılmış özür cinsinden değil, bazen

Birleşmiş Milletler gözetiminde. Bazen Avrupa Birliği gözetiminde yapılmış ama

hiçbir zaman uyulmamıştır.

Hatta yakın zamanda Türkiye Başbakanı Sayın Tayyip

Erdoğan la görüşme yaparlarken bombalar patlatıp Filistin de canlar almışlardı.

Tebük Seferi ne katılmayan münafıklar, bu seferin çok

başarılı geçtiğini görünce katılmamalarının gerekçesini söyleyerek Sevgili

Peygamberimizden özür dilemişler.

Ama Rabbimiz, Onlar, geri döndüğünüzde sizden özür

dilerler. Deki: Özür dilemeyin. Size hiçbir zaman inanmayacağız. Allah bize,

sizin haberlerinizi bildirdi. Yakında Allah ve Resulü amelinizi görecektir.

Sonra gizli ve açığı bilene döndürüleceksiniz de o size yaptıklarınızı haber

verecektir. (Tevbe Suresi, ayet: 94)

İşgal ettiğiniz toprakları terk edin.

Elli yılda öldürdüğünüz çocuk, kadın, ihtiyar, genç her

canın bedelini ödeyin ve Filistin e geldiğiniz gün yanınızda ne getirmişseniz

onları alın, soyduklarınızı bırakın ve Birleşmiş Milletler nezaretinde

Filistin i terk edin.

Bunu deneyin bakalım geldiğiniz ülkeler sizi kabul

edecekler mi yoksa, Biz, sizden ancak böylece kurtulmuştuk. Orada katilliğe

devam ettikçe sizi destekleriz mi diyecekler görün.

Veya, Hazreti Musa aleyhisselamı gönderen, Tevrat ı

indiren Allah celle celalühü, Hazreti Muhammed aleyhisselamı göndermiştir,

Kur an-ı Kerim i indirmiştir deyiverin bakın o zaman Filistinlilerle nasıl

kardeş olursunuz ve Kudüs te Mescid-i Aksa da namaz kılmak için birlikte aynı

apartmanda sabah namazına birbirinizi uyandırarak birlikte aynı arabayla nasıl

gider gelirsiniz görünüz.