Bu iktidarın en bariz vasıflarından biri sürekli olarak yakında “güzel günlere” kavuşulacağını söylemeleri!
Aldıkları önlemlerle ülkenin uçuşa geçeceğini ve güzel günlerin başlayacağını iddia ediyorlar.
Ama o vaat edilen güzel günlere bir türlü kavuşulamıyor.
Güzel günlere kavuşmak bir yana bir de güzel günlerle ilgili beklentiler sürekli öteleniyor.
Hatırlarsanız birkaç yıl önce 2023 yılında güzel günlerin başlayacağını ileri sürüyorlardı!
Sonra kendileri de gördüler ki aldıkları önlemlerle 2023’te “güzel günlerin” başlaması mümkün değil!
Bunu fark edince o zamana kadar aldıkları önlemleri çöpe atıp tam tersi önlemlerle yola devam kararı aldılar.
Bu defa 2024 umut yılı olarak gösterilmeye başlandı!
Ancak yeni önlemlerin kısa vadede bir işe yaramayacağını idrak edince güzel günler için 2026’yı beklememiz gerektiğini söylemeye başladılar.
Şimdi ise hazırladıkları kalkınma planlarında güzel günler için 2028’den söz ediyorlar.
Yani güzel günlerle ilgili beklentiler sürekli öteleniyor.
Güzel günlerden muradımız elbette enflasyonsuz günler!
Ya da düşük yani tek haneli enflasyonlu günler!
İktidarın ekonomi kurmayları bir türlü başa çıkamadıkları enflasyona sebep olarak akla hayale gelmeyecek bir sürü neden sıralıyor ancak kendilerine hiç toz kondurmuyorlar.
Yahu arkadaş bu tablonun sorumlusu doğrudan doğruya sizin izlemiş olduğunuz ekonomik politikalar.
Sorumlu bizatihi kendileri!
Niye başka sorumlular arayarak vakit öldürüyorlar ki!
Göz önündeki soruna yanlış teşhis koyunca tedavi imkânı da ortadan kalkıyor.
Hele bir doğru teşhis koyun görün bakalım sorunlar nasıl ortadan kalkıyormuş!
Bunu yapmadıkları sürece güzel günler ile beklentilerini sürekli ötelemek zorunda kalacaklar.
“Biz yanlış yapmışız” demek bu kadar mı zor?
Doğru kimse yoğurdum ekşi demezmiş!
Ama gerçeği saklamak kimseye bir şey kazandırmıyor ki!
Bir şey kazandırmadığı gibi çok şey kaybettirir!
Kaybeden sadece iktidardakiler olsa ses çıkarmayacağız.
Asıl kaybeden ülke oluyor!
Güzelim yıllar heba oluyor.