OSMAN Gazi yi anlatmaya devam ediyoruz.

 Denilebilir ki

Osman Bey in tüm ömrü, tam ulu bir çınarın fidanlık devresindeki gibi, sağlıklı

bir hayat ve gayeli atılımlarla geçmiştir.  

Fethettiği beldelere, adalet ve asayişi getirdiğinden,

can, mal, ırz emniyetini, din ve ibadet hürriyetini tam olarak sağlamış

bulunduğundan, sınıra yakın tekfurluklarda bulunan halk, bir bahane çıksa da,

Osman Bey bizi de kendi idaresine katsa, diyerek bir beklenti içerisine

girmişlerdir.

Osmanlı, Osman Bey zamanında göçebe düzenden yerleşik

düzene geçmek için yeni yeni müesseselerin temelini atıyordu. Esnaf birlikleri,

asker ocağının ilk oluşumları, eğitim öğretim için tedbirler alınmaya

başlanması, adalet müesseselerinin çekirdeğini teşkil eden adımlar atılması gibi

Şeyh Edebali nin yol göstermesi ve hayata geçen müesseseleri çalıştırmaya

başlaması Osmanlı için bir talih sayılmıştır.  

Dikkat çeken önemli bir husus da şudur:

Osmanlı ya sınırdaş olan ve Selçuklulardan

bağımsızlıklarını ilan etmiş bulunan diğer Müslüman Beyliklerinden hemen hemen

hiç toprak alınmamıştı. Çünkü Osman Bey in siyaseti, Müslümanlarla değil,

gayrımüslimlerle mücadele etmek ve o yöne doğru genişlemekti. Hatta denilebilir

ki, Osman Bey adım adım İstanbul a doğru yaklaşmak istiyordu.  

1326 tarihinde Bursa nın fethedildiğini Osman Gazi ye

haber verdiler. Orhan Bey in oğlu Murad (Muradı Hüdavendigar) ın doğum haberini

de alan büyük insan, çok geçmeden vefat etti.

Vasiyeti gereği Bursa ya defnedildi.

Halen Bursa da mütevazi türbesinde yatmaktadır.

Osman Gazi, hayatı boyunca cihadı terk etmemiş, adeta at

sırtından inmemiş bir insandır. Bizans ın zengin tekfurluklarını fethetmiş,

ganimetlerini ele geçirmiş bir kumandandır. Ama kumandanlık hakkı olarak elde

ettiği tüm servetini Allah yolunda cihada harcamıştır. Mal biriktirmeyi aklının

köşesinden bile geçirmemiştir. Nitekim vefat edince yapılan sayımda kendinden

miras kaldığı anlaşılan malların listesi, ibretliktir:

Denizli bezinden yapılmış sarıklık bez,

At için zırh takımı,

Bir tuzluk,

Bir kaşıklık,

Bir çift çizme,

Alaşehir dokumasından kırmızı renkli sancaklar,

Bir sade kılıç,

Bir ok torbası,

Bir mızrak,

Birkaç at,

Bir miktar koyun... (Bey olarak misafirlerine ikram için)

Nasıl olur Dünya malı namına hiçbir şey yok,

bıraktıklarının arasında. En gizli yerleri araştırdılar, bulamadılar. 

Yoktu ki bulsalar.

Bu listeye bakanlar, bıraktığı eşya ve hayvanların, cihad

için lazım olan şeylerden ibaret olduğunu anlarlar

Kendi nefsi veya evlatları için bir kuruşluk mal

biriktirmediği ortadadır. O adeta malıyla canıyla her şeyiyle cihad ederek,

İlayı Kelimetullah için çalışmıştır.

Onun adı sadece fetih hareketleri ile anılamaz. Halkının

da faziletli, ahlaklı, saygılı, kültürlü ve İslam a hizmetkar bir karakterde

yetişmesi için elinden geleni yapmıştır. Böyle bir halk ile birlikte, Osman

Bey, Orhan Bey gibi idareciler elinde, büyüyecek, gelişecek asırlarca bir cihan

devleti olarak hayatiyetini sürdürecek, dünyaya nizam intizam verecektir.

O altın, gümüş ve başka maddi varlıklardan miras bırakmamıştır.

Lakin onun bıraktığı en büyük miras temellerini cihad umdeleri ile attığı

Osmanlı Devleti dir.

Bir diğer mirası da kıyamete kadar yaşayacak olan temiz

ismidir. Dünya malına önem vermeyen, kazandıklarını Allah yolunda tamamen

sarfeden, cömert, mücahid, merhametli, hoşgörülü ismi. Hazreti Osman dan aldığı

ve onun gibi ahlaka büründüğü temiz ismi

Osmanlı Devleti nasıl oldu da bu kadar uzun yaşadı Her

devri şeref, cihad ve hikmet dolu bir devlet olmayı başardı

Bunların cevabı Osman Gazi nin hayatında ipuçları ile

mevcuttur

Kişinin derdi ise Hakk mücadelesi,

Müslümancadır muhakkak, mücadelesi