ORUÇ ile ilgili birkaç kelamı daha Ramazan ayının hitamı vesilesiyle edecektim ama SURUÇ bombası patladı! “Suruç bombasını en iyi şekilde anlamak için” bundan önceki “Ya Kur’an Düzeni ya Sosyal Tufan yani helâk” başlıklı yazımı bir kere daha okumak yeterli olacaktır görüşündeyim. Orada anlatmaya çalıştığım derinliği kavrayamayan ne demek istediğimi anlayamaz! Hep “Sosyal Tufan... Sosyal Tufan…” diye haykırıyorum ama “summun, bukmun, umyun” olanlara feryadımı duyurmak ne mümkün! . Tam da bu noktada çok daha açık ve net şeyler de yazabilirim ama “arif olanlar” bu kadarcık tarifimle yetinsinler.

ORUÇ ile ilgili müstakil bir yazıyı yazmasam da birkaç kelam edeyim. Ülkemizde nasıl “Cuma Müslümanları” varsa, benzer şekilde “Oruç Müslümanları” var! Beş vakit namaz kılmazlar ama Cuma günü camiye giderler! On bir ay boyunca İslâm’ın beş şartından dört şartı yerine getirmezler ama Ramazan boyunca oruç tutarlar! Namaz kılmayanlar, hattâ Cuma günü namaza gitmeyenler bile oruçlarına özen gösterirler. Her gün içen akşamcılar bile Ramazan gelince içkiye ara verirler, Ramazan boyunca oruçlarını tutarlar. Bayram gelir gelmez bayram namazını müteakip verdikleri arayı bitirirler! Türkiye’de oruç böyle bir ibadettir, sanki İslâm’ın birinci şartı gibidir. Namaz kılmamak gayet hoş görülen bir durumken oruç tutmamak hiç de hoş görülmez! Türk toplumunun gözünde oruç -aslında öyle olmamasına rağmen- İslâm’ın ilk şartıdır ve hattâ sözel olarak olmasa da fiilî olarak tek şartıdır. Bir soruyla bitireyim: Böyle bir İslâm ve din/düzen anlayışıyla nereye kadar !.

ORUÇ ile ilgili diyeceklerim bu kadar ama “SURUÇ bombası, sömürü sermayesi, Sosyal Tufan” yani “dinî-ilmî-iktisadî-siyasî sorunlar” ile ilgili edilecek kelam o kadar çok ki!

Bu köşede çok hatırlattım ama “Sosyal Tufan” seviyesindeki “sorunlar” var olmaya ve SURUÇ benzeri bombalar patlamaya devam ettiği sürece bize de hatırlatmak düşüyor! SURUÇ bombası da dâhil bütün sorunlara “farklı bir pencereden” bakmaya ne dersiniz

Asıl çatışma SERMAYE ile SİYASET arasındadır. Sermaye, “üretici patronlar” ve “faizci finansçılar” diye ikiye bölünmüş. Sermayenin iki kanadı da birbiri ile yarış içinde. Türkiye’yi bir şekilde savaşa sürükleyerek III. dünya savaşını çıkarma peşindeler...

Bu durumda ülke olarak bizim yapacağımız şey siyasetin yanında olmak ve tarafsız kalmaktır. Onlar mevcut düzeni yıkarlar, biz sonra “Adil Kur’an Düzeni” ile III. binyıl uygarlığını kurarız. Biz bu hengâmede taraf olursak bertaraf oluruz. Aman dikkat!

ABD yani sömürü sermayesi karşılıksız dolar ile dünyaya hâkim olmuştur. 1973’ten beri dolara karşı altını ödemiyor. Euro’yu da sermaye çıkarmıştır. Euro-dolar savaşı ile ABD-AB savaşı devam ediyor. Çin dolar deposu, istese ABD’yi batırır ama kendisi de batar. İşte bu savaşın savaş alanı Ortadoğu ve Türkiye’dir. SURUÇ bombasına işte bu pencereden bakmalı.

Faizli sömürü sistemde bir gün piyasa para ile dolar. Artık yeni kredi veremezsiniz. Kriz olur. Krizi gidermek için dünya savaşı çıkarılır. Dünya helâk olup harabeye dönüşür. Yeniden faizli para çıkarılır. İşte, bugün de III. dünya savaşını çıkarma zorunluluğu vardır. Bu savaş ancak İran’la Türkiye’nin savaşması ile başlayabilir. Bütün oyunlar bunun üzerinedir.

Bu arada Yunanistan’da olanları da atlamayalım. Sermaye Yunanistan’a “AB’den çıkmayacaksın, Rusya’ya yanaşmayacaksın” tehdidinde bulundu. Tehdit eden Rothschild ailesinden bir kadın. Rockefeller ABD Yahudi’sidir. Rothschild Avrupa Yahudisidir. Çatışma iki aile arasında devam ederken, bu çatışma kıtalar arası bir çatışmadır aynı zamanda. Soros Obama’yı bu sebeple destekliyor. Yani çatışma İngiltere ve ABD arasındaki çatışma şeklinde ortaya çıkıyor... Oruç ve Suruç’tan başladım, nerelere geldim Devam edeceğim…