Ramazan ayı ve başlayan oruç hepimize hayırlar getirsin inşallah.

Oruç Müslümanlar için Allah’ın koyduğu bir kural, kanun. Nasıl tutulacağı Kitap, Sünnet ve fetvalarla belirlenmiştir. Orucu bozan müfsit ameller de belirlenmiştir.

Tam da neredeyse Ramazan’la beraber seçim takvimi ilan edilmiş, kampanyalar başlamıştır. Kampanyalar boyunca vatandaşların, partilerin, adayların, ittifakların ve görevlilerin uyacağı kurallar kanunla ve diğer mevzuatla belirlenmiştir. Kampanyayı bozan müfsit ameller de belirlenmiştir.

Yalan, dolan, iftira, bölücülük, yapamayacağını vadetme, aldatma, başkalarına karşı şiddet, hile ve bunun gibi fiiller orucu bozan müfsitler arasında sayılmamış olsa bile, bunların şeriatımızda çok kötü fiiller olduğu belirlenmiştir. Orucun sevabına engel olurlar.

Bu fiiller kampanya ve seçimi bozan ve kanunlarla belirlenen müfsitler arasında da yoktur. Yoktur ama bizler bir oruç hükmünde kampanya yapacağımıza ve bunlara tevessül etmeyeceğimize dair metni gizli olan kararnameler çıkaralım.

Üzücüdür ki, daha önceki seçimlerde bu müfsitleri kullananlar vardı ama herkes tarafından hoş karşılanmaz, böyle yapanlar kınanırdı.

Son birkaç dönem yapılan seçimlere baktığımızda, bu müfsitlerin sık sık kullanıldığını, bunları kullanmanın caiz olduğuna dair fetvalar verildiğini, işin en üzücü yönü ise bunların alışkanlık haline getirilmesi neticesinde halkımızın da tepkisizliğe doğru evrilmiş olduğunu görmekteyiz. Birçok kişi mesela yalan söylemeyi siyasetin bir gereği olarak değerlendirir hale gelmiştir. Hatırlarsak öyle yalanlar konuşuldu ki, söyleyene seçim kazandırdı. “Yerli uçağımız havada” veya “yerli tankımız tamam” ya da “oylarınızı verin bana, faiz ve enflasyon konusunu nasıl hallettiğimizi görün” gibi yalanlardı bunlar. Bunlar kanunla sayılan, seçimin müfsitleri arasında olmasa bile, neticede yalandı ve vatandaş aldatılmıştı. Bu yalan vaatleri o kadar yaygınlaştırıp halkı aldatmışlardı ki, seçim sonunda bunların yalan olduğu ortaya çıkınca “seçim kampanyalarında her söylenen icraata sıra gelince gerçekleşmeyebilir, bunlar tüm dünyada böyledir” türünden açıklamalar yapan en tepedeki kişilerin bu sözleri halk tarafından adeta alkışlanır olmuştu.

Seçim kampanyalarında yalan konuşmak, bölücülük yapmak, şiddet kullanmak, aldatmak, taraflı davranmak gibi olayları hep gördük, halkımız alıştırıldı.

Bu seçimlerde bütün partiler, bütün ittifaklar, bütün adaylar ve bütün görevliler metni gizli olan bir kararname imzalayıp, bu gibi fiillere tevessül etmesinler. Bunlar halkı aldatarak haksız yere oyunu almak demek olduğuna göre, hem kul hakkıdır hem de dünya efkârıumumiyesinde bizi ilkel kabileler seviyesinde göstermekte, en önemlisi de oruçlu ağızlara asla yakışmamaktadır.

Bu kampanyanın oruç ayına rastlamış olmasını fırsat sayarak, bu gibi adi ve kul hakkı sayılan hareketlerden vazgeçelim. Aramızda metni ortada olmayan ama etkileri seviyemizi artıran bir kararname imzalamış gibi davranalım.

Unutmayalım, seçim kazanmak her şey demek değildir. Seçim kazanırken dürüstlük kazanalım, onur kazanalım, güven kazanalım, yetişmekte olan çocuklarımızın gözünde mertebe kazanalım. Oruçlu olmanın önemi ortaya çıksın ki, o alışkanlıkları bundan böyle hayata geçirelim.

Yalanlarımız değil, gerçekçi plan ve programlarımız yarışsın.

KAMPANYA METODU

Yalan, dolan, talan yolları mı;

İt elinin tersiyle, bas üstüne!

Dürüstlük ve hikmet yolları mı;

Sarıl dört elle, koy baş üstüne!