Okullarda akran zorbalığının yaygınlaşması, çocukların yetişmesinde aile ve eğitim kurumlarının sorumluluğunu yeniden gündeme getirdi. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (EBSAM) son araştırma raporunda ortaya koyduğu veriler, öğrencilerin hakaret ve alay gibi davranışlarla karşı karşıya kaldığını gösterirken rapora ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulunan eğitimciler, sorunun yalnızca okul kuralları çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini belirtti. Eğitimciler, çocukların birbirlerinin haklarına saygı duyması, davranışlarının sorumluluğunu üstlenmesi ve empati kurabilmesi için ailede başlayan eğitimin okulda sürdürülmesinin önemini vurguladı.
AHLÂK VE MANEVİYAT VURGUSU
Eğitimciler, akran zorbalığıyla mücadelede değerler eğitiminin günlük yaşamla ilişkilendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kul hakkı, merhamet, kardeşlik ve adalet gibi kavramların çocuklara yalnızca teorik olarak anlatılmasının yeterli olmadığını belirten eğitimciler, bu değerlerin davranışlara yansımasının önem taşıdığını ifade ediyor.
Bir öğrencinin arkadaşını küçük düşürmesi, dışlaması veya sürekli alaya almasının karşı tarafta meydana getirdiği zararın çocuklara anlatılması gerektiğine işaret eden eğitimciler, başkasının hakkını gözetme bilincinin erken yaşlarda kazandırılmasına dikkat çekiyor. Değerlendirmelerde, ahlâk ve maneviyat eğitiminin öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri ve davranışlarıyla birlikte ele alınması öne çıkıyor.
VELİLERİN DE SORUMLULUĞU BULUNUYOR
Eğitimciler, akran zorbalığıyla mücadelede ailelerin sürecin dışında kalmaması gerektiğini belirtiyor. Velilerin çocuklarının yalnızca okul başarısını değil, arkadaşlarıyla ilişkilerini ve davranışlarını da takip etmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Çocukların okulda yaşadıkları sorunları aileleriyle rahatça paylaşabilmesinin önemine işaret eden eğitimciler, ebeveynlerin çocuklarını yargılamadan dinlemesinin ve öğretmenlerle iletişim kurmasının zorbalığın erken fark edilmesine yardımcı olacağını kaydediyor. Aile içindeki iletişim biçiminin de çocukların başkalarına yaklaşımını etkilediği belirtilirken, saygı ve merhamet gibi değerlerin ev ortamında örnek davranışlarla desteklenmesi gerektiğini vurgulanıyor.
OKULLARDA ZORBALIĞA MÜDAHALE EDİLMELİ
Eğitimciler, okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin zorbalık bildirimlerini dikkatle takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Hakaret, tehdit, alay ve dışlama gibi davranışların sıradan öğrenci anlaşmazlıkları olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilirken rehberlik hizmetlerinin etkin yürütülmesinin önemine işaret ediliyor.
Öğrencilerin yaşadıklarını öğretmenlerine anlatabilecekleri güvenli bir ortamın oluşturulması gerektiğini belirten eğitimciler, zorbalığa maruz kalan çocukların korunması kadar zorbalık yapan öğrencilerin davranışlarının nedenlerinin de ele alınmasını önemli görüyor. Eğitimcilerin bu konudaki yaklaşımında, öğrencilerin davranışlarının sonuçlarını anlaması ve sorumluluk üstlenmesi öne çıkıyor.
SİBER ZORBALIĞA KARŞI AİLELER UYARILIYOR
Akran zorbalığının dijital ortama da taşınması, ailelerin ve okulların dikkat etmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor. EBSAM raporuna göre son altı ay içinde çevrim içi ortamda hedef alındığını bildiren öğrencilerin oranı yüzde 7,2 olurken günlük ekran süresi dört saati aşan öğrencilerde bu oran yüzde 14,9'a yükseliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında hakaret, küçük düşürücü paylaşım ve dışlama gibi davranışlarla karşılaşan çocukların yaşadıklarını aileleriyle veya öğretmenleriyle paylaşabilmesi önem taşıyor. Eğitimciler, çocuklara dijital ortamdaki davranışların da gerçek hayattaki davranışlar gibi sorumluluk gerektirdiğinin anlatılması gerektiğine dikkat çekiyor.



