* Oğuzhan Asiltürk: İçişleri Bakanı.

* Hasan Esat Işık: Milli Savunma Bakanı, Dışişleri Bakan Vekili.

* Ü. Haluk Bayülken: Büyükelçi, Yüksek Müşavir.

* Orhan Eralp: Büyükelçi, NATO Nezdinde Daimi Delege

* Ercüment Yavuzalp: Büyükelçi, Dışişleri Bakanlığı Müşterek Güvenlik İşleri Genel Müdürü.

* Haydar Saltık: Tümgeneral, Genelkurmay Başkanlığı.

* Kemal Yamak: Tuğgeneral, Genelkurmay Başkanlığı.

* Ecmel Barutçu: Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs-Yunan Dairesi Reisi.

* Kemal Güçyener: Başbakanlık, Özel Kalem Müdürü.

* Kemal Erinç: Albay, Milli Savunma Bakanı emir subayı.

* Orhan Koloğlu: Basın Yayın Genel Müdür Yardımcısı.

* Ömer Akbel: Dışişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdür Vekili.

Yukarıda yer alan isimler, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan kısa bir süre önce, Başbakan Bülent Ecevit’le birlikte Londra’ya giden heyet üyeleri…

Heyete idari memur olarak Sami Soylu ve Sekreter Filiz Ozman’ın da refakat ettiğini ekleyelim.

Yani, Kıbrıs Barış Harekâtı temasları çerçevesinde, Türkiye ile birlikte garantör devlet olan İngiltere yetkilileri ile görüşmek üzere, Başbakan Ecevit’le birlikte toplamda 15 kişilik bir heyet Londra’ya gitmişti.

Soru şudur; bu heyette yer alan isimlerden bugüne kadar anılan isim hangisi ya da hangileridir?

Sorunun cevabı bellidir; Başbakan Bülent Ecevit ve İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk.

Heyette yer alan en kritik ismin ise Oğuzhan Asiltürk olduğunu ifade edelim.

Ve elbette 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın iradesinin arkasındaki gerçek güç olan dönemin Milli Selamet Partisi (MSP) Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan.

***

Heyette yer alan iki isim daha dikkat çekiyor, esasen: Tümgeneral Haydar Saltık ve Tuğgeneral Kemal Yamak.

* 1978 yılında Orgeneral rütbesine terfi eden ve Genelkurmay II. Başkanlığına atanan Haydar Saltık, bu görevi yürütürken Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in talimatı üzerine, 12 Eylül Askeri Darbesi'ne giden yolu hazırladı. Harekâtı planladı ve ismini ‘Bayrak Harekâtı’ koydu.

* Heyette yer alan diğer isim Tuğgeneral Kemal Yamak da esasen bilinen bir isim oldu. Tuğgeneral rütbesi ile Genelkurmay Özel Harp Dairesi Başkanlığı yaptı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan emekli oldu. Turgut Özal'ın Kasım 1989'da cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği görevine atandı. Özal'ın 17 Nisan 1993 tarihinde ölümü üzerine, aynı gün görevinden istifa etti.

OĞUZHAN ASİLTÜRK’ÜN KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI CÜMLELERİ…

MSP-CHP Koalisyonu döneminde Millî Görüşçüler dışında, Kıbrıs’a çıkarma yapılacağına ihtimal verenler neredeyse yok gibiydi…

Ne de olsa, Amerika’nın Akdeniz’deki 6. Filosu vardı ve de olası bir harekâtta 6. Filo’nun, Türk gemilerini geri çevireceği yazılıp konuşuluyordu, o günlerde…

Başbakan Bülent Ecevit ile harekâttan kısa süre önce Londra’ya giden heyette yer alan İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, Kıbrıs Barış Harekâtı’nı ve bu süreci şu şekilde değerlendirmişti;

* “İnönü Başbakanken, Demirel Başbakanken Rumlar Kıbrıs’ta, soydaşlarımıza bir ölçüde katliam denilecek şekilde saldırdılar. Milletlerarası anlaşmalara göre milletlerarası hukuka göre tek başımıza müdahale edebiliriz. Çünkü bu garantör devletlerin yapılan şeye göre anlaşmadaki hükümlere göre her biri bunu önleyebilir.”

*“Ecevit dedi ki: “İyi ama gidip de İngilizlerle de bir görüşmemiz lazım. Onlara da bu teklifimizi söyleyelim. Birlikte gidelim” dedi. Genelkurmay Başkanımız, biz Londra’da iken Başbakan Vekili Erbakan’a; ‘Daha önce iki defa silahlı kuvvetleri hükümet emretti. Biz hazırladık yola çıkardık. İkisinde de geri döndü geldiler, dünyada epeyce bir itibar kaybı oldu. Bu üçüncüsünde de böyle olursa, bu ordu daha savaşamaz’ demiş.”

*“Erbakan Hoca onlara teminat veriyor, ‘müdahale edeceğiz’ diyor. Amerikan filosunun Akdeniz’de olduğu tehditleri de vardı. Biz kararlı durduk ve Amerikan filosu yanaşamadı Kıbrıs’a. Yani Erbakan olmasaydı bu Kıbrıs müdahalesi olmazdı.”

*“Biz bu harekâtı yapmazsak, oradaki insanları bu katliama maruz bırakırsak Allah nezdinde de toplum nezdinde de sorumlu olurduk…”

BİRANIN YASAKLANMASI!

MSP-CHP Koalisyonu dönemi…

Koalisyon Hükümeti ortağı Milli Selamet Partisi, “önce ahlâk ve maneviyat” yolunda adımlar atmaya devam etmektedir.

MSP’nin üzerinde çalıştığı konulardan biri de şudur; biranın alkollü içki sınıfına dâhil edilmesi… Zira sigara, alkol ve madde kullanımının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğundan dolayı alkol kullanımı ile ilgili önlemlerin alınması gerekiyordu…

Yürürlükte bulunan 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 19. maddesinin ikinci fıkrası şöyleydi: “Şarap ve bira satmak isteyenler bir beyanname ile satış yerlerini İnhisarlar idaresine bildirirler.”

Bu düzenleme, biranın kahvehane, büfe, kantin ve hemen hemen her yerde serbestçe satılması serbestliğini doğurmuş, hatta okulların bile özel günlerinde bira başta gelen ikram haline gelmişti.

Daha da ötesi, gençlik devletin tekelindeki radyo ve televizyon reklâmları yolu ile de alkolizme doğru teşvik ediliyordu. Bunun önüne geçilmesi gerekiyordu.

Bütün bu olumsuzlukları değerlendiren İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk, valiliklere bir genelge göndererek, biranın da ‘alkollü içecekler sınıfına dâhil edilmesini’ sağlamış, dolayısıyla bu alkollü içeceğin her yerde satılmasının yasaklanmasını temin etmiştir.

OĞUZHAN ASİLTÜRK’E RAHMETLE…

Yarın değil ertesi gün yani 1 Ekim 2023, Pazar günü, merhum Oğuzhan Asiltürk’ün vefatının sene-i devriyesi.

Attığı adımlarla, ‘kim acaba ne der, kim acaba nasıl bakar’a aldırmadan, kararlı duruşuyla bilinen, Erbakan Hoca’mızın en yakın yol ve dava arkadaşı Oğuzhan Asiltürk’ü bir nebze de olsa yâd etmek istedim.

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, 2 Ekim 2023, Pazartesi akşamı saat 20:30’da TV5’te yayınlanacak olan ‘Buyurun Başlıyoruz’ programında merhum Oğuzhan Asiltürk’ü anlatacak. Belki ilk kez göreceğiniz fotoğraflar eşliğinde…

Müsait olanları bekleriz…