1980 askeri darbesinden hemen önceydi…
Sadece devlet adamlarına okunan ve gösterilen bir “ulusal güvenlik belgesi” tüm ülkede, ilgili makamlar tarafından hiç beklenmedik bir şekilde toplatıldı…
Neden böyle bir karar alınmıştı?
Gerçek bir süre sonra ortaya çıktı; CHP’li bir parlamenter, TBMM’de konu hakkında açıklamalarda bulunmuş, “ulusal güvenlik belgesi”nin içeriği hakkında bazı açıklamalar yapmıştı.
Bunun üzerine bu konuda yetkili makam, sınırlı sayıda basılan ve “emniyet”te tutulan bu belgeyi ve diğer nüshalarını toplatma kararı almıştı…
Şimdi buraya kadar okuduklarınızı bir kenara lütfen not edin…
BU MAŞALARI KULLANANLAR KİM?
Yıl 1997...
Susurluk Komisyonu’nda dinlenen YDP Genel Başkanı Hasan Celal Güzel, “Devlet içinde iddia edildiği şekilde bir çete yapılaşması” olmadığını belirterek, “Olsaydı bilirdim, bilgim dâhilinde olurdu” dedi. Komisyon aynı gün Yeniden Doğuş Partisi (YDP) lideri Hasan Celal Güzel’le birlikte, Hüseyin Başbaşin’in eski avukatı Necdet Küçüktaşkıner ve eski Senatör Niyazi Ünsal’ın ifadelerine başvurdu.
Burada Niyazi Ünsal ismine dikkatlerinizi çekmek istiyorum… TBMM Komisyonu’na öğleden sonra bilgi vermek üzere davet edilen eski CHP’li Senatör Niyazi Ünsal, komisyonun öğle yemeği için ara verdiği sırada gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.
Niyazi Bey, bütün bildiklerini anlatacağını belirterek, “Yaşamımda hiçbir şeyi belgesiz konuşmadım. Söyleyeceklerimin hepsi belgelidir. Şimdi o belgeleri getirdim, hepsini vereceğim” dedi.
Neydi, hangi konuyla ilgili idi bu belgeler?
Niyazi Ünsal, bir gazetecinin, “Bu belgeler neyle ilgili?” sorusuna, “Halk neye kirli diyorsa, neyi aydınlatalım diyorsa, neye kara diyorsa, onlarla ilgili” karşılığını verdi.
Ünsal, bir başka soru üzerine, “Susurluk Komisyonu’nda maşaları konuşturuyorlar, suçluları konuşturuyorlar. Ben bu ateşi yakanları, bu maşaları kullananları söyleyeceğim!” cümlesini kullandı.
Ama parlamento muhabirlerinin soruları ardı ardına geliyordu; “Madem belgeler elinizdeydi, bugüne kadar niye bunları yetkililere iletmediniz? Susurluk’ta kaza olmasını mı beklediniz?”
Ünsal şu karşılığı verdi: “Susurluk Komisyonu kurulduğu gün komisyona yazdım. Ecevit bir açıklama yapmıştı, Köşk’teki görüşme sırasında... Çiller, Ecevit’e çok haklı bir şey söylemişti. Demişti ki; ‘Siz kontrgerillayı hangi yollardan önlediniz ise bunları aynı yolla önledik’... Doğrudur. Yerinde bir şey söyledi. Bunun üzerine Ecevit, Türkiye’de kontrgerillayı ilk kez kendisinin söylediğini hatırlatmıştı. Ecevit, kontrgerillayı ilk defa söyleyen değil, söyleyenleri ilk kez susturan kişidir. Şimdi onları nasıl susturduğunu, Kenan Evren ile nasıl işbirliği yaptığını, ülkeyi 12 Eylül’e nasıl birlikte getirdiklerinin belgesini, bilgisini ve daha neler neler...”
Oldukça iddialı ve de kallavi cümleler…
Ünsal, gazetecilerin, “Kim bunlar, birkaç isim söyleyin” ısrarları üzerine de, “30 yıldır bu memleketin hizmetindeyiz diyen kimlerse...” karşılığını verdi.
Niyazi Ünsal, şu görüşleri de savundu: “Bu gerillayı, Amerika’dan bütçe dışı aldıkları paralarla besleyen, bu vurucu güçleri bugüne kadar getirenler elbette ki, bunun hesabını vereceklerdir. Eğer, biz bunu almadık derlerse, Yassıada tutanaklarını açın okuyun. O günden bu yana nasıl aldıkları, Ecevit’in grup toplantısında nasıl para istedikleri, nasıl şaşırdığı zaten açıklandı. Bu yapılanların arkasında elbette CIA var, ABD var, NATO var. Bugün NATO, yeniden yapılanma içinde. Tabii bugün bunları iç hizmetlerde kullananlar var, bunları da açıklayacağım.”
Eski Senatör Ünsal, gazetecilerin, “Bunları iç hizmetlerde kullananlar kim?” yolundaki soruları üzerine şunu ifade etti: “Bunları en iyi kullananlardan biri de Kenan Evren.”
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Susurluk olayından sonra, “Vahim bir olay... Nereye kadar gidiyorsa, arkasından gidin” dediğini de hatırlatan Ünsal’ın şu görüşü de manidardı: “Ama devlete buradan bir şey çıkarmayın diyor. İyi ama nereye kadar gideceğini sürdüğümüz zaman da sular hep yokuşa akıyor.”
İlginç değil mi?
ECEVİT’İN ANLATTIKLARI…
1990’ın son aylarında, İtalya’da Gladyo konusu yeniden gündeme gelince, bu örgütlenme hakkında basında çok haber yayımlanmış, ateşli tartışmalar yaşanmıştı.
Bülent Ecevit, Milliyet’te yayımlanan bir söyleşide, “ömür boyu görevli vatanseverlerden oluşan gizli sivil uzantıda görev alanların, kendilerine verilen olağanüstü görev ve yetkileri siyasal amaçla kötüye kullanmış olduklarından kaygı duymuş” olduğunu belirtmişti.
Aynı günlerde Kenan Evren, 1978’de Özel Harp Dairesi’nin denetlenmesi emrini verdiğini, Trakya Bölgesi’nde iki bin kişinin bir heyet tarafından tek tek incelendiğini söylemişti.
Bunların hepsi elbette sivil kişilerdi.
Evren ayrıca Süleyman Demirel’in başbakan iken kendisine gelip, “Bu teşkilat 1971’de teröristlere karşı kullanıldı, biz de şimdi kullanalım” dediğini, ancak kendisinin bu öneriyi reddettiğini iddia etmişti.
Eski CHP Erzincan Senatörü Niyazi Ünsal da o zaman Ecevit’in bilmediğinin Özel Harp Dairesi değil, Seferberlik Tetkik Kurulu’nun faaliyetleri olduğunu, kontrgerillanın bu kurul tarafından oluşturulduğunu, örtülü ödenekten finanse edilenin bu kurul olduğunu söylemişti.
‘Ömür boyu görevli bu vatanseverler’in genellikle askerliğini komando olarak yapanlardan oluştuğunu, terhis edilirlerken kendilerine sefer görev emri verildiğini, Aralık 1990’da Özel Harp Dairesi Başkanı Tuğgeneral Kemal Yılmaz’ın açıklamaları sayesinde öğrenmiştik.
BİR GARİP BOMBALAMA ÖYKÜSÜ
1980 askeri darbesi öncesi…
Müfit Bayraktar (d. 1934, Geyve), Türk siyasetçi.
Aslen Rize, İyidereli. Çocukluğu annesinin memleketi olan Karamürsel’de geçti.
Orman Tekniker Okulu mezunu. Düzce Koruma Amirliği, Devrek Orman Bölge Şefliği, Türkiye Ormancılar Cemiyeti Sosyal İşler Başkanlığı, Türkiye Orman Muhafaza Bakım ve Depo Memurları Sendikası Genel Başkanlığı, Orman Muhafaza ve Depo Memurları Cemiyeti Genel Başkanlığı, Teknik Ormancılar Cemiyeti Genel Başkanlığı, Yeşil Ülkü gazetesi sahipliği ve Mesul Müdürlüğü, profesyonel futbolculuk, Kavakçılık Araştırma Enstitüsü Teknik Elemanlığı, Türkiye Libya Dostluk Derneği Başkanlığı, TBMM 4. (XV) ve 5. (XVI) Dönem Bolu Milletvekilliği yaptı.
Adalet Partili (AP) Müfit Bayraktar’ın: “Sayın Niyazi Ünsal ucuz kahramanlık yaparak yine buraya kontrgerillayı getirdi. Bir yerde gerilla varsa kontrgerilla da olacaktır. Bu kontrgerilla ülkenin bütünlüğü için çalışıyorsa, yıkıcılarla mücadele ediyorsa bunu yadırgayamayız.”
Bayraktar’ın bu sözlerinden sonraki gün Çankaya’daki evinin kapısı çalınıp bomba bırakılmış, eşi kapıya yetişemeden bomba patlamış, yaralanan olmamıştı.
***
Müfit Bey, Süleyman Demirel’in seçimlerden önce kendisinin ileriki zamanlarda başka alanlarda lazım olduğunu öne sürerek aday göstermeyeceğini belirtmesi üzerine partiden istifa etmiş, daha sonra Bolu’dan bağımsız aday olmuş, seçilememişti.