ÖYLE günler yaşıyoruz ki adına insanlık denilen şey
sanki alıp başını bizden çok uzaklara gitmiş!
Etrafımız uçuk-kaçık kaynıyor! Büyük bir katliam
yaşanıyor, onlarca insan hayatını kaybediyor, yüzlercesi yaralanıyor! Böylesine
bir tablo karşısında uçuğun biri hayatını kaybeden başörtülü kızımız ile
teselli(!) bulduğunu açıklıyor!
Kalkıp, Tek tesellimiz bu, yaşasa öğretmen olacak ve
gerici yetiştirecekti diye ahkâm kesiyor!
Elimizde olmadan, Nerede bu insanlık diyoruz!
Kim bu densiz diye kendi kendimize sorarken, Bir başka
kaçığın yorumunu okuyoruz! O da ölenlerin çoğunun cehape li ve paralelci
olmasıyla teselli bulduğunu yazıyor!
Bunlar yetmiyormuş gibi bir de Brüksel de yaşananlara,
Oh olsun diyenler çıkıyor!
Bu defa, İnsanlıktan ne kadar uzaklaşmışız diye kendi
kendimiz ile dertleşiyoruz! Böylesine bombalı saldırılar da hayatlarını
kaybedenler hakkında yapılan yorumlar tüylerimizi diken diken ediyor! Çok
geçmeden bu defa Mısır dan gelen bir haber bizi can evimizden vuruyor! Mısır
Adalet Bakanı, Peygamber kanunlara uymasa tutar O nu hapse atardım diye aklı
sıra bilgiçlik taslıyor!
Vay densiz vay!
Sen mi Peygamberin getirdiği kurallara uyacaksın yoksa
Peygamber mi senin koyduğun düzmece kurallara uyacak
Bu ne haddini bilmezliktir
Bu ne kendini dev aynasında görmedir
Allah tan bu densizliği yapan kişi görevde daha fazla
tutulmuyor da bir nebze olsun rahatlıyoruz!
Sahi, nasıl bir dünyada yaşıyoruz
İnsanlıktan nasıl bu kadar uzaklaşmış olabiliriz Bu
şartlar başımıza gökten taş yağsa yeri değil mi
Biz Rabbimizin koyduğu kurallara uymadıkça, kendi
kendimize kural ihdas edip onları kutsadıkça başımıza ne gelse azdır! Binmişiz
bir alamete gidiyoruz kıyamete sözü sanki bugünler için söylenmiş gibi!
Yeniden insan olduğumuzu hatırlamanın tam vaktidir! İnsan ve kul olduğumuzu
hatırlayıp Rabbimizin koyduğu kurallara teslim olmak gerek! Birbirimizin
katledilmesinden zevk duymayacak ve mutlu olmayacak günlere bir an evvel
dönmemiz lazım! Yoksa bu gidişatla kafamızı duvara toslamamız an meselesi
gibi görünüyor!