Yandaş medyanın ekonomi ile ilgili haberlerine bakınca ister istemez “Acaba ne dediklerinin farkındalar mı” diye sorma ihtiyacını hissediyoruz.
Mesela ekonomiyi yönetenler “Türk varlıklarına güvenenler kârlı çıktı” demişlerse yandaş medya bunu “Türk Lirası'na güvenenler kârlı çıktı” şeklinde haberleştiriyor.
Türk Lirası'na güvenen ne yapar?
Elbette “tasarruflarını lira olarak biriktirir” değil mi?
Bunu bir kenara kaydedelim ve dönüp altın fiyatlarına bakalım.
Çeyrek altın kısa sürede 300 lira civarından 500 liraya kadar yükselmişse Türk Lirası'na güvenen nasıl kazanmış oluyor?
Tasarruf sahibi yılbaşında 300 lira civarında olan çeyrek altından almış olsa şimdi 500 lirası olacakken şimdi 300 liraya ancak bir gram altın alabiliyorsa Türk Lirası'na güvenen kârlı mı çıkmış olur, zararlı mı çıkmış olur?
Ekonominin başında bulunanların açıklamalarına bakarsanız her şey güllük gülistanlık ve her şey tıkırında!
Ama tüketilen her şeyin fiyatı alıp başını gitmiş durumda.
Elektrik öyle, doğalgaz öyle!
Türk varlıklarına güvenenler kârlı çıkmışsa elektrik ve doğalgaz niye böyle zamlanıyor?
Elektrik ve doğalgaz öylesine zamlandı ki, vatandaşlar yana yakıla şikâyet ederken yöneticiler gerektiğinden az zam yaptıklarını dile getirerek kendilerini mazur göstermeye çalışıyorlar.
Açıklanan enflasyon rakamları ile piyasada yaşanan zamlar arasında bir tutarlılıktan söz etmek mümkün değil.
Ekonominin başında olanlar şimdi bir de “ince ayar” lafı etmeye başladılar.
Sanki bugüne kadar yaptıkları zamlar yetmiyormuş gibi bir de “ince ayar” ile vatandaşın sırtına yeni yükler yükleyecek gibiler.
Evet, ekonomiye baktığımız zaman bir piyasanın gerçekleri ile bir de ekonomiyi yönetenlerin hayalleri ile karşı karşıya kalıyoruz.
Hayaller Paris gibi ama gerçeklerin sürekli bombalanan İdlib’den hiç farkı yok! Birileri, ekonomiyi yönetenleri gerçeklerle tanıştırmalı!
Yani iki yakalarından tutup onları kuvvetli bir biçimde silkelemeli ve onları daldıkları hayal âleminden çıkartarak gerçekler ile yüz yüze getirmeleri gerekli.
Altın fiyatları neredeyse ikiye katlanmış iken Türk Lirası'na güvenen kârlı çıktı diyebilmek için insanın ağzından çıkanı kulağının duymaması gerekmez mi?