İktidara yönelik eleştirilerimizden rahatsız olanlar “ülkede hiç mi iyi bir şey olmuyor, niye bu kadar karamsarsınız” diye sitem ediyorlar.
Elbette ülkede iyi şeyler de oluyor ama iyi olmayan yani kötüye giden o kadar çok şey var ki!
Kuşkusuz bu kötüye gidişat iyimser olmamıza mâni oluyor!
Mesela gözümüz Türkiye Odalar Birliği verilerine ilişiyor.
15 bin şirketin kapandığını öğreniyoruz.
Bu, ciddiye alınmayacak bir rakam mı?
15 bin şirket kapanırken biz ülke ekonomisinin geleceği hakkında nasıl iyimser olalım?
Türkiye Odalar Birliği verilerine göz attıktan sonra Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonuna kulak misafiri oluyoruz.
Oradan gelen bilgiler daha da kaygı verici!
Kepenk kapatan esnaf sayısını açıklıyorlar.
Ve 51 bin esnafın kepenk kapattığını söylüyorlar.
51 bin esnaf kepenk kapatırken biz ülke ekonomisinin geleceği hakkında nasıl iyimser olalım?
Bütün bu olumsuz gelişmelere bir de karşılıksız çeklerde patlama yaşandığı haberi eklenince kaygılarımız daha bir artıyor.
Ülke ekonomisinin geleceği hakkında artan kaygılarımızla bir daha soruyoruz:
Nasıl iyimser olalım?
Belki de bu soruyu biraz değiştirerek sorsak daha doğru bir iş yapmış olacağız.
Bu şartlar altında siz nasıl bu kadar iyimser olabiliyorsunuz?
Kapatılan şirketler kafanızda soru işaretleri oluşturmuyor mu?
Kepenk kapatan esnaf sayısı size ürkütücü gelmiyor mu?
Ya da karşılıksız çek sayısındaki patlama kaygı vermiyor mu?
Aslında bizim niçin iyimser olmadığımızdan çok sizlerin nasıl bu kadar iyimser olabildiğinizi tartışmak gerek!
Sahi nasıl bu kadar iyimser olabiliyorsunuz?
Bunun yolunu bize de öğretseniz ne güzel olur!
Zira karamsarlıktan biz de bıktık usandık. Keşke iyi şeylere tanık olabilsek, buna gerçekten çok ihtiyacımız var.