Nafaka süresinin evlilik yılına, yaşa, sağlık durumuna ve gelir düzeyine göre belirlenmesi seçenekler arasında bulunuyor. Düzenlemenin 13. Yargı Paketi'nden çıkarılabileceği belirtilirken, bazı durumlarda süresiz nafakanın devam etmesine de imkân tanınması değerlendiriliyor.
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren nafaka düzenlemesinde yeni gelişmeler yaşanıyor.

ERDOĞAN'DAN NAFAKA DÜZENLEMESİ İÇİN YENİ TALİMAT
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında nafaka düzenlemesine ilişkin hazırlanan alternatifleri sunduğu belirtildi.
Toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, nafaka konusunun toplumun farklı kesimlerini ilgilendirdiğine dikkat çekerek daha kapsamlı bir çalışma yapılmasını istediği öğrenildi.
Bu kapsamda AK Parti kurmaylarının başta kadın dernekleri olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili birimleri, akademisyenler ve aile hâkimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi planlanıyor.
Nafaka konusunda daha önce hazırlanan raporların da yeniden incelenmesi ve alınacak görüşler doğrultusunda yeni bir metin oluşturulması bekleniyor.
Düzenlemenin bu nedenle 13. Yargı Paketi'nden çıkarılarak ayrı bir çalışmaya dönüştürülebileceği ifade ediliyor. Ancak teklifin hangi kapsamda TBMM'ye sunulacağı henüz kesinleşmiş değil.
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmişti.
30 Eylül'de Resmî Gazete'de yayımlanan kararın 9 ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
AYM'nin kararı yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılması anlamına gelmiyor.

NAFAKA SÜRESİNDE EVLİLİK YILI VE GELİR DURUMU BELİRLEYİCİ OLACAK
Yeni nafaka düzenlemesinde öne çıkan seçeneklerden biri, ödeme süresinin her boşanma dosyasının kendi koşullarına göre belirlenmesi olacak.
Üzerinde çalışılan formüle göre hâkimler, nafaka süresine karar verirken evliliğin kaç yıl sürdüğünü, nafaka talep eden kişinin yaşını, sağlık durumunu ve ekonomik koşullarını değerlendirebilecek.
Nafaka isteyen kişinin çalışıp çalışmadığı, düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı ve kendi geçimini sağlayabilecek durumda olup olmadığı da dikkate alınabilecek.
Sosyal koşullar ve yeniden evlenme ihtimali gibi unsurların da değerlendirme ölçütleri arasında yer alabileceği belirtiliyor.
Hazırlanan alternatiflerde, belirli şartların oluşması halinde hâkimin süresiz nafakaya hükmedebilmesine imkân tanınması da gündemde.
Böylece boşanma sonrasında ekonomik olarak zor durumda kalabilecek kişilerin korunması ile nafaka ödeyen tarafın yükümlülükleri arasında denge kurulması hedefleniyor.
Ancak nafakanın kaç yıl ödeneceği, hangi koşullarda uzatılabileceği ve mevcut nafaka kararlarının yeni düzenlemeden nasıl etkileneceği konusunda henüz kesinleşmiş bir kanun bulunmuyor.

SÜRESİZ NAFAKA KALKACAK MI? MEVCUT UYGULAMADA NELER VAR?
Türkiye'de nafaka uygulaması, boşanma sürecindeki eşlerin ve çocukların ekonomik ihtiyaçlarına göre farklı türlerde düzenleniyor.
Boşanma davası devam ederken ekonomik açıdan zor durumda olan eşin ve çocukların korunması amacıyla tedbir nafakasına karar verilebiliyor. Bu nafaka, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte sona eriyor.
Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşe, diğer tarafın mali gücü dikkate alınarak bağlanabiliyor.
Mevcut düzenlemeye göre yoksulluk nafakası talep eden kişinin, boşanmada karşı taraftan daha ağır kusurlu olmaması gerekiyor.
Yoksulluk nafakasında kanunda belirlenmiş bir yıl sınırı bulunmaması, uygulamaya ilişkin tartışmaların temelini oluşturuyor.
Ancak süresiz nafaka kararı verilmesi, ödemenin her durumda yaşam boyu devam edeceği anlamına gelmiyor.
Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde yoksulluk nafakası kendiliğinden sona eriyor. Taraflardan birinin ölümü de nafaka yükümlülüğünü sona erdiren nedenler arasında bulunuyor.
Fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme gibi kanunda öngörülen durumlarda mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılması mümkün olabiliyor.
Nafaka alan kişinin düzenli gelir elde etmeye başlaması veya nafaka ödeyen kişinin ekonomik koşullarının değişmesi de somut olayın şartlarına göre mahkeme tarafından değerlendirilebiliyor.
Çocuklar için ödenen iştirak nafakasında ise amaç, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve yaşam giderlerine katılmasını sağlamak.
İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasına kadar devam ediyor. Çocuğun 18 yaşından sonra eğitimini sürdürmesi halinde ise koşulları varsa yardım nafakası gündeme gelebiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kapsamı genişletileceği belirtilen yeni çalışmada, boşanan eşlerin ekonomik durumlarının ve nafaka sürelerinin nasıl düzenleneceği merak ediliyor.



