BATI On Bir Eylül saldırılarını bahane ederek yaymaya

çalıştığı İslam düşmanlığını Paris teki patlama ile daha da ileri götürdü. Yüz

elli kişinin ölümü ile sonuçlanan patlamanın ardından Avrupalı halk

Müslümanlara karşı kışkırtılmaya başlandı. Batı da yaşayan Müslümanlar iş

ortamında ya da sosyal alanda dışlanıyor, sözel ve fiili saldırılara maruz

kalıyorlar.

Bilindiği üzere daha önce de Charlie Hebdo dergisinin

Hazreti Peygamberi alaya alan çirkin bir karikatür yayınlamış, bu faşist

yaklaşım bütün dünyada tepki ile karşılık bulmuştu. Fransız polisi, Charlie

Hebdo dergisinin bu çirkin tavrına karşı protesto yapan Müslümanları tutuklamış

ve onların haklı tepkilerini abartarak, Müslümanları şiddet yanlısı göstermeye

çalışmıştı.

Son günlerde Fransa da yapılan bir kamuoyu yoklamasına

göre Müslümanlar iş ortamında ayrımcılığa maruz kalıyor dışlanıyorlar.

İşverenler, Müslüman kimliği taşıyan işçilerin istihdam dilekçesini ret

ediyorlar. Medya üzerinden halk sürekli kışkırtılıyor ve Fransızların büyük

çoğunluğu İslam ı milli kimliklerine karşı bir tehdit olarak nitelendiriyorlar.

Fransızlar öteden beri kendilerini inanç özgürlüğünün

simgesi olarak gösterirler. Oysa pratik yaşamda bunun tam da aksi bir durum söz

konusudur. Ne olursa olsun Batı toplumunun İslam a karşı tavrı hep aynıdır,

kendi oluşturdukları terör gruplarını istedikleri gibi yönlendirir ve ortaya

çıkan kaosu Müslümanların üzerine yıkarlar. Besleyip büyüttükleri şiddet

yanlısı örgütleri bahane ederek mazlum halkların maddi manevi kaynaklarını

sömürür ve hedeflerine kısa yoldan ulaşmaya çalışırlar. Peki, nasıl oluyor da

İslam toplumlarında doğup büyüyen çocuklar bu örgütlerin seline kapılıp

gidiyorlar Kimliğini ve kişiliğini oluşturamamış, boşluk içinde yaşayan

gençler ne yazık ki bu zümrelerin hedefi haline geliyor. O nedenle öncelikle

çocuklarımızı bilgi ve bilinç noktasında desteklemeliyiz.

On Bir Eylül saldırısı ile birlikte gündemde tutulmaya

çalışılan İslam düşmanlığı Paris saldırısı ile kronik hale getirilmektedir.

Batılı liderler insani bir faciaya dönüştürülen İslam düşmanlığını göz ardı

edip, bunun sorumlusu olarak Müslümanları görüyorlar. Onlara göre Müslümanların

nüfusu hızla artıyor bu durum siyasi ekonomik ve toplumsal sorunlara yol

açabilir. Bu çerçevede Avrupa ile Arap kelimesinin bileşkesinden oluşan

Eurobiya diye bir kavram ürettiler. Kavramlar üzerinden giderek yeni sorunlar

oluşturuyor ve bu sorunları bahane ederek İslam düşmanlığı yapıyorlar. İslam

toplumlarının liderleri bu sorunu enine boyuna ele almalı ve yeni bir çözüm

yoluna gitmelidirler. Seslerini yükseltmeli ve İslam ın savaş ve şiddete karşı

olduğunu, barış ve esenlik dini olduğunu yaymalıdırlar.