Bismillâhirrahmanirrahîm!

GEÇTİĞİMİZ hafta sonu Ankara, bunaltan sıkıntılar içinden geçen Türkiye ve mazlum coğrafyaların kurtuluş hasretini, ümit ve müjdeye çeviren “çok önemli” bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Saadet Partisi; önde gelen kadroları, Millî Görüşçü Kuruluşları (MİLKO) ile birlikte, “Planlama, Strateji ve Hamle Toplantısı’nı yaptılar. Toplantıda Anadolu coğrafyasının fonksiyonu, manevi beslenme kaynakları; bugünkü durumumuz; sorunlarımız ve çözüm yolları konuşuldu.

İki günlük programın açılış konuşmasını Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan yaptı. Sayın Arıkan, yurdun dört köşesinden, Türkiye ve insanlığın içine düşürüldüğü sıkıntılardan kurtarılması için Ankara’ya koşup gelen Millî Görüş kadrolarını selâmladı: “Memleketimizin dört bir yanından gelen, baharı getirecek çiçekler, hoş geldiniz!” Saadet lideri, toplantının ana temasını şöyle müjdeledi: “Millî Görüş sancağını yeniden yükseltiyoruz.”

Millî Görüş kadrolarında büyük bir muhabbet ve samimiyet vardı. Kucaklaşarak hasret giderdiler. Saygı, sevgi ve birbirine değer verme duyguları hâkimdi. Çok önemli bir görevi yapıyor olmanın şuur ve aksiyonu üzerlerindeydi. Hırslı değil; azimliydiler. Büyük bir ciddiyet ve disiplin içinde süren toplantıda bilgilendiler, bilendiler; canla, başla çalışmak üzere siperlerine döndüler.

Saadet Partisi Genel Başkanı, Anadolu’nun temsil ettiği mânâyı şöyle özetledi: “Bu topraklar inançla yoğruldu; umutla harmanlandı; şehit kanıyla mühürlendi. Kılıçla alındı; gül ile yönetildi. Bu topraklar Yunus’un şiiri, Mevlâna’nın derinliği; Fatih’in gayreti, Yavuz’un cesareti, Erbakan Hocamızın heyecanıdır.”

MÜBAREK TOPRAKLAR

YAŞADIĞIMIZ coğrafyayı çok iyi tanımadan, o mekânlarda mükemmel bir hizmet veremeyiz! Toplantıda, Anadolu’nun sıradan bir coğrafya olmadığı, bu mübarek toprakların Türkiye ile özdeşleştiği vurgulandı. Genel Başkan, konuyu şöyle aydınlattı: “Anadolu toprakları üzerinde yaşayan hiçbir medeniyet fakir ve geri kalmamış; her zaman bölgesine, dünyaya önderlik etmiştir. Bu topraklara el uzatanlar, acı içerisinde ellerini geri çekmek durumunda kalmışlardır.”

Anadolu, medeniyetlerin beşiğidir. Toprakları bereketlidir. Anadolu’nun düşmanı çok olmuştur. Emperyalist güçler bu coğrafyaya pek çok saldırılar düzenlediler. Fakat milletimiz Çanakkale gibi en zor dönemlerinde bile sömürgecilere hadlerini bildirmiştir. Anadolu’nun inançlı evlâtları 19 Haçlı Seferi’ni göğsünde söndürdü; sellercesine ileri atılarak Haçlılara bu toprakları mezar etti.

Sözün burasında, sömürgecilerin içimizdeki işbirlikçileri eliyle iç göçü teşvik edip nüfusu belirli bölgelerde toplayarak köylerin boşaltılması, sahipsiz hale getirilmesi tuzağını hatırlatırım. Buralar kimin için hazırlanıyor? Haçlılar, 2003’te 20. Haçlı Seferi’ni başlattı. Saadet lideri, 100 yıl önce bu topraklardan eli boş gidenlerin daha büyük nefret ve vahşilikle Anadolu’ya geri dönmeye çalıştıklarını hatırlatarak, sömürgecilerin Türkiye’ye ilgisinin sebepsiz olmadığını açıkladı:

“Siyonizm’i, emperyalizmi ve kapitalizmiyle tekrar üzerimize gelmeye çalışıyorlar. Ellerinde cetveller, önlerinde haritalar, zihinlerinde kirli planlarıyla; çizmeye, biçmeye, bölgeyi değiştirmeye geldiler. Göğüs göğüse çarpışmak için gelmediler; çocukları, masumları bombalamak ve katletmek için; işgal, soykırım ve yok etmek için geldiler.”

İYİ Kİ SAADET VAR

MİLLÎ Görüşçüler insanlık için en büyük tehlike olarak Siyonizm’i gördü. Siyonistler, 1997’de 100 seneyi planladılar. 50 senelik 3 hedef koydular. 100 sene sonra Arz-ı Mev’ud’a ulaşıp Büyük İsrail’i kuracaklardı. Millî Görüş’ün başlaması öncesinde ilk 3 hedeflerine ulaştılar. 100 sene sonrası 1997’de Erbakan Hoca iktidardaydı. Bugün için hedeflerine ulaşmakta 28 yıl geciktiler.

Ankara’daki toplantıda, Millî Görüş’ün 56 senedir Siyonizm’in hain planlarının karşısında durduğu açıklandı. Sayın Arıkan; “Trump’a ‘dostum’ diyenlerin Gazze’ye asker gönderemediğini; İsrail’le normalleşenlerin Suriye’ye yol gösteremediğini; silâh taşıyan gemileri limanlarımızda tutanların İsrail’e ‘hadi ordan’ diyerek rest çekemediğini” anlattı.

Saadet liderinin 27 dakikalık “açılış konuşması” kuşatıcı bir manifesto örneğiydi. Türkiye’deki seçmenin bu konuşmayı dinleyerek karar vermesi hepimizin yararına olacaktır. İşbirlikçi medya farkı göremedi; ama bu konuşmanın gelecek için “belirleyici” olacağı düşüncesindeyim.

İki günlük “Planlama ve Strateji Toplantısı’nı değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cafer Güneş, toplantının beklentilerinden daha güzel şekilde sonuçlandığını anlattı. “400-500 kişilik bir katılım beklerken, 917 kişiyle toplantımızı yaptık. Kadrolarımızda yüksek bir heyecan dalgası oluştuğuna şahit olduk” değerlendirmesini yaptı.

Saadet Avrupa Başkanı Samet Sami Temel de, Saadet Avrupa heyeti olarak iki günlük toplantıya katıldıklarını belirterek, “Davamızın hedefine ulaşması için üzerimize düşen sorumluluğun büyük olduğunu bir kez daha idrak ettik” ifadesini kullandı. (Devamı var)