Muhafazakar demokrat tanımı, icat edilmiş bir tanım

olarak dikkat çekicidir. Milli Görüş gömleğini çıkaran ve dolayısıyla karşı

olduklarını iddia ettikleri çarpık düzene  entegre olmanın , kınadıkları kimseler gibi olabilmenin yolunu

açanların üstlerine geçirdikleri yeni esvaptı bu. Lüks otellerde kafa kafaya

vererek, uzun arayışlar ve kafa yoruşlar neticesinde bulunmuş bir kendi kendini

tanımlama sıfatıydı yani. Önceki dönemlerde muhafazakar ifadesiyle öyle veya

böyle mütedeyyin ifadesi karşılanıyordu. Ancak muhafazakar demokrat ın

icadı, bu durumu değiştirdi. Artık muhafazakar demek, kapitalist, emperyalist

ve pragmatik bir tipi işaret eder oldu. Bunun içinde mütedeyyine yer kalmadı,

ancak  dinci denebilecek bir nitelik

hasıl olabildi.

Çarpık ve zalim sisteme karşıyız derken, o sistemle yüz

yüze gelinmesi ve iktidar, güç, otorite uğruna onla işbirliği yapmak

zorundayız önkabulü,  sisteme entegre

olmayı da beraberinde getirdi. Muhafazakar demokrat tipolojisi, amaca giden

her yol mubahtır diyen, sermayenin dini olmaz ı kabullenen, faizi dünya

gerçeği sayabilen ve hatta ABD yi, İsrail i bile dost olarak zikredebilen

bir esneklik in adı oldu. Yıllarca sömürmekle, zulmetmekle eleştirilen

tahakkümcü azınlıklar , birden bire muhafazakar demokrat bünyede neşet etti.

İktidar, güç, maddi her türlü imkana erişen muhafazakar demokrat kitleler,

eleştirdikleri gibi hareket etmeye başladı, onların pratiğini aynen tekrarı

normal görmeye başladı.

Lüks, şatafat, israf, gösteriş, güç, iktidar ve

zenginliğin verdiği sarhoşluk, muhafazakar demokrat tipolojide de aynen kendini

gösterdi. Hatta daha da ileri gitti. Artık muhafazakar demokratların oturduğu

semtlerde yüzlerce bin liralık arabalar, milyonluk evler vaka-ı adiyyeden.

Çoluk çocuğun bile altında birbirinden lüks arabalar, bilmemne sarayları nda

satılan 300-500 metrekare evlerin 2-3 milyonlara satılması kimseyi hayrette

bırakmıyor.  Hepsine Müslüman her şeyin

en iyisine layık denerek işin içinden çıkılıyor.

Bu imkanlara sahip olamayan milyonlar demek layık değil

bütün bunlara. Milyonlarca asgari ücretli, milyonlarca işsiz, borç batağındaki

insanlar, kaymak bir azınlığın her şeyi haketmesini belki de muhafazakar

demokrasinin zaferi olarak değerlendirmek zorundalar.

Muhafazakar demokrat deniyor ama belki de doğrusu

muhafazakar dünyevi olmalıydı. İktidar, güç, makam, para, şatafat, gösteriş

konusunda eleştirdiklerini bile solda sıfır bırakmalarını bir yana koyalım. Bir

de, kendi bünyelerine yakıştırdıkları bir tepeden bakma, hor görme,

büyüklenme, gücün verdiği kibir var ki, belki de en vahimi bu.

Seçimde kazanılan başarıyı 4-5 saat boyunca kornalara

basarak, gece yarısında dahi yüksek müzik sesi ve bağırtı çağırtıyla kutlamak

bu şımarıklığın, kibrin, gücün verdiği azgınlığın neticesi değil midir

Maalesef bu muhafazakar demokrat veya muhafazakar dünyevi

tipolojisi, kendinde içkin olan pragmatik ve oportünist niteliklerin de

etkisiyle ucuz halk popülizmine adeta çağ atlatıyor. Hem hizmetkarınız diyor,

hem de günlük yaşamda hizmetkarı olduğunu iddia ettiği insanlara karşı bir

kibre, bir büyüklenmeye kapılıyor, onlara bir böcek muamelesi yapabiliyor.

Eski bir bakanın, sırf kim olduğunu ve kime geldiğini

sorduğu için elde copla gariban bir site güvenliğine tekme tokat saldırması

bunun örneği değil midir Bu durum, ilkel bir küçük dağları ben yarattım

kibri değil midir

Başka bir örnek de bunu doğrulayacaktır. Muhafazakar

demokrat taifenin İstanbul daki ilk lüks sitelerinden birinin yakınında oluyor

olay. Bu sitenin bir sakininin arabasında bir sıkıntı oluyor ve siteden bir

görevliyi çağırıyor. Site sakini, diğer arabasını getiren görevliye bırakın

teşekkürü falan, adamcağızı görmüyor bile. Arabadaki çocuklarına kaba bir el

hareketiyle geçin talimatı veriyor, görevliye ise bakmıyor bile ve yeni gelen

lüks jipine atlıyor defolup gidiyor.

Bu kibir, büyüklenme, kendini diğer insanlardan üstün

görme ve bunlara bağlı olarak sayılabilecek birçok ilkel haslet bugünün

muhafazakar demokratlarının karakteristiği değil mi artık Ölümüne bir

dünyevileşme olmasaydı, bu kendini bir şey sanma olur muydu hiç

İşte bu güç, para, makam, gösteriş, kibrin bünyeyi

zehirlemesidir ki, bu zehrin bünyeden atılması için Hakkın gazabı istenmektedir

herhalde.