Hatice Kezban Gümüş…

Tam bir Millî Gazete âşığı… Millî Gazete’mizin daha çok insana ulaşması için mücadele eden müstesna okuyucularımızdan. Her gün sosyal medyasından Millî Gazete’mizin 1. sayfasını şu iki başlık altında paylaşıyor: “Gerçeklere mercek”, “Millî Gazete evinizin pusulası”.

Erbakan Hocamız, 1969 yılında bağımsızlar hareketini başlattığında 7 yaşında küçük bir kız çocuğuymuş Hatice Teyze. Millî Görüş’le tanışmasını şöyle anlatır: “Babam, Erbakan Hoca’yı dinlemiş. Eve geldi, dinlediklerini bize anlattı. O günden beri miting meydanlarındayım.”

Yedi yaşından beri hiçbir miting meydanını boş bırakmamış, 5 çocuğunu miting meydanlarında büyütmüş Hatice Teyzem. Biz de onunla bir miting meydanında tanışmıştık. Üç yıl önce Saadet Partimizin Yenikapı Meydanı’nda düzenlediği Büyük Kudüs Mitingi’nde görmüştüm en son. Tekrar görmek ve kendisiyle hasbihâl etmek, geçtiğimiz hafta yine Saadet Partimizin düzenlediği Özgür Filistin Mitingi’nde nasip oldu. O kalabalığın arasında kendisini görünce koşup yanına gittim.

Düşüp belini kırmış. Aslında istirahat halinde olması gerekirken evinde oturamamış, ta Bayrampaşa’dan çıkıp gelmişti Maltepe Meydanı’na. Üstelik sırtında kocaman bir sırt çantası ve içinde miting görevlilerine dağıtmak üzere hazırladığı sandviç ve sular vardı. “Dün ne yapsam diye düşündüm. İki koli yumurta almıştım. Komşuma, ben yarın mitingdeki görevlilere sandviç hazırlayacağım dedim. O da ekmekler benden dedi. Elimden bu geliyor. Çocukluğumdan beri miting alanlarındayım. Daha gelemem herhalde, belimi kırdım” diye dertleniyordu.

Ah teyzem, bu kadar eşyayı bu halinle nasıl taşıdın, keşke istirahat etseydin dememize izin bile vermedi. “Biz özgür Filistin için buradayız. Filistin, sahipsiz değil. Doğusu batısı yok. Filistin’in başkenti Kudüs’tür. İsrail'in başkenti cehennemin dibi. Babam bir gün geldi, içtiğin o kolaların parası İsrail'e gidiyor dedi. Yedi yaşındaydım, ağladım. O günden beri ağzıma kola koymadım. Dört dörtlük Müslüman değilim belki ama yedi yaşında karınca misali tarafımı belli ettim” dedi.

Konfor alanlarından itidal mesajı verenlere de söyleyecek sözleri vardı:

“Yanardöner Müslümanlar var ya, hani biz yönetiyoruz diyenler… Onlara bir mesajım var; Maide Sûresi 51. ayet-i kerimede ‘Yahudiler ve Nasraniler sizin asla dostunuz olamaz, onlara güvenmeyin’ diyor. Onları Filistin’e, Gazze’deki çocuklara desteğe çağırıyorum. Hani dünya liderimiz? Gazze yanıyor… Su yok. İnsani yardım yok. Hastane yok. Kuduz köpek İsrail, hastaneleri bile vurdu. Biz dirensek de öldürüyorlar, direnmesek de öldürüyorlar. Biz özgür Filistin’in yanındayız. Eyyy katil İsrail, her bir Yahudi ferdin gargat ağacının arkasına da saklansa hepinizi bulacağız. Yaşasın özgür Filistin!”

Miting alanlarında kaç yaşına gelirse gelsin, hangi şartlarda olursa olsun Hakk’ın yanında durmanın izzetini taşıyan elleri öpülesi teyzelerimizle, amcalarımızla hasbihâl edebilme imkânı buluyoruz. Tıpkı Hatice teyzemle sohbet ettiğimiz gibi… Onları görmek… Onların ilk günkü aşkla yılmadan, yorulmadan yollarına devam ettiğini görmek… Şükür sebebi... İyi ki varsınız!