Her ne kadar biz kendimizden emin olsak da sükûtu ikrar kabul edip çirkinleşenlere, kendi üsluplarınca cevap vermemek adına bu yazıyı yazma lüzumu görüyoruz. Yazımızın bir başka amacı ise Milli Görüşçülerin kendilerine ve diğer mensuplara bakışına dair de birkaç kelam edebilmektir. Son olarak bütün çağdaş iletişim ve bilgi araçlarına rağmen yine eksik bilenler ve bilmeyen olabilir hüsnü zannıyla nasihat vazifemizi ifa etmek istiyoruz.
Milli Görüş, bir din ya da inanç sistemi olmayıp siyasi damarı ve yönelişi olan bir üsluptur, yöntemdir. Bir mezhep, cemaat ya da tarikat da değildir. Amacı ise başta ülkemiz olmak üzere tüm insanların huzur ve adalet içinde yaşaması, zulmün ve karmaşanın ortadan kalkması için mücadele etmektir. Bir başka ifade ile yeryüzünün madden, manen, iktisadi ve siyasi olarak imar ve ıslah edilmesidir.
Milli Görüş, milli ve manevi değerlerine bağlı olup herhangi bir yabancı unsuru bünyesinde barındırmamaktadır. Yani tamamen yerlidir./millidir. İthal bir ideoloji olmadığı gibi herhangi bir dış unsurun da güdümünde değildir.
Bu yüzden Milli Görüş; yıpranmış, yorulmuş, yalnız kalmış, iktidardan uzaklaştırılmış ama asla aldanmamıştır, aldatmamıştır ve aldatılmamıştır.
Milli Görüş, toplumun tüm alanlarında hizmet etmiş; bu anlamda kurumlar kurmuş ama asla illegal örgütleşmemiş ve illegal faaliyetlere başvurmamıştır.
Milli Görüş’ün siyasi hayatında; yolsuzluk, usulsüzlük, yalan dolan, dolandırıcılık, sahtecilik ve diğer gayri meşru/gayri ahlaki olaylar yaşanmamıştır. Çünkü bu hareketin mensupları, makamı ve diğer her şeyi, halka ve hakka hizmet için bir araç görmüştür.
Milli Görüş, kimseyi kullanmamış ve sömürmemiş; kimsenin beynini yıkamamıştır. Mensuplarına şahsiyet kazandırmaya ve eğitmeye çalışmış, onları doğru ve hayır bildiği şeylere yönlendirmiştir.
Milli Görüş’ün siyasi anlayışı; adalet, hizmet ve hakikatleri savunmaya dayanmaktadır.
Milli Görüş, istişareyi ve ümmet faydasını esas alır. Hizmetlerinde hizipçilik, particilik yapmaz. Toplumun hatta dünyanın her kesimine adalet ve rahmetle bakmış bir harekettir. Yıkıcı ve bölücü değildir. Toplayıcı, birleştirici ve yapıcıdır.
Milli Görüş, görevi ehil olanlara vermeyi amaçlar. İnsanların farklılıklarını değer ve kazanım olarak görür. Irkçı veya mezhepçi olmadığı gibi tek bir kişinin görüşü de değildir.
Milli Görüş, yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen halkına sahip çıkmış ve kendine düşmanlık edenlere bile merhamet nazarıyla muamele etmiştir. Milli Görüş, kurunun yanında yaşı da yakmaz.
Milli Görüş, herhangi bir kişiden ya da görüşten yana değildir. Hak ve adalet bildiğinin yanında; batıl ve zulüm gördüğü her şeyin karşısındadır. Bu yüzden muhalefet yaparken hizmeti esas almış; ümmetin ve milletin yararına olan hiçbir görevden kaçmamış, millete zarar veren her şeyle mücadele etmiş, bunun için ülke içinde ve uluslararası arenada ittifaklar kurmaya çalışmıştır.
Milli Görüş, sağ sol gibi bütün ideolojilerin yıkıcı ve yabancı olduğunu, bunların bir oyunun parçası olduğunu; ılımlılık ve radikallik gibi İslam algısının da yine bir proje olduğunu daima dile getirmiş ve kendisi itidali (orta yolu) benimsemiştir.
Milli Görüş aleniyeti benimsemiştir. Yani açık ve şeffaf bir harekettir. Takiyye yapmamıştır. Devleti ele geçirmek gibi gizli emelleri de yoktur ve olmamıştır. Fakat devleti ve hatta tüm dünyayı, ecdadın izinden giderek adalet ve ahlak ekseninde yönetmeye taliptir.
Milli Görüş, itidal ve insafla hareket etmeyi esas bilmiştir. Temel esaslar haricinde aşırı ve uzlaşılmaz bir tavır içinde olmamıştır.
Şahsi olarak bu amaçlardan sapan, bu idealleri anlamayan ya da zamanla çizgisinden dönenler elbette olmuştur. Fakat bu hareketi kuranların ve devam ettirenlerin bir bereketi olarak, genel çizgi, büyük ölçüde muhafaza edilmiştir. Tabi ki elli yıllık bir hareketin, zamanla bazı yönlerini güncellemesi gerekmektedir. Fakat Milli Görüş hareketi, bugün de ilk başladığı yerdeki amaç üzeredir ve tazedir. Milli Görüş onca siyasi olay ve darbe sürecinde temiz kalmış ve çizgisinden sapmamış; zaman zaman iftiralara maruz kalsa da tarih bu hareketin ve mensuplarının temiz ve haklı olduğunu her daim göstermiştir.
Ve son olarak; Milli Görüş’ün iç ve dış politika, siyasi, sosyal ve iktisadi meseleler ile ilgili söylediklerinin ne kadar isabetli olduğu; zamanla anlaşılmıştır.