Bismillâhirrahmânirrahîm;
31 Mart seçimlerinin 6. günüydü. Millî Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) 6 Nisan Cumartesi günü Ankara’da geniş bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Programdaki uyumu, kaliteyi görmeliydiniz! Hep aynı heyecan, aynı kararlılık! Hak davaya adanmış olmanın vicdan huzuru içindeydiler. Karşılıklı saygı, muhabbet üst düzeydeydi. İslâm’ın kazandırdığı edeple kâinat çapında büyük bir davayı birlikte omuzlamışlardı.
Lider (Erbakan) şöyle öğretmişti: “Biz, gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz.” Seçimler biter; ertesi günü yeniden besmele çekilir, çalışmalar kaldığı yerden sürer. Çünkü cihat sürekli yapılan bir ibadettir: “Bir anın cihatsız kalmayacaktır.” (1. Ahmet) Hayat sürdükçe her güne ait yapılacak görevler vardı: “Biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız.” (Sezai Karakoç)
Hiçbir engel Millî Görüşçüleri istikametten ayıramadı. Hakaret, yalan ve iftirayla yollarını kesmeye çalışanları umursamadılar bile. “Bizi bekleyen görevler var; onları hakkıyla yapmaya çalışmalıyız” dediler. Vazifelerini yapmaktan dedikoduya ayıracak vakitleri yoktu.
Hani, İbrahim Ethem (k.s.) anlatır ya! “Âhirette ateş bulunmaz; herkes ateşini dünyadan götürür.” Âhiretteki durumumuz burada yaptıklarımızın karşılığı… Millî Görüşçüler, hak üstün gelsin, iyilikler yayılsın; zulüm olmasın, mazlum ve mağdurların yüzü gülsün, diye çalışıyorlar; amel defterlerine de öyle yazılıyor. Garibim, önüne gelene hakaret ediyor; yalan ve iftira mesleği. Amel defterine bunlar yazılıyor. Kendilerini cezalandırıyorlar. İleri görüşlülük nerede kaldı?
İYİLİK GALİP GELİR
YOĞUN katılımla gerçekleşen MİLKO toplantısında konuşan Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, zaferlerden sonra da iyilikleri halka yaymak görevimizi örneklendirdi:
“Sultan Alparslan Malazgirt Zaferi’nden sonra Haçlılara iyi muamele etti. Hıristiyanlar bunun sebebini anlayamadılar. Bir heyetle huzura çıkarak dediler ki: ‘Biz galip gelseydik; siz burada duramazdınız!’ Alparslan cevapladı: Bizim amacımız savaş değil; insanların iyiliğidir. Onları birbirlerine kardeş yapmaktır. Size yapabileceğimiz en büyük iyilik hakkı tebliğdir.”
Oğuzhan Bey, İslâm’ın yumuşak üslûpla Anadolu’ya yayıldığını anlattı. Millî Görüşçülere aynı üslûbu kullanmaya davet etti. Türkiye’nin yarısının, diğer yarısına düşman haline getirildiği bir zamanda iyilikleri yaymanın önemini vurguladı.
MİLKO toplantısına evrensel bakış açısı hâkimdi. Kendilerini düşman görenlerin bile ıslah ve iyiliği için çözümler sunuldu. Kimse genel geçer, günlük politikaya takılmadı. İç bünyedeki sağlamlığın korunması, birbiri için yaşayan bir topluluk olma özelliğinin sürdürülmesi için uyulması gereken prensipler öne çıktı. Vücuttaki sağlam hücreler, ölü hücreleri yenilerdi. Aslolan kadim değerlerimizden vazgeçmemekti.
Millî Görüş’ün Teşkilât Eğitimcisi Muhittin Yıldırım Hoca “Temel Esaslarımız”ı yeniden özetledi. Erbakan Hoca’nın “şuurlandırma” yönünü örneklendirdi: “Hoca, biz Medine’de okurken Türkiye’den gelen öğrencileri topladı. ‘Ankara’ya geleceksiniz; birlikte çalışacağız’ dedi. Biz, Hocalar anlatacak, Erbakan uygulayacak, sandık. Hâlbuki tahsilimizin en büyük eksiği olan ‘şuur’u biz Erbakan Hoca’dan öğrendik.” Yani, bilgiyi fayda için kullanmayı.
DÜŞÜNMEKTEN KORKMA!
MİLKO toplantısının son konuşmacısı Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Türkiye’deki insanların düşünme mekanizması olan aklını kullanmaktan alıkonulduğunu anlattı: “İnsanlar bir partide veya bir grupta bulunarak, öncülerinin kendileri adına düşündüğünü sanıyorlar. Hâlbuki düşünmek en büyük nimet. Belâmızı da, Mevlâ’mızı da kendi elimizle buluyoruz.”
Karamollaoğlu, Erbakan Hoca’nın hak ve adaletin hâkim olduğu “Yeni Bir Dünya” kurulması hedefini hatırlattı. Bunun için, 1. İnancımızı bilmeyi, 2. Dünyayı tanımayı, 3. Problemlerimizi bu yöntemle çözmeyi öğrettiğini belirtti.
Saadet Lideri, ekonomiyi, siyaseti, dış politikayı belirleyen güçleri tanıttı: “Ortadoğu’nun kan gölüne çevrilmesinin sebebi BOP’un uygulanmasıdır. BOP, gerçekte Büyük İsrail Projesi’dir (BİP). İsrail’e karşı tepkiyi önlemek için BOP diyorlar.”
Programda 20 kadar MİLKO ayrı salonlarda, kendi yöneticileriyle de toplandı. AGD yöneticileriyle yaptığı toplantıda konuşan Genel Başkan Salih Turhan, seçim kampanyalarının evlâtlarımıza “kötü örnek” olduğunu söyledi: “Keşke çocuklarımız gerginlik, kutuplaştırma, hakaret ve yalanlarla anılan böyle bir seçimi görmemiş olsalardı.” Oluşturdukları yarayı sarmak da bize düşüyor.
Toplantıda görüştüğüm Avrupa Gençlik Derneği (AGD) Genel Başkanı Arif Şen, “Çalışmalarımızın Avrupa’da kabul gördüğünü, bölge ve il yapılanmalarının hızla sürdüğünü” anlattı.
Millî Görüşçülerin hizmetleri imrendirici… Manevî değerleri önceleyerek kıt imkânlarla büyük hizmetler yapıyorlar. Âhiret hesabını unutmuyorlar. Türkiye ve insanlığın teminatı güzel insanlar! Yeryüzünün şahitleri! İyi ki varsınız!