Büyük Selçuklu Devleti ve büyük Osmanlı Devleti, hâkimiyet kurduğu İslâm dünyasıyla ilişkilerini “millet” kavramıyla birlikte değerlendirmiştir. Millet sözcüğü günümüzde “aynı topraklar üzerinde yaşayan, aynı kökten gelen, tarih, töre ve dil birliği olan topluluk olarak” tanımlanmaktadır ancak İslâm literatüründe millet kavramı, aynı dine inananların oluşturduğu topluluk şeklinde anlaşılmış ve tüm Müslümanları kapsayacak şekilde kullanılmıştır.

Kur’an-ı Kerim’de, “Bir de, ‘Yahudi ve Hıristiyan olun ki, hidayet bulasınız’ dediler. Sen onlara de ki: Hayır, biz hak yol üzere bulunan İbrahim’in milletindeniz/dinindeniz; o hiçbir zaman Allah’a ortak koşanlardan (müşrik) olmadı” (Bakara, 135) ayetinde “millet” tabiri “din” anlamında kullanılmıştır.

Milli Görüş, “millet” kavramı etrafında oluşturulan bir tanımlamadır ve Müslümanların tamamının görüşünü ifade eder. Yani Milli Görüş, tarih, töre ve dil birliği olan topluluk değil, aynı dine inanan insanların inandıkları değerlerin adıdır.

Kur’an-ı Kerim’deki “millet-i İbrahim” tabiri İbrahim’in dini demektir ve milletle kastedilen dindir. Milli Görüş Hareketi’nin kurucusu Necmettin Erbakan Milli Görüş’ü İslâm’ın temel referansındaki şekliyle tanımlamaktadır. Erbakan Hoca’ya göre Milli Görüş, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’le (a.s.) başlar ve tarihi sürecine bakıldığı zaman görüleceği üzere milletimizin kendi müktesebatına en uygun görüştür.

Bu açıdan Milli Görüş, Sultan Alparslan’ın, Sultan Fatih’in, Selahaddin Eyyubi’nin görüşüdür. Mili Görüş, Çanakkale destanını yazanların, İstiklal Savaşı’nı yapan Kuvay-i Milliye’nin ta kendisidir. Milli Görüş, Kıbrıs’ı fethedenlerin görüşüdür.

Milli Görüş Hareketi’ni başlatan Prof. Dr. Necmettin Erbakan, siyaset öncesinde de idealist kişiliğiyle ön plana çıkmış ve başarılı bir akademisyen olarak Avrupa’da çalışmalar yapmış, bu süre zarfında siyasal İslâm’ın temel değer ve ilkelerinden vazgeçmemiş önemli bir simadır.

Erbakan Hoca, İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Bölümü’nden mezuniyetinden sonra Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesi’nde doktorasını yapmış, motorların az yakıt tüketmeleri konusunda araştırmalar yapmış, rapor hazırlamış ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 27 yaşında doçent olmuştur.

Erbakan Hoca’nın dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak izah eden tezi Alman bilim çevrelerinin dikkatini çekmiştir. Almanya’nın en büyük motor fabrikası Deutz Motor tarafından Leopard tanklarının motorlarıyla ilgili inceleme ve araştırma yapmak üzere Almanya’ya davet edilmiştir. Türkiye’ye dönüşünde İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki görevinden ayrılmış, 1967 yılında Türkiye Odalar Birliği genel sekreterliğinin ardından genel başkanlığına (25 Mayıs 1969) seçilmesinden sonra siyasete adım atmıştır.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 1969 yılında Konya’dan bağımsız milletvekili seçilerek siyaset sahnesine girmesi ve 26 Ocak 1970 tarihinde Milli Nizam Partisi’ni kurması, sıradan bir siyasi faaliyet olarak algılanmamalıdır. Çünkü Erbakan Hoca, mevcut sistem içinde siyaset yapmak yerine, sisteme dini-sosyoekonomik olarak da alternatif bir görüş sunmuştur.

Milli Görüş ve Adil Düzen kavramları Türk siyasetine Prof. Dr. Necmettin Erbakan ile girmiştir. Erbakan Hoca, siyasal İslâm düşüncesinin genel dünya görüşünü Milli Görüş, ekonomik görüşünü de Adil Düzen ismiyle tarif etmiştir.

Aslında Erbakan Hoca’nın Milli Görüş’le anlatmak istediği “İslâm’ın Dünya Görüşü”dür.