Milli Çocuk dergimiz, geçtiğimiz Haziran ayında 11. yaşına girdi. 11. yaşımızı kutlamak için okurlarımız olan kıymetli çocuklarımızla bir araya gelmek ve onlarla keyifli dakikalar geçirebilmek için bir Milli Çocuk Şenliği organize etmiştik. Çalışma çok beğenildi ve daha fazla çocuğa ulaşılması gerektiği düşünüldü. Milli Çocuk Şenliği olarak planladığımız çalışmamızı Milli Çocuk Buluşmaları olarak devam ettirme kararı aldık. Geçtiğimiz hafta sonu da Milli Çocuk Buluşmaları’nın üçüncüsünü Bağcılar AGD Kadın Kolları’nın ev sahipliğinde çok güzel bir atmosferde gerçekleştirdik.

Milli Çocuk Buluşmaları, basit bir okur-yazar buluşması ya da çocukların eğlenip güzel vakit geçirdikleri bir organizasyon değil. Bir ruhu ve amacı var. Evet, bu buluşmalarda çocuklarımız dergimizin yazarları ile buluşuyorlar. Masallar dinledikleri, kuklalar gezegeninden gelen Şekernaz ile tanıştıkları, yarışmalar ve deneyler yaptıkları keyifli dakikalar da geçiriyorlar.

Peki, Milli Çocuk Buluşmaları’nın amacı nedir diye siz sormadan ben anlatayım efendim. Mesela anneleri onları aman şurada bir etkinlik varmış evladım orada biraz oyalansın da ben de bir AVM’ye gidip eğleneyim, bir kafede vakit geçireyim, işlerimi halledeyim demiyor. Çocuklarımız, dergimizin yazarları ile keyifli dakikalar geçirirken derginin editörü olarak bizde annelerimiz ile söyleşi gerçekleştiriyoruz.

Ailenin öznesi neslin yarınıdır çocuk. Küresel proje aslında sadece "anne" ve "baba" rolünü bitirmek için çalışmıyor. Anne ve baba ile savaşan küresel sistem aslında çocukla savaşmaktadır. Çocukla savaş çocuğun sahipsiz bırakılmasını ister. Anne ve baba yoksa çocuk düzen için teslim alınmış bireydir.

Malumunuz çağımızda çocuklar için onlarca etkinlik, onlarca yayın, onlarca içerik üretilmekte. Fakat o kadar çabaya rağmen çocuklarımız yalnız. Anne ve babaları günümüzde meşgul edecek o kadar şey var ki çocuklarımız çoğu zaman duyuramıyor seslerini ailelerine. Aslında tüm bunlar çocukla ebeveyni arasına girmek için üretilen tuzaklar. Küresel sistem, anne ve babayı meşgul ederek çocukları yalnızlaştırıyor. Evet, çocuklarımız yetimhanelerde büyümüyor ama evlerimizde yetimhaneler inşa ediyoruz. Evlerimiz yuva olmaktan çıktığı gün, küresel sisteme teslim olduğumuz gün başladı bu inşa süreci.

Çocuğu kimsesiz bırakmak çocuğu yetimhaneye göndermek değil, evde ailede ebeveyn rolünü bitirmektir. Bugünkü modern ve küresel sistem çocuğu yetimhaneye göndermeden evlerde teslim alıyor. Anne ve babayla yürütülen savaş, anne ve baba rolünü ailede ve toplumda bitirmek, çocuğu yetim bırakmakla eş değerdir. Anne ve babanın birbiriyle çatışır hale geldiği toplumlarda mağdur olan çocuklar oluyor. Bir bakıma savaş anne ve babayla değil çocuklar üzerinden yürütülmüş oluyor.

Toplumumuzda anne ve baba olmak değerli bir vasıftır. Ya da vasıftı diyelim. Kavramların içi boşaltılıp bağlamlarından kopartıldığı gibi anne ve baba olmanın içi boşaltılıp bağlamlarından kopartıldı. Anne olmak sadece kadını, baba olmak da sadece erkeği ilgilendiren birer rol haline getirildi. Hâlbuki anne vasfı sadece kadınlar için, baba vasfı da sadece erkekler için önemli değildir. Anne ve baba vasfı evdeki ailedeki çocuğun varlığıyla önemlidir. Anne ve baba vasfı çocuğun ruhu için çocuğun kalbi için önemlidir. Anne ve baba vasfı çocuğun yarını için önemlidir.

Milli Çocuk Buluşmaları bu bakımdan çocuklar için bir eğlence değil aynı zamanda ailede anneyi de bu konuda şuurlandırma ve bilinçlendirme çalışmasıdır. Anlayacağınız Mili Çocuk Buluşmaları ile çocuklarımıza birkaç saatlik keyifli dakika geçirmek değil derdimiz. Bu buluşmalar sayesinde annelerimizin kalbine ve hayatına dokunmak. Bu vesile ile de çocuğun hayatında iz bırakabilmek niyetindeyiz. Bu nedenle Milli Çocuk Buluşmaları kıymetli ve önemlidir.