Bazen ölümden daha acı olaylar yaşanır.

Uğruna öldüğün davan hafife alınır.

Ya da sonuna kadar haklısındır, mazlumdan yana değil zorbadan yana karar alınır.

Mavi Marmara davasında da adalet değil derin lobiler kararı verdi.

İsrail ile dostluğa uzanacak eller kırıldı. İmzalanan anlaşmalara toz konar korkuları ile şehitlerin kemiklerini sızlatan bir karar alındı.

Şehit yakınları, eşleri, anne babaları, çocukları kan kustu.

Katiller aklandı.

Önceki gün Mavi Marmara davasının 15. duruşmasında nefesler tutuldu, yürekler daraldı, alınamaz denen kararlar, açıklanamaz denen sonuçlar ortaya saçıldı.

Son zamanlarda konjonktür gereği biriken şüphe bulutları, yerini ağır bir kasırgaya bıraktı.

İsrail askerleri tarafından, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda düzenlenen saldırıya ilişkin, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Gabiel Ashknazi’nin de yer aldığı 4 sanığın yargılandığı davanın 15. duruşması, Çağlayan Adliyesi’nde görüldü. 

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı adliyede, duruşma öncesi arbede yaşandı, bazı müştekiler ve gazeteciler salona alınmadı.

Mavi Marmara davası, şehitlerin kanı, o vahşi baskın, gencecik çocukların, silahsız masum insanların, kendilerini mazlumlara adamış bir avuç erdemli, zengin gönüllü, cesur yürekli tertemiz insanların takır takır alınlarından vurulduğu, bebelerin ortada kaldığı, ocakların söndüğü o vahşi katliam, gizli hesaplara kurban edildi. Katliamı yapanlar, hukuk koridorlarında da kazandı. 

Gözümüze baka baka ellerini kollarını sallayarak yüce adaletimiz tarafından da aklandılar.

Mahkeme davayı düşürdü.

İsrailli askerler hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına hükmetti. Mavi Marmara’ya saldıran İsrailli askerlerin mahkûm olması için şehit ailelerinin yıllardır yürüttüğü hukuk mücadelesi, İsrail’le imzalanan anlaşmalara kurban edildi.

Mahkeme savcısı, “Bir önceki celsede talep edilen mahkeme heyetinin reddine ilişkin talebin reddine, daha önceki celsede de ifade ettiğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti devleti Mavi Marmara konvoy hadisesinin yargılama yetkisinden feragat ettiğini beyan etmiştir. Davadan feragat etmesinden sonra yargılama yapılamaz. Bundan sonra ne avukat ne müşteki dinleme talepleri kabul edilemez” açıklamasını yaptı.

Karar verildi… 

Onur davası yüzüstü düşürüldü.

Sakarya ağladı, Kızılırmak kan kustu, Fırat küstü.

Dağlar, şehitlerin gökleri yırtan çığlıkları ile inledi.

Denizler bütün dalgaları ile isyan etti. Kendi ülkemizde, kendimizin açtığı davada, kendi kendimize katilleri akladık.

İsrailli katil askerlerin yakalanmasına gerek duyulmadı.

Şehitlerin çocukları, şehit eşleri, şehit ana ve babaları bir kez daha can evinden vuruldu. 

Hepimizin başı eğildi.