Ünlü bir haber kanalında geçen habere kulak kesiliyorum.

Haber İran ile ilgili .

Çarşaflı bir kadın ekranda.

Ama o kadın yılların siyasetçisi Masume Ebtekar.

Haber kanalı, haberi doğru vermemek için adeta çırpınıyor, Masume Ebtekar’dan “siyasetçi kadın” diye bahsetmekte.

İran da bir tartışma yaşanmıştır.

Ebtekar’ın Berlin ziyaretinde patlak verir tartışma. Bu ziyaret esnasında Alman Çevre Bakanı Barbara Hendricks ile buluşan Ebtekar, Alman bakanla tokalaşır. Fotoğrafta, kısa saçlı olan Hendricks arkadan görünmektedir. Bu karenin basına servis edilmesi sonrasında, bir dizi medya kuruluşu Hendricks’i erkek zannederek, ‘Ebtekar’ın bir erkekle el sıkıştığı’ bilgisini paylaşır.

İran’ın en etkili siyasetçilerinden biri olan Masume Ebtekar, ülkenin en güçlü kadını olarak tanınmaktadır.

Fotoğraflarda Alman meslektaşları, bürokratları el pençe divan durmakta, saygıda kusur etmemektedirler lakin bizim haber kanalı ısrarla Ebtekar için “siyasetçi kadın” sıfatını kullanmakta. Oysa Masume Ebtekar, çok önemli bir vazifenin başında, İran Cumhurbaşkanı yardımcısı görevinde. Fakat gelin görün ki, Ebtekar ın makamını söylemek, haber kanalına çok ağır gelmektedir, izleyicinin bu çok önemli görevi olan kadını tanımaması daha doğru bulunarak bir algı operasyonu yapılmak istenmektedir.

İran’da kadınlar evlere kapatılıyor tezi çürürse, akılları çıkmaktadır.

Oysa Masume Ebtekar, İran’da her zaman çok önemli görevlerde bulundu. Hatemi döneminde 1997-2005 yılları arasında da Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevinde bulundu. Ruhani de Masume Ebtekar’ı, Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine atayarak İran için ne kadar saygın biri olduğunu gösterdi. İran, kadınların üst düzey görevlere getirilmesine hiç yabancı değil. Ruhani, kadınların üst düzey görevlere atanmalarını daima desteklemiş, Meclis Başkan Yardımcılığı görevine Elham Eminzade’yi, kendisinin kadın konuları danışmanı olarak Pervin Dadandiş’i, Merziye Efhem’i ise Dışişleri Bakanlığı sözcülüğüne atamıştı. Efhem, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü olan ilk kadın siyasetçi olmuştu. Çevre uzmanı Ebtekar, 1979 devriminden sonra ABD Büyükelçiliği’ni işgal eden öğrencilerin sözcüsüydü. Babasının öğrenciliği sırasında çocukluğunun altı yılını ABD’de geçiren Ebtekar, batıyı da çok iyi bilen bir siyasetçi. 

Dünyanın saygın siyasetçilerinden olan Masume Ebtekar’ın “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” sıfatını titizlikle saklayıp “siyasetçi kadın” diye alt profillerde geçiştirmeye çalışan haber kanalımız, 15 Temmuz’da da darbeyi sevinç çığlıklarıyla kutlamıştı.

Elbet haber kanallarımızın uğraşısı İranlı kadınlarla sınırlı değil, Türkiye’den de hedef tahtasına oturtulanlar az değil. Seksen beş yaşındaki bir aile dostumuz, babamı ziyaretinde önceki gün sohbet esnasında, Semiha Yıldırım için, “şu kadın da köylü gibi giyinmekte, hiç başbakan eşi gibi değil” dedi. Adam sanıldığı gibi seküler değil, hacı, dindar ama haberlerin diline öylesine kendisini kaptırmış ki, bir First Lady’nin çok şık giyineceğine, ünlü markaları üzerinde taşıyıp, halkına hava atacağına o kadar teslim olmuş ki, “böyle başbakan eşi mi olur” diye gündem konusu yapabilmekte.

Yanılıyorsunuz, diyorum; Semiha Hanım, öğretmen, yıllardır halkın içinde, memleketinin insanını çok iyi tanımakta, insanlarla arasına mesafe bırakmamak için pahalı marka giysilerden uzak durmakta.

Haberlerin zehirli dili, First Ladyleri çok şık, emre amade bir manken gibi tasarladığı için Semiha Hanım’ın onlara itibar etmemesi, topuk ve topuz derdine düşmemesi, Anadolu hanımefendisi gibi davranması, kimilerini fena halde sinirlendirmekte.

Zira emekli büyükelçilerin unutamadığı First Ladyler yazı dizileri ile gönderme yapılarak kürklü, iyi dans eden ve iyi mekânları, yemekleri, içkileri, operaları bilen First Ladylerden sonra nerden nereye geldik sızlanışları had safhada.

E, biraz da Anadolu ezgileri sahne alsın dedim 85’lik konuğa,çok kızmasına aldırmadan.