Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-16

Dünya düzeni, insanlığın ihtiyacı olan sistem ile ilgili uyarılarımıza devam ediyoruz…

Bundan önceki yazımın en sonunda ne var? Bir teşekkürüm var; bir akademisyen arkadaşımın bu yazı serim için yazdığı yoruma “teşekkür”. Peki, o yorumda neler var?

1) “Ferdî olarak Ücretsiz Uyandırma Servisi vazifenizi hakkıyla yerine getiriyorsunuz.” Evet, aynen öyle, derin gaflet ve dalalet uykularında olanları uyandırmaya çalışıyorum. Nitekim önceki yazımın en sonunda tek cümleyle dedim ki; “Bir an önce uyanıp yapmamız gerekenleri yapalım artık, çünkü bu böyle gitmez!” Nitekim gitmiyor. Erbakan Hocamın ifadesiyle de, “tedavi” reçetelerimizden önce “teşhis” görevimizi yerine getiriyoruz.

2) “Tedavi ise Akevler Usulü yani Yeni Usûlü’l-Fıkh ile üretilen Adil Düzen diye ünlenen uygulamaya dayalı oluşan fikrî yapının genişlemesi, çeşitlenmesi iledir.” Evet, bir de bu yani TEDAVİ var ve akademisyen arkadaşım tedavi reçetesini bir cümlede özetlemiş. Bu tedavi reçetesini de Prof. Dr. Necmettin Erbakan hem son nefesine kadar anlatı hem de Cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti olan 54. Hükümet Başbakanı olarak, kendi ifadesiyle, “Adil Düzen’in kokusu mesabesinde uygulamasını” da yaptı…

Yine hem TEŞHİS hem de TEDAVİ dememin ve hatırlatmamın sebebi de çok değerli bir okuyucum oldu. Onun da bu yazı serimin genel başlığı ile ilgili bir uyarısı oldu, “biz batırıcı değiliz” dedi. Kendisiyle aynı fikirde olduğumu yazdım. Var olan zalim dünya düzeni kendisi düzelmezse kendiliğinde yıkılacak dedim. Bu vesileyle de bizim temel prensip ve genel usulümüz olarak sadece “teşhis” ile yetinmiyoruz, sadece batma ve yıkılma sebeplerini yazmakla iktifa etmiyoruz, çare ve çözümleri yani “tedavi reçetelerini” de yazıyoruz dedim.

Konu buraya gelmişken, ana başlık olarak “Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...” dememizin sebepleri üzerinde farklı bir şekilde duralım. Bu farklı duruşun bugünkü sebebi, bu yazının yazıldığı bugün yayınlanan Ergün Diler’in “Dijital savaş” başlıklı yazısı; “teşhis” olarak bizim bakış açımızla da örtüşen yazı şöyle başlıyor: “ COVID-19’LA birlikte ÜÇÜNCÜ BÜYÜK SAVAŞ’ın içine atıldığımızı çok kişi görmedi. Yaşanılan, SALGIN görünümlü SAVAŞTI. / Savaşlar bizlere söylenmese de PARA için yapılırdı. Tarihe bakın görürsünüz. Elbette başka başka motivasyonlar vardır. Ancak en büyük gerçek ZENGİNLİK ve PARADIR. / HAÇLI SEFERLERİ’nden DÜNYA SAVAŞLARINA kadar uzanın. / Kitlelere başka duygularla yükleme yapılsa da amaç PARA ve zenginliğe ulaşmaktı. Son iki büyük savaşa odaklanın! / Amerika Birleşik Devletleri AVRUPA içinde yaşanan İKİ BÜYÜK savaşa müdahil olmuş ve kendi sistemini kurmuştu. / DOLAR savaşın sonunda TEK HÂKİM oluvermiş, Washington oturduğu yerden dünyayı yönetmeye başlamıştı. / BRETTON WOODS buydu. / DOLARın imparatorluğunun kabul edildiği masa... DOLAR altın karşılığında basılacak ve patron olacaktı. Öyle de oldu.”

Önce, Osmanlı Devleti’nin yıkılışına sebebiyet veren birinci dünya savaşını düşünün...

Sonra, bugünkü dünya düzenini kuruluşuna vesile olan ikinci dünya savaşı…

Ve var olan zalim düzenin çöküşü ve sözü edilen üçüncü dünya savaşı…

Kaldığımız yerden devam. Evet, DOLAR altın karşılığında basılacak(tı)… Okumaya devam: “ ABD ya da başka bir güç (yani Sermaye) YÖNETMEK ve kazanmak isterdi. İşin doğası buydu. / ABD bunu DOLAR üzerinden ve meydana getirdiği ULUSLARARASI KURUMLAR üzerinden yaptı. Ancak Başkan Nixon’la birlikte oyunu değiştirdi. / ALTINa bağlı basılan DOLAR artık karşılıksız basılıyordu. / Ve ABD kâğıttan yani DOLARdan bir imparatorlukla hükmediyordu. Her yere... / Haliyle enflasyon-Dolar’ın değer kaybı-altın fiyatlarının artması gibi dalgalanmalar oluyordu. Petrol krizleri de bunu besliyordu.”

Ve SONUÇ ortada! Bunu yazar Ergün Diler de yazmış: “Zaten bunun böyle gitmeyeceğini en iyi ABD biliyordu. Bir BALON vardı ve patlayacaktı. Patlamadan önce de PANDEMİ başlatıldı. Yeni oyuna yeni kurguya geçmek için...” (Devamı var…)

Biz de bundan önceki yazımızın en sonunda ne demiştik, tekrar hatırlayalım: “Bir an önce uyanıp yapmamız gerekenleri yapalım artık, çünkü bu böyle gitmez!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?