Reklamı Kapat

Hayat bir denge üzerine kurulmuştur

Geçtiğimiz hafta bir arkadaşım telefonla aradı ve yaşanan virüs felaketinin bir imtihan olduğunu, Müslümanların bu felaketten ders çıkarmaları gerektiğini ifade etti. Bu nasıl olacak diye sorduğumda ise, “Müslümanlar hallerini düzeltmeli, ibadetlerini doğru şekilde yerine getirmeli ” diye cevap verdi. Peki, bunun dışında neler yapabilirler diye sorduğumda ise başka bir şeye ihtiyaç yok, bu şekilde yaşadığımızda zaten her şey kendiliğinden düzelecektir dedi. Arkadaşımın bu ifadelerinin üzerine uzun süre düşündüm, tamam Müslümanlar hassasiyetlerini kaybettiler, bu konuda çaba sarf etmeli ve ahlak ve maneviyat noktasında kazanımlar elde etmelidirler. Peki, ama en gelişmiş teknolojisi, son model silahları, özel donatılmış robotları ile konuşlanan bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuz bir süreçte gizemli mekânlara kapanıp sadece kendimizle meşgul olmamız yeterli olabilir miydi? Sanmam… Tasavvuf İslam toplumlarını ahlaki değerlerle buluşturma ve terbiye etme noktasında önemli bir görev üstlenmiştir fakat nefis terbiyesi konusunda gösterdiği hassasiyeti cihat konusunda göstermeyince bir şeyler hep eksik kalmıştır. Nitekim Resulullahın hayatına baktığımız vakit nefis terbiyesi ve cihadın birlikte yer aldığını görmekteyiz. Fakat günümüz Müslümanları Resulullahın izini takip etmek yerine, ifrat ve tefrit arasında gidip geliyorlar. Bazı kardeşlerimiz kendilerini toplumdan soyutlayarak inzivaya çekiliyor, zikirle meşgul oluyor,  nefis terbiyesi yapıyor bu elbette takdire şayan bir durum ancak bu kişiler hayatın diğer alanlarına karşı duyarsız kalmamalıdırlar. Bazıları ise nefis terbiyesinin gerekli olmadığını düşünüp sadece toplumsal olaylara ve burada yaşanan haksızlıklara odaklanıyor… Oysa Resulullahın hayatında cihat, zikir, nefis terbiyesi birlikte yer almış ve bu değerler birbirinden ayrı düşünülmemiştir. Allah’ın Resulü günün belli vakitlerinde zikirle meşgul olmuş, ibadet etmiş, ilmi çalışmalar yapmıştır. Ancak hiçbir zaman kendisini toplumdan soyutlamamış, aynı zamanda toplumun sorunları ile ilgilenmiş, yaşanan haksızlıkları ortadan kaldırmak için cihat etmiş, tebliğ görevini yerine getirmiş ve hayatın bütün veçhelerinde hakkı anlatmaya devam etmiştir.

Seküler kültürün istilası altında yaşayan İslam toplumları İslam’ın ilkelerini belli bir alanla sınırlandırmaya kalkınca hayatlarımız kısır bir döngünün içine girdi. Ve birçok Müslüman İslam’ı sadece belli ritüellerden ibaret görüp dinin asli mesajlarına karşı duyarsız kaldı. Oysa İslam evden çıkarken hangi ayağımızı kullanacağımızdan insanlarla nasıl iletişim kuracağımıza kadar her konuda yön gösteren bir dindir. Fakat ne yazık ki günümüzde Müslümanların en büyük sorunu inandıkları dinin ilkelerini kaynağından değil hurafelerden ve küresel medya üzerinden sergilenen bilgi kırıntılarından öğrenmeleridir. Müslümanlar eğer bu sorunu aşabilmiş olsalardı, ayrımcılığa, ötekileştirmeye yol açacak eylem ve söylemlerden uzak durur ve her konuda vahyi referans alırlardı. Eğer Müslümanlar bu sorunu aşabilmiş olsalardı İslam’ın hayatın tüm veçhelerine hâkim olan bir din olduğunu idrak eder ve eylemlerini buna uygun şekillendirirlerdi. Müslümanlar eğer bu sorunu aşabilmiş olsalardı karanlık zihniyetlerin ayağına kapanmaz, bilimde, teknolojide, ilmi çalışmalarda yol kat eder ve hakka hizmet etmeye devam ederlerdi. Müslümanlar dini asıl kaynağından öğrenip, içselleştiremedikleri için her türlü tehlikeye açık hale geliyoruz… Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz.

BİR SÖZ

“Adaletsizliği adaletle yıkmak gerekir.” (Mahatma Gandhi)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket 2019-2020 Cemil Usta Sezonu Süper Lig şampiyonu sizce kim olur?