Reklamı Kapat

‘Adil Düzen’ dedikçe Erbakan’ı anmak…

Günlerdir yani Şubat ayının başından beri (ve Kudüs vesilesiyle de) ne diyorduk? Dediklerimi bir kere daha hatırlatıyorum: ŞUBAT yani Erbakan Hocamızı anma ayındayız ya; Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı bir de bu yönü ile anmamız gerekmekte…

Evet, günlerdir ‘Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor’ dedik; 10 yazı!

Bugün de ‘“Adil Düzen” dedikçe Erbakan’ı anmak…’ diyoruz. Bu yazıya da Sinan Eskicioğlu vesile oldu, daha doğrusu onun bugünkü (13 Şubat Perşembe) Biline ki, Adil Düzen için çabaladık… Adil Düzen dedikçe de hep dışlandık…” başlıklı yazısı vesile oldu.

Okuyalım… “Çabaladık da, artık çabalamıyor muyuz? Bilakis, daha ayakları yere basar şekilde çabalıyoruz. Adil Düzen’in ortaya koyulduğu, sistem olarak kurulduğu yerin merkezinde doğup büyüdüğümü daha önce ifade etmiştim. Hatta öyle ki, mahalle maçı yaptığımız alanlarda kooperatif çalışmaları yapılır ve DÇ (“Demir-Çimento” yani inşaatın ana maddeleri) ödeme tutanaklarına anlamsızca bakardık…

Almanya’da yaşamaya başladıktan sonra kooperatiflerin çalışmalarını, insanların komün olarak yaşama arzu ve inatlarını gördükçe, diyorum ben buna 40 yıl önce içinde doğarak şahit olmuştum. ‘Şucu-bucu olmayın Allahçı olun’ derdi rahmetli hocam ve aynı zamanda babam. Dersler hep tartışmalarla geçerdi. Şucu-bucular köpürür ve hatta dersleri terk ederlerdi saygısızca kapıyı çarparak. Bugün de aynı şucu-buculuk var ama rüzgârı arkasına alanlar yüzünden, desek bile kabul görmüyor. Şucu-bucu olmak İslam’a ters. Şucu-bucu olmak insani fıtrata ters. Şucu-bucu olmak, hırsların esiri olan şeytani fıtrata uyuyor ve bu yüzden de insanlar ısrarla şuculuk-buculuk konusunda inat ediyorlar.

Neyse biz konumuza dönelim.

Neden Adil Düzen konusu daha da beliriyor ve ele alma ihtiyacı duyuyoruz? Millî Gazete’nin kıymetli yazarlarından Reşat Nuri Erol, elinden geldiğince Adil Düzen’i anlatır durur ve bugünlerde de, haklı olarak Necmeddin Erbakan’ı analım diyor. Çünkü rahmetli Erbakan Hoca’nın vefat tarihi 27 Şubat 2011. Yani Şubat ayı Erbakan Hoca’yı anma ayı. Erbakan Hoca deyince de ilk akla gelen Adil Düzen.

28 Şubat eziyeti ve devlet insanı vasfını sergilemesi. Hep dışlandık dedim. Evet, Adil Düzen diyenler dışlandılar ve hatta alay konusu yapanlar bile oldu. Aradan geçen zamanda ne oldu? Bugün toplum ve devlet neyi konuşuyor?

Fetö’nün siyasi ayağı, Fetö yapılanması, devlete sızmalar vb. konular.

Adil Düzen diyenler hep ifade ettiler ama rüzgâr o zamanlar farklı yönden estiği için, Adil Düzen ‘out’ ve cemaat ‘in’ durumundaydı.

1993 yılında Refah Partisi eğitim seminerlerine katıldığımızda da hep aynı cümleleri duymuştuk. ‘Güçlünün değil, haklının yanında olmak’.

Esen rüzgâr güç gibi algılandığı için insanlar güce yöneldi, ‘HAK’ konusu önemsenmedi ve bugün hâlâ daha şuculuk-buculuk yapmanın derin sorunlarını yaşıyor ve tartışıyoruz. Adil Düzen’in daha da belirginleşmesinin ve ele almamızın sebebi de bunlar aslında. Yeni hükümet sistemine geçildiği halde hâlâ daha Fetö konusu gündemde ve tartışılıyor.

Avrupa’ya baktığımızda kooperatiflerin önemini daha iyi anlıyoruz. Kooperatiflerin yaygınlaşmasının kapitalizmin etkisini azaltmada oynadığı önemli rolleri de. Komün yaşamın ne kadar insani olduğunun farkına varma ve toplumu oluşturmadaki etkisi. Bütün bu gelişmeler ve bazen de sorunlar Adil Düzen’i tekrar tekrar ele almamıza sebep oluyor.

O günlerde Adil Düzen diyenler, eser rüzgârın etkisiyle bugün farklı farklı söylemleri benimsemiş olabilirler. Belki de fotoğraftaki arkadaşların birçoğu da artık Adil Düzen demez olmuşlardır… Sanıyorum gelişen olaylar, bizleri Adil Düzen’i araştırmak zorunda bırakacak… Hem ülkemiz ve hem de dünya vatandaşları inceleme gereği duyacaklar. Kim bilir… Belki de… Sevgi ve bilgiyle kalın…

UYARI! Şubat yani Erbakan’ı anma ayındayız ya; Necmettin Erbakan’ı bir de ‘ADİL DÜZEN’ dedikçe anmamız gerekmekte: Hocamızı Adil Düzen’i gerçekleştirerek analım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?