Reklamı Kapat

S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var - 8

Araya 15 yıl sonra toplanabilen(!) “TARIM ŞÛRASI” konusu girdi, biz de “Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…” başlıklı yazımızı yazdık; yazmaya devam edeceğiz!

“S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı” başlıklı ve 9 Kasım 2019 tarihli ilk yazımızla birlikte bu konuda 10 (on) yazımız yayımlandı, uyarı ve hatırlatmalarımızı yaptık.

Genel olarak ne diyorduk, bize göre hangi önemli hatırlatmaları yaptık?

“KUR’AN VE İLİM çalışmalarımız yarım yüzyıldan beri var ve son yıllarda, son on yıllarda günlük ve haftalık olarak devam ediyor; değişik vesilelerle bunu hep hatırlatıyorum…

‘S.O.S.yal Tufan’ seviyesindeki sorunların hayatımızın dinî, ilmî iktisadî, idarî/siyasî yani her alanını sardığını ‘teşhis’ olarak her vesileyle hatırlatıyoruz; ‘tedavi’ reçeteleriyle…

KUR’AN çalışmalarımızla, ‘S.O.S.-yal Tufan’ seviyesindeki bu sorunlara önce ‘teşhis’ koyuyor, sonra KUR’AN VE İLİM merkezli ‘tedavi’ reçeteleri üretiyoruz...

‘Teşhis’ dedim de; herkes kendince teşhis koyuyor ama ‘tedavi’ reçetesi üreten yok.

Evet… Tespit ve teşhisler çok ama tedavi ve çözüm reçeteleri üreten yok!”

Bugün İbrahim Kahveci’nin bugünkü (18 Kasım) “Kimse yok mu?” başlıklı yazısına bakalım. Yazısının orta yerinde dedikleri yani teşhisleri şöyle: “Yani olay şu: Bugün yaş ortalamamız 32 ama çalışmak istemiyoruz. Aynı zamanda nüfus artışı da nerede ise durma noktasına geldi. Yaşlı nüfus ise hızla artıyor. 10-15 yıl sonra bize emekli maaşı ödeyecek bugünün yeni nüfusu arkadan gelmiyor.

Peki, biz ne yapıyoruz?

*Gelecek nüfusa bir kamu mal varlığı bırakmadık. Hepsini özelleştirme adı altında sattık ama satış gelirini de bir güzel yedik - içtik.

*Gelecek nüfusa bir birikim de bırakmadığımız gibi onlara Hazine Garantileri adı altında bir güzel kendi dönemimizin savurganlığının borçlarını bırakıyoruz. KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) projelerinde Hazine garantileri 30 yıla kadar çıkıyor ve tutarı 100 milyar doları aştı bile.

*Gelecek nüfusa ciddi bir borç stoku da hazırladık ve her geçen yıl iç-dış borç yükü artarak devam ediyor.

Kısaca gelecek nesil sayısı hem çok az hem de onlara çok kötü bir miras bırakıyoruz.

Acaba çocuklarımız reddi miras yaparsa ne olacak?”

Sonuç: “Türkiye’de çalışanın da süründüğü, emeklinin de süründüğü bir düzen kurduk. Maalesef hepsi siyasetin ağzına bakıyor. Oradan gelecek ulufeler ile hayatlar şekilleniyor. Sistemi siyasetin lütfü ile şekillenmesinden kurtarmak istemiyoruz.”

Bu girizgâhtan sonra ‘tedavi ve çözüm’ reçetelerine geçelim; KUR’AN VE İLİM 1038’inci hafta yani geçen haftaki seminer notlarımızla devam edelim; tedavi niyetine…

“YORUM (Nur Sûresi 30’uncu ayetin genel yorumu)

İnsan topluluk içinde özgür yaşayan varlıktır. Yani hem özgürdür hem de topluluğun ferdidir. İnsan dışında böyle bir varlık yoktur. İnsan vaktinin yarısını topluluk içinde, yarısını da kendi özgürlüğü içinde geçirir. İnsana bu imkânı sağlayan ailedir. İnsanlardaki hayvanlardan farklı olarak var olan bazı özellikler aile yapısının korunması içindir. İnsanlarda evlilik dışı ilişkiler yasaklanmış, böylece aile yapısı korunmuştur. Aile de kişileri hem özgür kılar hem de topluluğun üyesi yapar.

Nüfus arttıkça mevcut ekonomik yapı insanları yaşatamaz olur. İnsanlar aile içinde yaptıkları çalışmalarla yeni uygarlığa doğru adım atarlar. Böylece insanlık sürekli olarak gelişir, daha çok nüfusu yaşatacak şekilde ilerler. Aile ve özel mülkiyet bunun için vardır.

Canlılar arasında denge boğuşma ile kurulur. İnsanlar arasında denge ise tartışma ile kurulur. Nüfus planlaması doğum kontrolü ile değil de geç evlenme ile kurulmaya başlanır. İşçilik sisteminin darlığından dolayı insanlar evlenemiyorlar. Zina serbest olursa böyle yaşayıp devam ederler. Bu kanuni(!) serbestlik olmazsa, evlenebilmek için insanlar çareler arayacaklar, yeni düzene geçecekler, “işçilik sistemi”nden “ortaklık sistemi”ne geçecekler.

Ezkâlık yani büyüme ve gelişme böyle sağlanacaktır.” (Sayfa 5; devamı var…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?