Reklamı Kapat

Nefsimizin projesiyiz

Basın, öne çıkan herkes için “proje” demeye alıştırılmış. Ya Yahudi projesidir, ya Hıristiyan projesidir, ya da ikisinin işbirliğindeki projedir. İçimizde dolaşan, bizimle yatıp bizimle kalkan, namazda tenimiz camide iken hayalimizi çarşıda, pazarda, siyaset, şehvet, servet  meydanlarında dolaştıran nefsimiz hiç akla gelmez.

“Suçlu” dediğimizde hemen aklımıza gelen katiller, hırsızlar, tacizciler, teröristler, hainler, fuhuş yapanlar gibi şeyler gelir. Bu yukarıdaki suçları işleyenlerin hiçbiri gökten helikopterlerle indirilmedi.

Türkiye’de yirmi milyon ailede doğdular, aile eğitiminden sonra okul eğitimine alındılar ve bunları ürettik. Eğitimimizde neleri nasıl okuyacağımıza karar verenlerin suçlu olacakları hiç aklımıza gelmez. Ailede eğitim veren anne ve baba da aynı eğitimden geçtiğinden ayrı bir şey söylememektedir.

Yöneticilerimiz de birer insandırlar.

Nefis taşımaktadırlar.

Alınan kararlarda onların nefsinin arzu ettiği, istediği, tutkusu, doğru gördüğü şeyler vardır. Bir veya altı yüz insanın ortak kararı, sekiz milyar insanı tatmin edemez.

Onun için Rabbimiz, Sevgili Peygamberimize bile, Yahudi ve Hıristiyanların heva, arzu, istek ve tutkularına uyarsan sen de dostsuz ve yardımcısız kalırsın anlamında:

“Sen onların dinine uymadıkça, ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar asla senden hoşnut olmazlar. De ki: ‘Gerçekten doğru yol, Allah’ın yoludur.’ Sana gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan, sana Allah’tan ne bir dost ne de bir yardımcı vardır” buyurur (Bakara süresi ayet 2/120).

Onun için bütün Müslümanlara da adaletten ayrılarak nefsin arzuları doğrultusunda hareket etmeyin anlamında:

“Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve akrabanız aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti yerine getirenlerden olun. İster zengin, ister fakir olsun fark etmez. Allah onlara daha yakındır. Adaletten yüz çevirerek nefsin arzusuna uymayın. Şayet dilinizi eğer veya yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır”  buyurur (Nisa süresi ayet 4/135).

Hepimizde nefis var.

Hepimizin canı bir şeyler ister ve o istediğinin helal veya haram olmasına bakmaz o.

Ama Rabbimiz bizim için Kur’an-ı Kerim’i terazi olarak indirmiş ve her isteğimizin onda tartılması gerekir. “Biz, ona bakmadan kararlarımızı veririz” diyecek olan kişi, sen kendine en yakın bildiğin partinin meclisteki hukukçu milletvekiline, “Kanun taslağı hazırlanırken nelere dikkat edersiniz” diye sor.

Batı değerleri, Birleşmiş Milletler beyannamesi gibi kriterlere aykırı düşmemesi için çalışırlar. Saçımızdan tırnağımıza kadar her hücremizi yaratan ve her saniyede her hücrenin havasını, suyunu ve lazım olan bütün gıdalarını verenin kriterlerine karşı geleceksin.

İşte bu olmadı. Günümüzde yanlış eğitim nedeniyle hepimizin en onulmaz yaraları vardır. Ancak, halkımızın, yani 82 milyonun yüzde doksan sekizi, dinini yaşamasa da çok sevdiğinden ona leke sürülmesine gönlü razı olmadığından bir avuç din düşmanımız, o görülen lekeyi basın-yayın büyüteciyle herkese duyurarak halkımızı dinden soğutmaya çalışmaktadırlar.

Başarılı oldular mı?

Hayırrrrr.

İsterseniz internete soruverin, 11 Eylül 2011’de Amerika’da ikiz kulelerle Amerikan’ın beyni olan  Pentagon bombalandığında sekiz milyar insanın beynine “İslam’ın terör dini” olduğunu çivi çakar gibi çakmaya çalıştılar ama tutmadı ve o olay nedeniyle İslam’ı araştırmaya yönelen birçok insan Müslüman oldu.

Bu tür lekeli insanlar, bütün Müslümanları temsil etmez de ondan. Avrupa’da tutmaz, çünkü her Avrupalının evinin yanında bir Müslüman evi var da ondan tutmaz.

Bizimkiler her Türkiye dönüşünde Avrupalı komşularına da küçük de olsa bir hediye götürür. Acil durumlarda ilk varacağı ev, Müslüman evidir de ondan tutmaz onların büyüttükleri şeyler. Sonra bizim içimizden en fazla bin kişiyi lekeliyorlar. Avrupalı kendine bir bakıyor bu söylenenlerin hepsi kendisinde var.

Halkın çoğunluğu bu suçu işlediğinden yasak kanununu kaldırıverdiklerini bilir ve tenkit edilen İslam’ın doğru, kendilerinin yanlış olduğunu görür de ondan Müslüman olur.

İbnelik, Yahudilere göre de, Hıristiyanlara göre de, eskiden Batı hukukuna  göre de yasak idi. Bir gün geldi bu suçu işleyenler, kanun koyuculukta öne geçtiler ve yasağı kaldırıverdiler.

Ama Avrupa halkının çoğunluğu oğlunun ibne olmasını istemediğinden, Müslüman çocuklardan İslami eğitim alanlar arasında bu pislik görülmediğinden İslam’a giriyorlar.

Fransızca kitaplar terceme eden bir dostum, her sene Paris’te birkaç gün kalır. Yazarlardan birçoğuna “ibnelerin ilanlarından rahatsız oluyor musunuz” sorusuna, “Evet oluyoruz ama bunu makalelerimizde yazamıyoruz” diyorlar.

Biz, canımızın istediklerini de yabana atmadan bu isteğimizi Trump’a, Putin’e, Merkel’e sormadan Rabbimizin kitabına, Resulünün sünnetine bakacağız. Dinimize uyarsa uyacağız, uymazsa uymayacağız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?