Reklamı Kapat

İBB seçimi vesilesiyle; Başkanlara açık mektup

‘İst. BB ana binasında 2 gün “yaşadıklarım” ve…’ başlıklı önceki yazımda dediklerim yine geçerli. İki günün ardından bir gün daha uğradım; İBB’de değişen bir şey yok!

Ne demiştim, kısaca hatırlayalım: “Son günlerde “yazdıklarım” ve “yaşadıklarım” öylesine etkili ki, onların etkisindeyim; bundan önce yazdıklarımı okudunuz, yaşadıklarımdan söz edeyim… / İki gündür peş peşe, yani Pazartesi ve Salı günleri, bir iş vesilesiyle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binasına uğradım, görüşmeler yaptım... / İki gün arasındaki “hava” öylesine farklı ki, nasıl anlatsam; hani ‘anlatmak/ yazmak mümkün değil, yaşamak gerek’ derler ya, tam da öylesi bir durum... / Evet, Pazartesi günü İstanbul BB ana binasında “yaşadıklarım” başka… / Aynı günün akşamında YSK, İstanbul ile ilgili kararını verdikten sonra… / Ertesi gün yani Salı günü İstanbul BB ana hizmet binasında “yaşadıklarım” yani “siyasi ve sosyal hava” öylesine “bambaşka” ki; “anlatılır” ya da “yazılır” gibi değil, “yaşamak” gerek…” Bazı detayları ‘maalesef’ yazamadım; yazamıyorum!”

Evet, Perşembe günü de uğradım, İBB ana hizmet binasında değişen bir şey yok!

Vaziyet böyle olunca, 23 Haziran sonucunu beklemekten başka çaremiz yok!

O yazımın sonunda ‘bu ilginç değerlendirmelere kaldığımız yerden devam edebiliriz’ demiştim ama müsaadenizle bu devamı erteliyor ve bu vesileyle ‘bizce şimdilik daha önemli’ olan bir konuya geçiyorum. Nedir o konu? Bu ayın başında, haftalık çalışmalarımız çerçevesinde, bütün belediye başkanlarımıza, iki adet “Belediye Başkanlarına Açık Mektup” yazdık. En iyisi 23 Haziran’a kadar İBB’yi bir yana bırakalım, diğer belediyelere bakalım…

Bizim için seçilmiş bütün belediye başkanları saygıdeğerdir. Saygımız onlara değil, onları seçenleredir, halkımızadır. Bize göre halkımız tarafından seçilmiş belediye başkanları arasında bir fark yoktur, hepsi saygıdeğerdirler. Ulus bir bütündür, onların bir grubunu temsil eden tüm milleti temsil eder. Onlara olan saygımız tüm ulusa saygımızdır. Ulus Allah’ın yeryüzündeki halifesidir, ulusumuza saygımız bizi var eden Rabbimize saygımızdır.

Biz, Kur’an’dan öğrendiklerimizi tüm belediye başkanlarına aktarmak istiyoruz.

Kendilerinin basın danışmanları vardır. Basın danışmanları her söyleyeni değil ama her yeni sözü ona yani başkana götürmelidirler. Biz bir görüşü temsilen yazıyor ve konuşuyoruz. Dolayısıyla bizim görüşlerimizi de değerlendirmelidirler.

1- Sayın Belediye Başkanları! Siz bir yerden geldiniz, orada eğitim aldınız, mensup olduğunuz grup bir ekolde yetiştirildi. Şimdi arabayı siz kullanıyorsunuz. Birinci tavsiyemiz, arabayı sürerken kimseye kulak vermeyin, kendi aklınızla ve kendi gördüklerinizle arabayı sürün. Dışardan müdahalelere kulak verirseniz arabayı devirir kaza yaparsınız ve devrilirsiniz. Sizi destekleyenler size müdahale etmek isterler, her kafadan bir ses gelir. Onları memnun edemezsiniz. Siz kendi bildiğinizi yapacaksınız. Başkanlara olan bu tavsiyemizin yanında onları seçtirenlere de tavsiyemiz vardır. Baştan insanları iyi eğitin, nasıl yapmalarını istiyorsanız öyle ders verin, öylesini başkan yapınız. Ama başkan yaptıktan sonra artık şoföre karışmayın, bırakın arabayı o kendi aklıyla sürsün. Aksi halde sizi dinleyen başkan başkalarını da dinlemeye başlar, sonunda yönetim curcunaya döner. ‘Başkan beni dinlemiyor’ diye kızmayacaksınız, ‘beni dinliyor’ diye kızacaksınız. Şoför odur, sorumlu odur.

2- Belediye başkanlarının görevi iş yapmak değildir. Başkanların görevi iş yapanları bulmak ve görevlendirmektir. Bundan dolayıdır ki işlerde ‘Belediye Başkan Yardımcıları’ vardır. İşler başkan yardımcılarına verilir, yetkiler onlardadır, sorumlu olan onlardır. Belediye Başkanı gerektiğinde verdiği görevi ondan alır, başkasına verebilir ama o görevdeyken asla müdahale etme yetkisi yoktur. Hele hele merkezden emir alarak işleri hiç yürütemezsiniz. Arkadaşlarınıza emirler vererek de belediyeyi yönetemezsiniz. Siz görevi vereceksiniz, takip edeceksiniz, gerekirse değiştireceksiniz ama hiçbir zaman onlara emir vermeyeceksiniz. ‘Yerinden Yönetim’ prensibinin ana esası ve temeli budur.

(Başkanlara Açık Mektubumuzun devamı gelecek yazımızda.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Reşat Nuri Erol - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Dede - Din olarak İslam i seçtik fakat dinsiz gibi yetistiriliyoruz kurtulamadık su kötülük üreten eğitim sisteminden zamanında aptal Amerika'ya teslim edilmiş bu hükümette değiştirmiyor nasıl ne şekilde imzalandiysa.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Mayıs 03:50

Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?