Konuşan insanların bir hayli çoğaldığı şu zamanlarda Anadolu Gençlik Derneğimizin, konuşmak yetmez, koşturmak da gerekir anlayışıyla 42. dönem çalışmalarına Bismillah dediğini biliyor ve takip ediyoruz.

Sahi 42. dönemin 41. dönemden farkı ne olacak? İki günü bir olanın bile ziyanda olduğunu düşünürsek, her dönem bir diğeri üzerine eklendikçe biz ne ekliyoruz davamıza, ne ekliyoruz davamız sayesinde şahsımıza?

Evet, sen, ilk ve ortaokullardan sorumlu başkanım... Pek çok ilmi ilk senden öğrenecek ve senin ona kattıklarınla hayata doğru yerinden tutunacak bu körpe dimağları, doğru mayayla mayalamak için ne yapacaksın? Geçen dönem tutamadığın elleri bu dönem kavrayacak mısın? Geçen dönem tamamen ihmalden bırakılan boşlukları bu dönem dolduracak mısın? Giremediğin okullara gidip haykıracak mısın davanı?

Peki, sen, liseli gençlerden sorumlu başkanım... Yaşanan rezilliklerin gün gün arttığı liselerimizde, hunharca adı kirletilen imam hatiplerimizde ne yapacaksın bu dönem? Nasıl tutacaksın, üniversite hayatına yanlış başlangıçlar yapmadan, o gençlerin ellerinden? Sen birkaç saat daha fazla çalışsaydın belki de çamura buluşmayıp baharın bir çiçeği olacak o gençlerin vebalini ödeyebilecek misin bu dönem?

Sen, üniversite öğrencilerinin ablası, abisi... Sen, diploma denen bir kâğıt parçasına verilen değerin aslında Allah yolunda atılacak adımlara verilmesi gerektiğini anlatabilecek misin üniversite talebelerine? Bir adım sonrasının anne babaları olan bu gruba anlatabilecek misin aile kurmanın önemini? Hiçbir kariyerin bir evlat yetişmekten daha önemli olamayacağı uyarısını yapacak mısın mezun hanımlara? Sadece para kazanmak ve statü sahibi olabilmek için sistemin dayattığı her türlü rezilliğe olur diyebilecek şekilde yetiştirilen genç delikanlılara Musa olmayı öğretebilecek misin?

Sen, mahalle mahalle, bölge bölge bu sevdayı yüreklere işleyecek başkanım... Kadın programlarından başını kaldırmayıp, günlük dizilerle hayatına yön veren hanımlara ve tek derdi para kazanıp ailesini geçindirmek olan ve bunun için faizi bile kendine mubah sayacak kadar dinde boşluğa düşmüş beylere “Durun, bu sokak çıkmaz” diyecek misin?

Anlatacak mısın onlara dünyada yaşanan zulmü?

Anlatacak mısın onlar iyi anne babalar olmadığı müddetçe yeni neslin ayakta duramayacağını?

Yeni bir dünyanın ilk önce evlerde kurulacağını, bu dönem de söyleyecek misin onlara?

Rapor doldurmak için değil, Hakk katında beyan edeceğin mazeretlerini hazırlamak için çalıştığını fark edeceksin değil mi?

Peki ya Sen, “Ben sadece toplantılara katılsam” deyip de elini hiçbir taşın altına koymak istemeyen kardeşim... Sen Hakkı öğrendiğin halde çalışmazsan bunun hesabı sorulmaz mı Hakk katından?

Ya sen... Yıllarca aldığı eğitim notlarıyla nice ajandalar bitiren kardeşim... Bu dönemde de mi “Şuraya bir hatip/hatibe lazım” dendiği zaman “Ben konuşamam” diyeceksin? Bu dönemde de mi iki kelimeyi bir araya getirip bir kelam etmeyeceksin?...

Şunu herkes bilir ki Anadolu Gençlik Derneğinde herkes mutlaka bir şeyin başı, başkanıdır. Amiyane bir tabirle, ortada duran bir çöp kovasının bile bir başkanı vardır.

Öyle ise Milli Görüşçü kardeşim... Her neyin başkanı olursan ol, kimden sorumlu olursan ol, ülkemizde ve dünyamızda yaşanan her türlü rezaletten senin de sorumlu olduğunu unutma! Başkanı olduğun okulun, temsilcisi olduğun mahallenin ilk önce senden sorulacağı gerçeğini hiç çıkarma hatırından!

Davanın kabindeyken, teşkilatların içindeyken, ömrüne eklenen bu büyük bereketi kaybetmeden, Rabbin seni tembellik yaptığından ötürü bir başkasıyla takas etmeden bulunduğun yerin kıymetini bil. Her gün, her ay, her dönem adımlarını artır. Öyle çok koş ki “Biz onu hep cihad ederken görürdük” diyenlerin çoğalsın ardından…

Bu büyük sevdayı yüreğine sığdırmış kocaman kalpli kardeşim... Bil ki bu davada mazeretlere yer yoktur. Senin sudan bahanelerle gitmediğin bir çalışmanın sevabını senin yerine giden bir başka kardeşine nasip ediverir Rahman.

Milli Görüşçü kardeşim... Ne olursan ol ama sakın mazeretler başkanı olma! Hep koşan ol, hep çalışan ol, “Bu benim görevim değil ki” diyerek ortada kalmış işlerin, ulaşılmamış insanların vebalini yüklenen olma! Yapabildiğin her işi yapmaya çalış. Tüm sevapları kazanabilmeyi amaçla, her yeni dönemde!

Sen ol kardeşim... Her yüreğe dokunan, her kalbe giren sen ol! “Kim var” dendiğinde ardına bakmadan “Ben varım” diyen o genç, sen ol!..