Almanya'da gerçekleştirilen eyalet seçimlerinin sonuçları ülke siyasetinde adeta bir deprem etkisine neden oldu.
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de sandıktan çıkan çarpıcı tablo, dengeleri altüst ederken; Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, partisinin yaşadığı çöküşü "benzeri görülmemiş ağır bir darbe" sözleriyle itiraf etti.

- "BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ÇÖKÜŞ!"
Almanya'nın köklü partilerinden CDU, Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde yüzde 5 barajının altında kalarak tarihi bir hezimet yaşadı.
Berlin'deki partisinin genel merkezinde kameralar karşısına geçen Başbakan Friedrich Merz, alınan sonuçların kendileri için dramatik bir ilk olduğunu vurguladı.
Merz, yaşanan hezimeti şu sözlerle özetledi:
"Bu seçim, derin bir dönüm noktasıdır. CDU için Almanya’da yüzde 5 barajını aşamamamız ve eyalet meclisindeki tüm grup üyeliğimizi kaybetmemiz, dramatik ve benzeri görülmemiş bir sonuçtur. Bu ağır bir darbedir ve etkileri bizim için uzun süre hissedilecek."

- MARJİNAL PARTİLERE "YIKICI GÜÇ" ÇIKIŞI!
Almanya ve Avrupa siyasetinde merkez partilerin erimesi, yerini marjinal oluşumlara bırakıyor.
Friedrich Merz, seçim sonuçlarının sadece kendi şahsi başarısızlığı olmadığını, tüm dünyada siyasi sistemin köklü bir dönüşümden geçtiğini ifade etti.
Sandıktan güçlenerek çıkan Almanya için Alternatif Partisi (AfD) ve Sol Parti’yi "yıkıcı güçler" olarak hedef alan Merz, koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti'ye (SPD) ise seçim sonuçlarına rağmen hükümette kalma iradesi gösterdikleri için teşekkür etti.

- AVRUPA'NIN GÖZÜ ALMANYA'DA: "NELER OLUYOR?"
Almanya'daki siyasi istikrarsızlık ve yükselen radikal söylemler, Avrupa Birliği'nin (AB) ve küresel yatırımcıların da merceği altında.
Mevkidaşlarından haftalardır "Almanya'da aslında neler oluyor?" sorusunu duyduğunu belirten Başbakan Merz, asıl endişesinin yükselen antisemitizm ve buna sessiz kalınması olduğunu dile getirdi.
Toplumsal sessizliğe tepki gösteren Merz, "Beni en çok endişelendiren şey, sadece Berlin’de değil ama özellikle Berlin’de son birkaç aydır giderek artan, radikal ve açıkça dile getirilen bir antisemitizmin yaşanması ve bunun Berlin’de adeta alkışlarla karşılanmasıdır. Toplumun bazı kesimlerinin buna itiraz etmemesi beni derinden rahatsız ediyor." ifadelerini kullandı. Ayrıca SPD ve Yeşiller’in, Sol Parti ile hükümet kurmaması gerektiğinin sinyalini verdi.

- BERLİN'DE SANDIKTAN SOL PARTİ ÇIKTI: İŞTE ÇARPICI SONUÇLAR!
Berlin eyalet meclisi seçimleri, Almanya siyasetindeki savrulmanın en net fotoğrafını ortaya koydu.
Eyalet Seçim Kurulu'nun geçici resmî sonuçlarına göre; Elif Eralp'i eyalet başbakan adayı gösteren Sol Parti, oylarını 13,4 puan gibi muazzam bir oranda artırarak yüzde 25,7 ile seçimin tartışmasız galibi oldu.
Bu, Sol Parti'nin Berlin tarihindeki en iyi seçim sonucu olarak kayıtlara geçti.
İşte Berlin'de değişen siyasi harita:
- Sol Parti: %25,7 (47 Sandalye)
- CDU: %18,8 (-9,5 puan oy kaybı / 35 Sandalye)
- AfD: %16,3 (+7,2 puan artış / 29 Sandalye)
- Yeşiller: %14,3 (26 Sandalye)
- SPD: %12,1 (-6,3 puan oy kaybı / 22 Sandalye)
Bu sonuçlarla birlikte Berlin'de mevcut CDU-SPD koalisyonu çoğunluğu kaybederek çöktü.
Sol Parti, Yeşiller ve SPD arasında üçlü bir koalisyon ihtimali güçlü bir seçenek olarak masada dururken; gözler Almanya siyasetinin bu ağır krizden nasıl çıkacağına çevrildi.
Kırmızı çizgilerini koruyan CDU ise daha önce yaptığı açıklamalarla Sol Parti ve AfD ile aynı masaya oturmayacağını duyurmuştu.




