Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Borsa İstanbul’da yaşanan sert dalgalanmaların ardından gündeme gelen fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül’de 7 portföy yönetim şirketinin fonlarını işleme kapatması ve toplam 130 fonun tasfiyesine karar vermesiyle yeni bir boyut kazanan süreçte 11 aylık gecikme yaşandığını dile getiren Arıkan, fonların büyüklüğünün bu dönemde 297 milyar liradan 822 milyar liraya çıktığını söyledi. Arıkan, aradaki 525 milyar liralık farkın hesabının sorulmasını ve fonlardaki paranın kimlere, hangi şirketlere aktarıldığının ortaya çıkartılmasını istedi.
“11 AYLIK İHMALİN HESABI SORULMALI”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te piyasadaki olağan dışı gelişmelere ilişkin açıklamalarını hatırlatan Arıkan, söz konusu tarihten 11 ay sonra müdahale edildiğini belirtti. Arıkan, o tarihte tasfiye kapsamına alınan fonların toplam büyüklüğünün 297 milyar lira olduğunu, Eylül 2026’da ise bu rakamın 822 milyar liraya ulaştığını söyledi.
Arıkan, “4 Kasım’da Sayın Şimşek’in işaret ettiği tarihte bu müdahale yapılmış olsaydı fonun büyüklüğü 297 milyardı. 11 aylık ihmalden, 11 aylık görmemezlikten dolayı bugün 822 milyara çıktı” dedi. Aradaki farkın 525 milyar lira olduğunu belirten Arıkan, “Bunun hesabını kim ödeyecek? Denetleyenlerin de bu işin içerisinde olduğu bir gerçeklikle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“PARANIN YOL HARİTASI ORTAYA ÇIKARILMALI”
Fon krizinde yalnızca gözaltına alınan veya soruşturulan isimlere odaklanılmaması gerektiğini belirten Arıkan, fonların gerçek sahiplerinin ve yatırım yapılan şirketlerdeki gerçek faydalanıcıların açıklanmasını istedi. Paranın hangi kanallardan hareket ettiğinin ortaya çıkartılması gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Bugün gözaltına alınanların listesinin bir önemi yok. Para nereye gitti? Paranın haritasının, paranın yol haritasının ortaya çıkartılması gerekiyor” diye konuştu.
Satılan hisselerin ve yurt dışına gittiği belirtilen paraların da araştırılması gerektiğini söyleyen Arıkan, küçük birikimleriyle yatırım yapan vatandaşların mağduriyetinin yanı sıra büyük miktarlardaki paralarla sistemden çıkanların da araştırılması gerektiğini dile getirdi.
“VATANDAŞ DEVLETİN AÇTIĞI KAPIDAN GİRDİ”
Fon işlemlerinde mağdur edilen vatandaşların suçlanmasına karşı çıkan Arıkan, sistemin kamu kurumlarının denetimi altında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Fonların ve şirketlerin kâğıt üzerindeki büyüklükleri ile gerçek durumları arasında ciddi farklar bulunduğunu söyleyen Arıkan, vatandaşların devlet tarafından denetlenen bir sistem içerisinde işlem yaptığını söyledi.
Arıkan, “Kimse demesin ki efendim vatandaş kandı. Vatandaş devletin açtığı kapıdan içeriye girdi, vatandaş bir şey yapmadı. Ne yapıldıysa hepsi devlet mührüyle yapıldı” ifadelerini kullandı.
“SORUN SAVAŞTA DEĞİL, SİZİN EKONOMİ YÖNETİMİNİZDE”
Arıkan, fon krizinin yanı sıra ekonomi yönetiminin politikalarını da eleştirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomik sorunların bir bölümünü bölgedeki savaşlarla ilişkilendiren açıklamalarına tepki gösteren Arıkan, döviz kurundaki yükselişin savaş öncesinde de hızlandığını belirtti.
Şimşek’in göreve geldiği 4 Haziran 2023’ten İran savaşı başlayana kadar döviz kurundaki artışın yüzde 104,7 olduğunu ifade eden Arıkan, savaş sonrasındaki artışın ise yüzde 12,2 seviyesinde kaldığını söyledi. Döviz kurunun Şimşek’in göreve geldiği dönemde 21 lira seviyesinde olduğunu, savaş öncesinde 43,90 liraya ulaştığını belirten Arıkan, ekonomi yönetimine yönelik eleştirisini, “Sorun savaşta değil, sorun sizin ekonomi yönetiminizde” sözleriyle dile getirdi.





