Siyonist İsrail rejimi, 20 Eylül akşamı başlayıp 21 Eylül akşamı sona eren Yom Kippur süresince işgal altındaki Filistin topraklarında devlet terörü estirmeye devam etti.
İsrail ordusunun doğrudan sivilleri ve yerleşim yerlerini hedef aldığı ağır ablukanın bilançosu ortaya çıktı.

- BİDU KASABASINA 100 FARKLI BASKIN!
Kudüs'ün 11 kilometre kuzeybatısında yer alan Bidu kasabası, işgalci güçlerin hedefindeki ana merkezlerden biri oldu.
Askeri postallarla bölgeye giren işgal güçleri, kasabada tam 100 farklı noktaya baskın düzenledi.
Yaklaşık 100 binanın kapıları kırılarak arandığı, 90 Filistinlinin ise hukuksuzca sorguya çekildiği baskınlarda, ordunun "başarı" olarak sunduğu tek şey ise sadece bir av tüfeği oldu.

- AİLE EVİNİ YIKMAK İÇİN ÖLÇÜM YAPTILAR!
Filistinlilerin ata toprakları gasbedilerek kurulan yasa dışı Halamiş (Neve Tzuf) işgal birimi yakınlarında 20 Eylül'de yaşanan ve bir İsraillinin ölümüyle sonuçlanan olayın ardından, işgalci ordu adeta intikam operasyonlarına girişti.
Saldırının faili olduğu iddia edilen Filistinlinin Bidu'daki evine baskın yapan askerler, aileyi cezalandırmak amacıyla evi yıkmak için ölçümler yaptı.
İsrail ordusu, olay sonrası bölgeden ayrılan ve yaralı olduğu tespit edilen şahsın Ramallah'taki bir hastanede esir alındığını duyurdu.

- KUDÜS VALİLİĞİ ACI BİLANÇOYU AÇIKLADI: 53 GÖZALTI!
İşgalci ordunun estirdiği terörün boyutunu ise Filistin'e bağlı Kudüs Valiliği gözler önüne serdi.
Valilikten yapılan resmî açıklamaya göre, Halamiş olayı bahane edilerek Bidu'ya yapılan geniş çaplı baskınlarda en az 53 Filistinli gözaltına alınarak bilinmeyen merkezlere götürüldü.

- CENİN'DE MESNETSİZ İDDİALARLA OPERASYON!
Zulmün bir diğer adresi ise direnişin sembol kentlerinden Cenin oldu.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Kabatiye beldesine sızan İsrail güçleri, "yakın zamanda saldırı düzenlemeyi planladıkları" gibi tamamen varsayıma dayalı iddialarla 2 Filistinliyi daha gözaltına aldı.
Öte yandan bölgedeki gerilim ve zulüm bir an olsun dinmezken, uluslararası toplumun işgalci İsrail'in orantısız güç kullanımına karşı sessizliği ise devam ediyor.




