15 Temmuz sonrası ortaya çıkan tablo gerçekten ilginç bir boyut kazanmış bulunuyor!
Bir kesim “mağdur edebiyatı” yapıldığına inanıyor!
Yani açığa almalar ve işten atmalar yüzünden mağdur olanların sayısının iddia edildiği gibi çok olmadığını düşünenler var! Birilerinin meseleyi abarttığını ve kamuoyunu yanıltmaya çalıştıklarını iddia ediyorlar! “Bir iki ay mağdur olsalar ne olur” diye ahkâm kesenler de eksik değil!
Bunu FETÖ’nün oyunu olarak görüyor ve alet olunmamasını istiyorlar! Haklı olabilirler FETÖ böyle bir oyun kurmuş olabilir!
Ama bu arada dikkat çekici bir haber var! 15 Temmuz sonrası Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yapılan ihbar sayısı 40 bini geçmiş! Yetkililer bu ihbarların çoğunun “asılsız ve nefrete dayalı” olduğunu söylüyor! Sırf Ankara’da 40 binden fazla ihbar olduğuna göre Türkiye genelinde kaç bin ihbar olduğunu düşünün!
Zaman zaman hata olabileceği, yanlış yapılabileceği kabul ediliyorsa kimilerinin mağdur olmuş olabilecekleri de kabul edilmeli ve ona göre tedbir alınmalıdır!
Hata varsa, yanlış varsa mağdur olan da vardır! Mağdur olanı görmezden gelmek meseleyi çözmüyor ki!
“Mağdur olanların sayısı yüzde 1’i 2’yi geçmez” diye olaya bakanlar sanırız çok önemli bir inceliği görmezden geliyorlar!
Yaşanan olaylara, “Yüzde 1 ya da daha az mağdur olan olsa bile bunun önüne geçmek gerek” diye bakmadıkça doğru bir yaklaşım ortaya konulabilir mi?
“Mağdur edebiyatı yapılıyor” diye çuvaldızı başkalarına batıranlar öncelikle “bu iş bir yakınımızın başına gelse ne yapardık” demeli ve iğneyi kendi kaba etlerine batırmalıdır!
Malum ateş düştüğü yeri yakıyor!
Ve canı yanan feryat ediyor!
Bize göre bu feryatlara kulak verilmelidir! Toplumdan yükselen feryatlar, “Mağdur edebiyatı yapılıyor” diye kulak ardı edilirse ortaya hiç beklenmeyen sonuçlar çıkabilir!
Sadece Ankara’da 40 bini aşkın ihbarın yapıldığı göz önüne alınırsa olaya, “Mağdur edebiyatı yapılıyor” diye bakmanın güçlüğü ortaya çıkar!
Başta Başbakan ve Çalışma Bakanı gibi isimler olmak üzere yükselen itiraz seslerini “mağdur edebiyatı” olarak yorumlayan herkes “asılsız ihbar” haberini bir kez daha okumalı ve “vicdan muhasebesi” yapmalılar!
Toplumda “derin yaralar” açılmasına fırsat tanınmamalıdır!