Laik cephe müthiş bir telaş içinde! Bugüne kadar kendi kontrol ve denetimleri altındaki tüm kaleleri rakip cepheye kaptırıyor olmanın telaşı içindeler!

Laik cepheyi yakından tanırız!

Genelde kendi elleri ile oluşturdukları evhamlarının esiri halinde yaşar ve bu vehim ile sürekli başlarına gelecek hayali tehlikelerin önüne geçmek için çalışır dururlar!

Yani çoğunun psikolojik yardıma ihtiyacı vardır!

Kimi kurumların başkanları değiştikçe laik cephe daha bir telaşlanmaya başladı!

Şu kale de düştü, bu kale de düştü!

Sıra size de gelecek gibi vehimlerle birbirlerini ajite etmeye devam ediyorlar!

Hele yıllardır babalarının çiftliği gibi gördükleri kimi kurumların başına geçen kişilerin eşleri başörtülü ise laik cephenin telaşı sanki ikiye ya da dörde katlanıyor!

Bu arada kamuoyunu yönlendirmek için yaptırdıkları anketlerin etkisinde en çok kendileri kalıyor ve dünyayı kendilerine dar ediyorlar!

Yani yukarı mahallede bir yalan söyleyip aşağı mahallede kendileri de bu yalana inanan tipler vardır ya laik cephe bugünlerde aynı durumda!

Kendi kendilerine sordukları ve bir türlü net cevabını veremedikleri soruyu bir kez de biz soralım:

Dindarlar artıyor mu azalıyor mu

Önce laik cephenin nasırına basarcasına "Evet dindarlar sayıca artıyor" diyelim ardından onların gönlünü rahatlatacağına inandığımız şeyleri söyleyelim.

Dindarlar sayıca artıyor ama dindarlar arasındaki yozlaşma da müthiş boyutlara ulaşıyor! Laik cepheyi ürküten gelişmeye neden olan dindarlar aslında kendi değerlerinden büyük ölçüde uzaklaşıyorlar!

Mesela türban çok şekli bir şey olarak kalıyor!

Mesela rüşvet almak dindarlar arasında da çok normal bir şey gibi görülmeye başlanıyor!

Mesela zina korkusu ile bir takım hareketlerden kaçınmalar giderek azalıyor!

Üzülerek ifade edelim ki, laik cephenin endişelenmesine hiç gerek kalmayacak gelişmeler(!) var!

Evet, dindarların sayısının arttığı bir gerçek ama dindarların da toplumun diğer kesimlerinden fazlaca bir farkının kalmadığı da inkar edilemeyecek bir başka gerçek! Yani laik cephenin korkmasına gerek yok!

Yıllardır sürdürdükleri baskı ve dayatmalar semeresini vermiş olmalı ki dindar olarak tanımlanan kesimlerin laiklerden fazlaca bir farkı kalmadı!

Aynı şeyleri yapan ve yaşayanların bir kısmı dindar bir kısmı da dindar değilse bu bize netice itibarıyla laikler açısından korkulacak bir şey kalmadığını göstermiyor mu