AKP’li Burhan Kuzu’nun Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu’na yönelik, “Kendinize göre haklı gerekçeleriniz olabilir ama davamız hepsinin önündedir. Gelin yuvaya dönün beraber çalışalım” çağrısı nasıl okunmalıdır?
Durun, hemen, “Nasıl okunacak Burhan Kuzu eski arkadaşlarını birlik ve beraberliğe çağırıyor” diye diklenmeyin!
Önce Burhan Kuzu’nun her dem taze duran “bakanlık beklentisini” bir hatırlayın! Hep bakanlık uman ama bir türlü umduğuna nail olamayan Burhan Kuzu yine, “Önüme bir fırsat çıktı birlik ve beraberlik için kolları sıvarsam bakanlık koltuğuna kurulurum” diye düşünmüş olamaz mı?
Yani “bakanlar değişecek” söylentisinin ayyuka çıktığı bir ortamda, “Ben buradayım” diye kendini hatırlatmaya çalışmış olamaz mı?
Kabul ediyoruz böyle bir yaklaşım çok da iyi niyetli bir yaklaşım değil ama bugüne kadar Burhan Kuzu’nun bakanlık beklentisi o kadar çok belli oldu ki şimdi attığı her adımın ardında böyle bir beklentiden iz arar hale geldik.
Ancak bu çağrının zamanlama açısından çok doğru bir çağrı olmadığını düşünüyoruz. Zira AKP üst yönetimine yakın kaynaklardan aldığımız bilgiler bize söz konusu isimlerle yeniden birlikte olmanın hiç düşünülmediğini gösteriyor.
“Trenden inen bir daha trene binemez” kuralına uygun olarak bu isimlerin üzerlerinin çizildiği hatta parti içinde adlarının anılmasına bile sıcak bakılmadığı ifade ediliyor.
Dışarıdan baktığımız zaman AKP yönetiminin, “Trenden inen bir daha binemez” demek suretiyle kendilerine muhalefet eden herkesin dışlandığı hatta onlar için “boş çuval” benzetmesi yapılarak kendilerine yeşil ışık yakılmadığını görüyoruz.
Hâl böyle iken Burhan Kuzu’nun o isimlerden “dava arkadaşlarım” diye söz etmesinin Külliye çevrelerinde hiç de “hoş karşılanmadığını” söyleyebiliriz.
Yani Kuzu’nun bakanlık beklentisinin sırf bu nedenle yine güme gideceği söylenebilir.
Hatta bu teklif karşısında, “Bizim trenden inen bir daha binemez diyerek yollarımızı ayırdığımız isimleri dava arkadaşı olarak görüyorsa gidip onlarla birlikte çalışsın” bile denilebilir.
31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde alınan sonucu AKP üst yönetimi başka şekilde okuyor, Burhan Kuzu başka şekilde okuyor.
AKP yönetimi uğranılan yenilgiyi muhalefetin söz dinlememesine bağlarken Kuzu onlara “birlikte hareket etme” çağrısında bulunuyor.
Yani AKP üst yönetiminin olaya bakışı ile Kuzu’nun olaya bakışı arasında dağlar kadar fark olunca bakanlık elbette hayal olur.
Korkarız ki beklenti yine karşılık bulamayacak!