Öyle anlaşılıyor ki iktidar tarafından cemaate karşı yürütülen operasyona karşı “koparılan vaveyla” iktidar açısından çok büyük bir anlam ifade etmiyor!

Muhtemelen “kuru gürültü” olarak algılanıyor!

Ve de “üç-beş gün bağırır çağırır ondan sonra da unutur giderler” diye düşünülüyor olmalı! Zaten bu düşünce daha önce bir başka konu vesile edilerek Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından dile getirilmedi mi

Evet, cemaat mensupları “demokrasi, basın özgürlüğü” diye “bağırıp çağırarak” netice almaya çalışıyor ama pek başarılı olacağa benzemiyorlar!

İktidar, cemaatten, “Otoritenin karşısında itaat beklediğini” açıkça ilan ediyor! Hem de “İsrail hatırlatması” yaparak!

Malum, Mavi Marmara olayı yaşandığı zaman cemaat adına yapılan açıklamalarda, “Otoriteye itaat edilmesi gerekir” deniliyordu!

İsrail ile ilişkilerde “mutlaka otoriteye itaat edilmesi” gerektiğini savunan cemaat mensuplarının kendi ülkelerinde “otoriteye böylesine baş kaldırmaları” nasıl izah edilebilir

Cemaat mensupları iktidara karşı açtıkları savaşta “bağırıp çağırarak” netice alamayacaklarını öğrenecekleri gün fazla uzaklarda olmasa gerek!

Zira iktidar ne Avrupa’dan gelen uyarıları ne de ABD’den gelen uyarıları ciddiye alıyor gibi görünmüyor! Sanki “Bu uyarılar bir kulağımızdan girer ötekinden çıkar gider” havasındalar!

İktidara karşı açılan savaşın “karşılıksız kalmayacağını” büyük bir inatla savunuyorlar!

Cemaat mensuplarının, “Asla boyun eğmeyeceğiz” diye yüksek perdeden açıklamalar yapıyor olması da neticeyi değiştirecek gibi gözükmüyor!

Günler öncesinde, “İnlerine gireceğiz inlerine” diye konuşan iktidar sözcüleri bugün muratlarına ermiş gibiler!

Girmiş oldukları inlerde “delil olarak bir şeyler” bulup bulamadıklarını bilmiyoruz!

Günler öncesinden haber verdikten sonra herhalde bir şeyler bulmuş olamazlar!

Bugüne kadar “bütün inler” elden geçirilmiş ve tertemiz hale getirilmiştir herhalde!

Evet, iktidar-cemaat kapışmasında gelinen nokta tam bir “hesaplaşma noktası” haline gelmiş bulunuyor!

Tarafları sakinleştirebilmenin kolay olmayacağı da ortada!

Biri diğerini tam anlamıyla nakavt edinceye kadar bu kavganın devam edeceğini söylemek kehanet olmasa gerek!

Cemaat bugüne kadar hep “saman altından su yürüterek” işleri idare ettiği için bu tür kapışmalara hazırlıklı olmadıkları rahatlıkla söylenebilir!

Şimdi bağırıp çağırıyorlar ama yarın ne yapacakları meçhul!