Bugünkü yazıma bu başlığı neden koydum? Açıklayayım…

Aslında yine “KUR’AN VE İLİM merkezli uyarılara devam” ana başlığı ile devam edecektim. Nitekim yazımın ana içeriği yine öyle olacak. Ama ‘Anayasa’ ile ilgili bir röportaj ve oradaki ilk ara başlık dikkatimi çekti, yazımın bu bölümüne ve başlığına vesile oldu.

Ara başlık şöyle: “GÖNÜL İSTERDİ Kİ YENİ ANAYASA YAPALIM”

Bunu söyleyen, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop.

Soruyu soran Star’dan Fadime Özkan; girişte şunları yazmış: “Haftaya bugün 16 Nisan’ın sene-i devriyesi. Bir yandan da 2019 seçimleri yaklaşmakta. Referandumda anayasal hüküm haline gelen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin mevcut sisteme uyumu için Meclis çalışmakta. Uyum yasalarının ilki seçim güvenliğini ve seçim ittifakına ilişkin 26 maddelik kanun TBMM’nden geçti. Yürütmeye dair düzenlemeler dâhil kapsamlı bir çalışma sürüyor. Tamamlandığında Nisan sonuna dek Meclis’e gelmesi bekleniyor. Geriye doğru en az on yıllık bir sürecin netice evresindeyiz lakin esasen biz bu işin neresindeyiz? AK Parti İstanbul Milletvekili, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AK Parti-MHP arasında üçer kişiden oluşan Milli Mutabakat Komisyonu’nun üyesi Prof. Dr. Mustafa Şentop’a sordum.”

İlk soru: “(…) size göre biz bu işin neresindeyiz?

Cevap: “16 Nisan’a bir hafta kaldı. Geçen yıl 16 Nisan’da önemli bir hükümet sistemi değişikliği oldu Türkiye’de. Bu, yüzyıllık tarihimizdeki belki de en önemli üç değişiklikten birisi. Bunlardan biri, birincisi saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanı 1923 değişikliği. İkincisi 27 Mayıs 1960 darbesi ve akabinde, 61 Anayasası ile getirilen sistem. (…) Bizim tarihimizde üçüncü değişiklik ise hükümet sistemi değişikliği. Çok kapsamlı bir değişiklik… (…) Bu bakımdan, o yüzyıllık tarihte üçüncü büyük anayasal değişiklik bu.”

Soru: “Anayasal değişiklik ama bir anayasa değişikliği değil…”

Cevap: “Türkiye 2010’dan itibaren yeni anayasayı tartışıyor, gönül ister ki yeni bir anayasa yapılsın. Türkiye’nin bunu hak ettiğini de düşünüyorum ama …”

Evet… Anayasa çoğunluğu ile yıllardan beri tek başına iktidarda olan AK Parti’nin İstanbul Milletvekili, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AK Parti-MHP arasında üçer kişiden oluşan Milli Mutabakat Komisyonu’nun üyesi Prof. Dr. Mustafa Şentop böyle diyor!

“Türkiye bunu hak ediyor ama…”

İşte, yarım yüzyıldan beri “Adil Düzen Anayasası” üzerinde çalışan biz “Adil Düzen Çalışanları”, bu kadar uzun zamandır hem tek başına, hem de anayasa çoğunluğu ile iktidarda olan yetkili ve sorumluların bu söylemlerini bir türlü anlayamıyor ve kabullenemiyoruz…

Neyse, biz en iyisi haftalık KUR’AN VE İLİM çalışmamıza bakmaya devam edelim:

“Adil Düzen’e Göre İnsanlık Anayasası Kur’an’ın bir mucizesidir.

Kur’an’ın müspet ilimle tafsiliyle elde edilmiştir. Bugünkü bütün sorunları çözmektedir. Bir düzendir; ekonomi ve sosyoloji ilimlerinin tahkik ettiği bir düzendir. Yüz lojmanlı işyeri semtleri oluşacak, insanlar özgürce çalışıp yaşayacaklar. Ürettikleri mallarını mala-malla değiştirerek tüm yeryüzüne satacaklar, tüm insanların ürettiklerini alıp yaşayacaklardır. Hukuk düzeni bucaklarda kurulacak, iç güvenlik illerde sağlanacak, dış savunma devletlerce yapılacak. Hakemlerin kararlarına dayanışma ortaklıkları ile uyulacak.

Birisi çıkıp da sizin önerdiğiniz düzeniniz yanlıştır demiyor/diyemiyor; düzeniniz uygulanamaz diyorlar, ütopyadır diyorlar! Oysa ütopya müspet ilmin verilerine aykırı olan fikirlerdir. Bizim “Adil Düzen”de müspet ilme aykırı bir tek kelime bulamazlar.

İşte, bugünkü kimi insanlar Allah’ın ispatlanmış düzenini kabul etmemekte; kapitalistler ve sosyalistlerle el ele vererek Hazreti Âdem’den beri gelmekte olup kıyamete kadar var olacak olan İslam düzenini kabul etmemektedirler. / Ayette geçen, “Re’y etmedin mi” ifadesi, düşünüp görmedin mi demektir. Evet, gördük ve biliyoruz ki bu insanlar müspet ilmin verileri ile teyit edilmiş Kur’an’ın hükümlerine karşı çıkmaktadırlar. Her Adil Düzen çalışanı bu gerçekleri görmelidir...” (Haftalık “Adil Düzen Dergisi”, sayı 959, sayfa 7).