Tekrar hatırlatıyorum; çünkü hatırlatma müminlere fayda verir
(Ayet)
Evet, bundan önceki yazının başında yazdığım üzere;
aslında ben de Suriyeli kardeşlerimiz gibi sığınmacı biriyim; muhacir iken
sığınmacı oldum!
Devamı bir önceki yazıda, oradan okuyabilirsiniz; ama şu
cümleyi tekrarda fayda var:
Evet, aynen öyle; SURİYE den sonra sıra TÜRKİYE de de
farkında değil miyiz !.
Neyse
KUR AN VE İLİM çalışmalarımızın 829. haftasına da
ulaştık, elhamdülillah
Ben sığındığım yerden derleyebildiğim minik bir demeti
daha sunmuş olayım
*
ADİL KUR AN DÜZENİ ne karşı direnenleri büyük helak
beklemektedir. Gelecekte topluluklar dağılacak ama insanlar kalacaktır.
Kapitalizm ve sosyalizm kalmayacaktır ama insanlar yeni düzene uyum sağlayıp
yaşamaya devam edeceklerdir... (s. 9)
*
Biz şimdi söyleyeceklerimizi söyledik, yapacaklarımızı
yaptık, hatta Necmettin Erbakan sayesinde duyuracaklarımızı duyurduk; şimdi biz
beklemedeyiz...
Siz elinizden geliyorsa bize yapacağınızı yapmak
hususunda geri durmayın.
Biz Adil Kur an Düzeni ni tamamladığımız gün onların işi
de son bulacaktır. (s. 10)
*
Biz sömürü sermayesine faizden vazgeçin, karşılıksız
para çıkarmayın derken, bizzat kendilerinin yararına bir şey söylüyoruz. Faizli
sistem otuz senelik aralıklarla tıkanmaktadır, onu ancak savaş çıkararak
yaşatabiliyorsunuz. Bunu ilelebet devam ettiremezsiniz. Sonunda insanlığı da
helâke sürüklersiniz, kendinizi de helâk edersiniz. (s. 12)
*
Evet, bizim söylediklerimiz o kadar gerçektir ki; eğer
üzerinde düşünmeye başlarsanız siz de aynı şeyleri aklınızla bulursunuz. Sömürü
düzeninin çıkmazda olduğunu anlamanız için profesör olmanız gerekmez. Paranın
ancak karşılığı olursa değeri vardır. Karşılığı olmayan para kandırmacadır.
Bunu bilmek için rasih âlim olmak gerekmez.
Faize dayanılarak çıkarılan para karşılıksızdır, gerçekte
para değildir...
Bunu bilmek için üniversiteye girmiş olmak ve okumuş
olmak gerekmez...
Bugünkü durum nedir Bizimle beraber yola çıkanların
kulaklarını sermaye tıkamış, söylediklerimizi işitmiyorlar. Bu da tevellidir.
Örnek olarak seçim yenilensin mi sorusuna herkes kendi
kafasından cevap veriyor. Kur an a sormak gerekir. Kur an, ihtilafa düşerseniz
ekseriyet seçimine gidin demiyor, tam tersine hakemlere gidin diyor.
Biz diyoruz ki; seçime gittiniz ve seçildiniz. Yeniden
seçime gitmek ne demek Halka yanlış oy verdin, değiştir demektir. Dünkü yanlış
ise yarınki de yanlış olur.
Önce adil yargı sistemi oluşturulmalıdır, hakemlik
sistemi getirilmelidir.
Sonra da niza olunca hakemlere gidilmelidir.
Kur an ın hükmü budur.
Bundan tevelli etmek, ekseriyet oyununda ısrar etmek,
sonunda ya silahın ya da paranın hükmetmesi demektir...
Biz de bir gün gelecek size tebliğ ettik diyeceğiz.
Gerçi Necmettin Erbakan ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN söylemi ile tüm
insanlığa Kur an ın istediklerini tebliğ etmiştir. Ne var ki duyanlar O nun
söylediklerini duymamış ve yapmamışlardır... (s. 14)