Papa’nın 28–30 Kasım tarihlerinde Türkiye’de olacağını duyunca, internette ve sosyal medyada Vatikan’la ilgili verilen bilgilere baktım. (http://www.frmtr.com/genel/84107-vatikanin-servetinin-500-milyar-euro-peki-bu-servet-nereden-geliyor.html) adresindekileri okuyunca, “Olmaz, bu kadarı da fazla” dedim, o yazılanların doğruluğunu ve yanlışlığını tespit edemeyeceğime göre onlardan nakletmeyi uygun bulmadım.
Her ayetin her kelimesinin ve her harfinin Allah’a ait olduğunda hiçbir şüphem olmayan Kur’an-ı Kerim’de, papazlar ve hahamlar hakkında nelerin dendiğini nakletmeyi tercih ettim.
Her tercümenin bir yorum olduğunu bildiğim halde başka çare olmadığından kendi tercümemi veriyorum.
Siz, istediğiniz herhangi bir mealden bu ayetleri okuyabilirsiniz.
30-Yahudiler: “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar da: “Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleridir. Daha önceki kâfirlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin. Nasıl da döndürülüyorlar.
31-Onlar, Allah’ın dışında hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i Rab edindiler. Hâlbuki tek ilaha kullukla emrolunmuşlardı. Ondan başka ilah yoktur. (Allah) onların ortak koştuklarından münezzehtir.
32-Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek isterler. Kâfirler hoşlanmasalar da, Allah nurunu tamamlayacaktır.
33-O, hidayet ve hak din ile bütün dinlere üstün gelmesi için Resulünü gönderendir. Müşrikler hoşlanmasalar da. (Tevbe Suresi, ayet: 31–33).
Taberi’nin İbni Abbas’tan (Allah ondan razı olsun) haber verdiğine göre, krala rapor vermişler ve İncil’de var olan “Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir” ayetinden daha şiddetli bir şekilde hiçbir ayet bizi kötüleyemez, demişler. Bunun üzerine kral, papazları toplamış ve o ayetin İncil’den çıkarılıp yerine başka bir şeyle değiştirilmesini, yoksa cezalandıracağını söylemiş.
Teklifi kabul etmeyenler, seyahate çıkacaklarını ve ülkeye geri gelmeyeceklerini, bir kısmı da dağ başlarında, çöllerde manastırlar yapıp oralarda dinlerini yaşayacaklarını söyleyip Allah rızası için ayrılmışlar ama manastır hayatına da da dikkat edememişler.
34-Ey iman edenler, şüphesiz hahamlardan ve papazlardan birçoğu batıl yollardan insanların mallarını yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın ve gümüşü toplayıp da, Allah yolunda dağıtmayanlara acıklı azabı müjdele.
35-O gün, bunlar üzerinde cehennem ateşinde kızdırılır ve onlarla (topladıkları haram servetle) yüzleri, yan tarafları ve sırtları dağlanır. “İşte kendiniz için topladıklarınız; topladığınızı tadınız” (denir). (Tevbe Suresi, ayet: 34–35).
Fahreddin-i Razi, Tefsir-i Kebir’inde, bu ayetin tefsirinde halkın hedefi, mal toplamak ve makam sahibi olmaktır. Papazlar da malı toplarken dine hizmet için papazların zengin olması lazım geldiğine halkı inandırıp zengin oldular. 34’üncü ayetteki “batıl yollardan insanların mallarını yerler” bölümü bunu anlatır, denmektedir.
Papazların bir de papazlık makamları vardır ki malı toplayan da odur. Makamın elden gitmemesi için “Çocukları gibi tanıdıklar” Hazreti Muhammed’in (Sallallahü aleyhi ve sellem) elçiliğini yaptığı Allah yolundan alıkoyarlar.
34’üncü ayetteki “Allah yolundan alıkoyarlar” kelamı makamın korunması için yapılır, diyor.
(Devam edecek.)