Bismillahirrahmanirrahim
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c) a hamd
ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ya, âline ve
sahabelerine olsun.
KUL, Allah a tam bir teslimiyetle boyun eğen, emir ve
yasaklarına titizlikle uyan, isyandan kaçınan insanı belirtir. Allah, bütün
peygamberlerini KUL olarak nitelemiştir. Kulluk insanın varoluş nedenidir.
Çünkü Allah insanları ve cinleri kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır.
Allah a kulluğun seçilmesi, onun dışındaki tüm varlıklara karşı yapılan bir
özgürlük ilanıdır. Bu nedenle kulluk insanı köleleştiren, güç ve yeteneklerini
sınırlayan bir nitelik değil, onu diğer tüm varlıkların üstüne çıkaran, onlardan
bağımsız kılan bir niteliktir. Allah a kullukta bulunmanın adı Müslümanlıktır.
Müslüman, İSLAM DA karar kılmış kimsedir. İSLAM; gerçekliği, doğruluğu ve
adaleti, başka bir deyişle her şeyi yerli yerine koymayı, her şeyi yerli
yerinde yapmayı gerektirir. İslam a teslim olan kişi, O nun bildirdiği biçimde
doğruluk ve adalete yönelir, batılın ve zulmün karşısında yer alır.
KÖLE, Hukuki, iktisadi ve sosyal bakımlardan hür
insanlardan farklı ve aşağı statüde kabul edilen kimsedir. Köle, hukuken alınıp
satılmaya konu olabildiği için bir yönüyle MAL sayılmaktadır. İman, ibadet,
muamelat ve ceza hukuku alanında sorumluluk ve yükümlülükleri kısıtlanmış,
kendine has bir insan statüsündedir. Bugün emperyalistler tarafından icat
edilmiş bir MODERN KÖLELİKLE karşı karşıyayız. Bu köleliğin temeli eski
Roma ya, eski Yunan a, eski Mısır a yani Firavunlara dayanmaktadır. Modern
kölelikte artık fertlerin değil, toptan bir milletin KÖLE haline getirilmesi
esas alınmıştır. İnsana tepeden bakan bu anlayış günümüzde, maalesef bütün
insanlığı tehdit eder hale gelmiştir. Emperyalizm; Beni İsrail ırkına mensup
kimselerin üstün, diğer ırklara mensup insanların da köleler olduğunu iddia
eden bir inanıştır. Bu inanışın evlatları fiilen bunu gerçekleştirmek,
milletleri kendilerine köle yapmak için bugünkü FAİZCİ KAPİTALİST nizamı
kurmuşlardır.
GÖREVİMİZ
Allah tan başka yaratan, yaşatan, öldüren, rızık veren
hak ve adalet ölçüsü koyan başka bir ilah yoktur. Bunun için akıllı insan,
yaratıcısını tanır, gösterdiği hidayet yolunu benimseyerek ona kullukta kusur
etmez. Bir insan için Allah a kulluk, dünyada yaşanılan hayatın tamamını
kapsayacak şekilde İSLAM IN bir düzen olarak yaşanması ve yaşatılmasıdır.
İslam ın hayata aktarılması BÜTÜNLÜK isteyen bir konudur. Çünkü İslam ın yarısı
kendisi değildir. İslam bölünmeyi kabul etmeyen bir BÜTÜNDÜR. İslam bütünü
içine alan bir İNSANLIK dini ve nizamıdır. ERBAKAN Hocamız, konu ile ilgili
olarak şunları demiştir: İslam en yücedir ve ondan yüce hiçbir şey yoktur Şu
dünyaya gönderiliş gayemiz olan kulluk imtihanını başarabilmek için, üç tane
temel ve birbirini tamamlayan esas vardır. 1- Her şeyden önce İslam ı öğrenmek, İslam ın her konudaki emrini
bilmek, 2- Öğrendiğimiz İslami esaslara göre yaşamak, Kur an ın hükmünü
hayatımıza tatbik etmek, 3- Her yerde, her halde ve her meselede, mutlaka
İslam a göre, yani İslam ca düşünmek. Yani, itikat ve ilmihal konularını
öğrendiği, bildiği ve bir kısım ibadetleri yerine getirdiği halde, ticaret,
siyaset ve devlet hayatında müşrikler gibi düşünen, olayları BATILI ve CAHİLİ
ölçülerle değerlendiren bir kimse, hakikat nazarında mümin sayılamaz. Örneğin,
beş vakit namazı imamın arkasında ve tadili erkânıyla kılan bir insan, içinden
camiden çıktıktan sonra, sattığım tarlanın parasını acaba hangi bankaya yatırsam
diye geçiriyor ve rahatlıkla faiz yiyorsa, bu kişi İslam ca düşünmüyor
demektir. Müslüman ca düşünmenin üç temel esası vardır: 1- Dünya hayatı, çok
önemli bir imtihandır. Ahiret ise, dünya hayatının hesabı ve imtihandaki artı
ve eksi puanların karşılığıdır. 2- İslam dini, Allah yapısıdır. Bunun için
mükemmeldir ve tastamamdır. Hâşâ, zerre kadar noksanı, fazlası ve hatası
bulunmamaktadır. 3- İslâm dini, bir bütündür. Ona bir şey katılamaz ve ondan
bir şey çıkarılamaz. Baştan sona haktır, hayırdır ve hepsi herkes için ve her
yerde lazımdır. Çünkü İslam, dünya ve ahiret saadetinin tek ilacıdır. MİLLİ
GÖRÜŞ kulluk şuurudur. SAADETE ancak SAADET ile ulaşılır vesselam.