Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Filistin’de, özellikle Gazze’de yaşanan İsrail vahşetini ve zulmünü anlamak için Siyonist akideyi bilmek gerekir. Günümüzde dünyada yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Bu nüfusun yaklaşık 2 milyarı ben Müslüman’ım diyor, geriye kalan 6 milyar insan ise Hıristiyanlık, Yahudilik gibi muhtelif dinlere inanıyorlar. Zahiren; çeşit çeşit inanışlar var ise de, Kur’an ve Sünnet’te beyan edildiği gibi küfür tek bir millettir. Bunun böyle olduğunu Gazze’de yaşanan olaylar, göstermeye yetmiştir. Küfür cephesini oluşturan kesimler ise Siyonist Yahudiler, Siyonist Hıristiyanlar ve Müslüman görünümlü işbirlikçi münafık liderler ve kadrolardır. Küfür tek millettirin anlamı; çeşit çeşit ırklardan dinlerden gözüktükleri halde, tek bir merkezden kontrol edilirler, bir yerden yönetilirler demektir. Bu merkez Siyonizm merkezidir. Bu merkezin kurduğu bir Gizli Dünya Devleti vardır. Yaklaşık üç asırdan beri bu devlet eliyle bütün dünyayı kontrol edip zulüm, fitne ve fesatla yönetiyorlar. Bu merkezi tanımadan, yeryüzünde barış ve kardeşliği, adalet içerisinde birlikte yaşamayı esas alan Yeni Bir Saadet Dünyasını kurmak mümkün olmaz. Müslümanlar ve bütün insanlık; ABD’nin Siyonizm’in jandarması olduğu gerçeğini görmeden, kölelikten kurtulması mümkün olmaz. AB de Siyonizm’in kontrolündedir ve vaat edilmiş topraklar üzerinde Büyük İsrail’in kurulması için var gücüyle çalışmaktadır. Avrupa’da ise İngiltere bu işin başını çekmektedir. İslam ülkeleri yöneticileri de Siyonizm’in kontrolündedir ve onların hedeflerine hizmet etmektedir. Ülkemizi 21 yıldır yöneten Sayın Erdoğan da sürekli olarak, ABD ve İsrail, bizim stratejik müttefikimizdir diyor. Gazze’de bir avuç samimi sadık Müslüman bir topluluk, bütün bir küfür dünyasına karşı neredeyse tek başına savaşıyor. ABD Başkanı Biden, Siyonist olmak için Yahudi olmak gerekmez diyor. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, ben Yahudi’yim diyor. Bu sözleri boşuna söylemiyorlar. Bu sözleriyle küfrün tek bir cephe olduğunu göstermiş oluyorlar. Gerçek budur. Dünya olaylarını Kur’an ile okuyabilenler, bu gerçeği mutlaka görürler.

SİYONİZM DENİLEN ŞEY

Siyonizm denilen şey ırkçı bir inanıştır. Beni İsrail ırkı, 5700 küsur sene evvel Mısır’da firavunlar zamanında yaşarken, firavunların zulmüne uğradılar. Bu zulüm esnasında içlerinden Kabala adlı birisi çıkmış, onlara diyor ki, “Ey Beni İsrail, siz bu firavunun yaptığı zulümlere bakmayın, bunlar gelip geçicidir, bu firavun ilahlığını iddia etse bile, siz öyle üstün bir ırksınız ki, haşa Allah’ı bile yendiniz, sabredin, firavunu da yeneceksiniz. Asıl insan olan sizsiniz. Sizin dışınızdaki ırklar çeşit çeşit maymunlar olarak yaratılmışlardır. Sonra size hizmetkâr olsunlar diye insana dönüştürüldüler. Siyonizm inanışı 4 şeyden oluşur. 1. Beni İsrail üstün ırktır. Diğer ırklar, Beni İsrail’in köleleri olarak maymundan dönüştürülmüş insan görünümlü hayvanlardır. 2. Beni İsrail’in üstün ve hâkim ırk olması, diğer ırkların da onların uşağı ve kölesi olması gerçeği nazariyatta kalmayacak, mutlaka tahakkuk edecek. Onlar dünyanın efendisi, diğer ırklar da onların kölesi olacak. 3. Bunun gerçekleşmesi için üç şey yapılması gerekir. a. Tarih boyunca bulundukları yerlerde fesat çıkardıkları için çeşitli ülkelere sürgün edilmiş Yahudilerin hepsini tekrar Kudüs’te toplamak. b. Fırat’la Nil arasında bulunan, Medine, Kıbrıs Güneydoğu Anadolu’yu da içine alan vaat edilmiş topraklar üzerinde, sadece Beni İsrail’in yaşayacağı “Büyük İsrail’i” kurmak. Büyük İsrail’in emniyeti için Endonezya’dan Fas’a kadar 28 ülkenin idaresi, işbirlikçi olacak. Türkiye’de de Millî Görüşçü değil, AKP ve CHP gibi işbirlikçi kadrolar iktidarda tutulacak. c. Süleyman Mabedi’ni yeniden inşa etmek. 4. Bu üç vazife yapıldığında, o zaman yeryüzü, MESİH’in gelmesi için hazır olacak, beklenen MESİH gelecek, Hz. Davud’un tahtına Yahudi kralı olarak oturacak ve Beni İsrail’in ebedi dünya hâkimiyeti gerçekleşecek. İşte Siyonizm’in amentüsü bu dört şeydir. Şimdi bu inançtaki Beni İsrail; “Ben efendi olacağım, sen köle olacaksın” diyor. Üç asırdan beri çektiğimiz ıstırap bu yüzdendir. İşte görüldüğü gibi Filistin’i, Gazze’yi kan gölüne çeviriyor, Irak’ta bir milyon insanı bu yüzden öldürdü, PKK’yı, PYD’yi bu yüzden koruyor. Suriye’yi, Yemen’i bu yüzden karıştırıyor. Bu inanış bilinmeden ve etkisiz hale getirilmeden Orta Doğu’da ve dünyada barış hayal olur.

DIŞ POLİTİKA

Yurtta sulh, cihanda sulh olması için, elbirliği ile Siyonizm’in etkisiz hale getirilmesinden başka çözüm yoktur. Yurtta sulh Millî Görüş’le, Adil Düzen ile sağlanır. Cihanda sulh ise yine Millî Görüş’le ve Yeni Bir Saadet Dünyasını kurmakla sağlanır. Sayın Erdoğan’ın benimseyip yürüttüğü, Siyonizm’in ürünü faizci kapitalist düzen, materyalist eğitim iç barışı bozuyor. Yine Sayın Erdoğan’ın benimseyip yürüttüğü, ABD ve İsrail stratejik ortaklığını merkeze alan işbirlikçi dış politika uygulamaları da bölge ve dünya barışını bozuyor. Faizci kapitalizm ile işbirlikçi dış politika uygulamaları ile akan kan durdurulamaz. Siyonist İsrail genelde yüz yıldır, özelde ise bir aydır kan akıtıyor. İslam ülkelerinin yöneticilerinin gıkı çıkmıyor. Mısır, Suudi Arabistan ve İsrail anlaşmışlar. Cihadın simgesi HAMAS’ı, Kassam Tugayları’nı tasfiye etmeye çalışıyorlar. Türkiye'nin gerçekte nerede durduğunu belgeler ortaya koymaktadır. Türkiye topraklarında gözü olan ABD ve İsrail’in dost ve müttefik kabul edilmesi Sayın Erdoğan’a ve hükümetine yakışmıyor. Bu yanlıştan acilen dönülmesi gerekir. El altından da olsa Erdoğan ve hükümetinin göstereceği Erbakan’ca dik duruş, tek başına İsrail vahşetini durdurmaya yetecektir. Biz bunu Sayın Erdoğan ve hükümetinden bekliyoruz. Bu tavır bölgede yaşayan Müslümanları, Nasranî Hıristiyanları, Musevi Yahudileri Siyonizm’in zulmünde kurtaracaktır. Selam hidayete tabi olanlara.