Türkiye önemli günlerden geçiyor. İnşallah bu günler kazasız belasız atlatılır. Aniden ilan edilen “sokağa çıkma” yasağı insanların sokaklara dökülmesine ve marketlere hücum etmesine yol açtı.

Muhalefet bu durumu diline doladı!

İçişleri Bakanı Soylu hassas davranarak yapılan eleştiriler karşısında aldığı kararı savunmadı ve “eleştirileri kabul ettim, bunu öngöremedim” diyerek bakanlık görevinden ayrıldığını açıkladı.

Ancak ne var ki Cumhurbaşkanı “istifayı” kabul etmedi!

Ama yandaşlar maalesef aynı hassasiyeti gösteremediler.

Allah-u âlem İçişleri Bakanı Soylu’nun böylesine hassasiyet göstereceğini tahmin edemediler.

O’na yaranmak için kolları sıvadılar.

Ve alınan karardan sonra halkın sokaklara dökülmesinden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun sorumlu olduğunu iddia ettiler.

Halkın, “Bizim başkan beceriksizin biridir, başımızın çaresine bakalım” diyerek ihtiyaçlarını gidermek amacıyla sokaklara döküldüğünü ileri sürdüler.

Bu nasıl bir mantık?

Bu nasıl bir yaklaşım?

Yahu aynı insanlar bir süre önce İstanbul’a Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekrem İmamoğlu’nu seçmediler mi?

Dün “seçtiler” ama bugün “beceriksizin biri” diye düşündüler öyle mi?

Tamam, yandaş olmasına olun ama ölçüyü elden kaçırmayın.

İktidara “destek vereceğiz” derken mantık kurallarını böyle zorlamayın.

Kaldı ki netice itibariyle kararı veren kişi bile “hatalı” olduğunu kabulleniyor ve “bunu öngöremedim” diyor.

Olayın birinci dereceden sorulusu “bunu öngöremedim” deyip istifa ederken yandaşlar neler “öngörüyorlar” neler!

Yandaşlara tavsiyemiz siyasi rakiplerini ya da onların tavrına göre konuşacak olursak siyasi hasımlarını eleştirirken bile “adaleti” elden bırakmamalarıdır.

Artık “onlara vuracağız ve halkın gözünden düşüreceğiz” derken kendi kendilerini “rezil ettiklerinin” farkına varmalılar.

Türkiye böyle bir problemle ilk kez karşı karşıya ve bu durumda bir takım hataların yapılması kaçınılmaz.

Hata sahibini aklayacağız derken yandaşlar kendi yüzlerine karalar sürmekten vazgeçmeliler ve okurlarının karşısına daha mantıklı, daha doğru ve daha haklı gerekçeler ile çıkmalılar.