Cumhurbaşkanı Erdoğan ın Amerika gezisi öncesi yaptığı

konuşmadaki bazı ifadeleri doğru bulmadığımızı önceki yazılarımızda

belirtmiştik!

Bu ifadelerin densizleri iyiden iyiye şımartmasından

endişe ediyorduk! Nitekim korktuğumuz başımıza geldi!

Ve densizler Erdoğan ın yüzüne karşı söyleyemedikleri

sözleri gıyabında söyleyerek üzülmesine yol açtılar!

Gerçi onlar yüzüne de söyledikleri imasında bulunuyorlar

ama yüzüne söylemiş olsalardı cevabını mutlaka alırlardı!

Önemli olan onların eline böyle bir kozun verilmemesiydi!

Siz görüşmelerin başında ilişkilerimizin vazgeçilemez

olduğunu vurgularsanız! Ve de siz görüşmelerin öncesinde aranızdaki ittifakın

alternatifsiz olduğunu beyan ederseniz densizler elbette daha bir şımarır ve

hadlerini aşarlar!

Üstüne bir de küsecek değiliz yollu açıklamalar

yaparsanız onları tutmak mümkün olabilir mi

Biz, Onların anladığı dilden konuşmak gerekirdi diye

düşünüyoruz!

Mesela görüşmelerin hemen öncesinde ilişkilerimizin

vazgeçilemez olduğunu söylemek yerine ilişkilerimizdeki bir takım sıkıntılar

dile getirilmiş olsa ve bunun verdiği rahatsızlık ifade edilseydi bu kadar pervasızca

konuşabilirler miydi

Yani çantadaki keklik ya da sepetteki üzüm gibi

görünme yerine kendimizi naza çeker bir üslup tercih edilse ve yeni arayışlar

içinde olduğumuz havası verilseydi densizler akıllarına geleni uluorta söyleme

cesaretini kendilerinde bulabilirler miydi

Ya da görüşme öncesi bir bardak suda kopartılan, Kabul

edecek kabul etmeyecek tartışmaları sırasında görüşmeye çok da hevesli

olmadığımız hissettirilseydi böyle konuşup üzüntülere yol açabilirler miydi

Neyse olan oldu, biten bitti!

Önemli olan bundan sonrası!

Bugün böyle yüksekten uçan Amerika bölgedeki beklentileri

açısından Türkiye ye pek çok konuda muhtaç!

Hiç olmazsa Amerika nın bu muhtaçlığı iyi

değerlendirilmeli ve her aklına estiğinde Türkiye ye hava basmaya kalkışmalarının

önü kesilmelidir!

Yani ilişkilerimizin vazgeçilemez ve aramızdaki

ittifakın alternatifsiz olmadığı kendilerine hissettirilmelidir!

Merhum Erbakan Hocamızın da sıkça altını çizdiği

şahsiyetli dış politika ilkeleriyle hareket edilerek densizlerin önü bir an

evvel alınmalıdır!

Özetlersek mutlaka onların anladığı dille konuşulmalıdır!