KIBRIS adası, coğrafî, ticarî ve askerî konulardaki önemi

sebebiyle tarih boyu bir mücadele alanı haline dönüştü. Bu mücadele, daha çok

Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında yaşandı. Ada, defalarca el değiştirmesine

rağmen İslâmlık sonrası üç önemli dönemin yaşandığını görüyoruz:

1. Hz. Ömer (r.a) döneminde Rumların taşkınlıkları ırz ve

namusa da zarar vermeye başladı. Kıbrıs üzerine sefer yapma gündeme geldi. Hz.

Ömer (r.a), birçok sahabenin deniz görmediği ve yeteri kadar yetişmiş denizci

bulunmadığı gerekçesiyle sefere izin vermedi.

Hz. Osman (r.a) döneminde denizcilik gelişmeye başladı.

Ada ya yapılan sefer sonucu Kıbrıs fethedildi. (649) Ada nın huzuru sağlandı.

Bu sefere, Allah Resulü nün (s.a.v) halası Ümmü Haram binti Milhan (r.a) da

katılmıştı. İslâm ordusu Kıbrıs ı Larnaka tarafından kuşattı. Bu seferde Ümmü

Haram (r.a) ileri yaşta olup atından düşerek şehit oldu.

2. Venedikliler ve Cenevizliler 4 asır korsanlık yöntemiyle

Kıbrıs a hâkim oldular. Çok zulüm yaptılar. 2. Selim döneminde Lala Mustafa

Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Kıbrıs ı fethetti ve korsanlığa son verdi.

(1571) Ada 1878 e kadar huzur içinde yaşadı.

3. İngiltere, 1878 den itibaren Osmanlı yı zayıflatmaya

çalıştı. Nice entrikalar çevirdi. 1897 deki Siyonizm in Arz-ı Mev ûd plânı

çerçevesinde onlara destek oldu. Filistin bölgesinde bir İsrail devletinin

kurulmasını teşvik etti. İsrail in güvenliği için Ada nın Rumların eline

geçmesine çalıştı. Kıbrıs, kavga ve çatışma alanı haline geldi.

1960 ta Kıbrıs ta karma bir cumhuriyet kuruldu. Bu sefer

Rumlar iyice azıttılar. Türk ve Müslümanları yok etmek için terör estirmeye,

soydaşlarımızı katletmeye başladılar. CHP-MSP Koalisyon Hükümeti nin Başbakan

Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan ın kararlı ve taviz vermez tutumu sonucu

Kıbrıs Barış Harekâtı yapıldı. Ada nın huzuru sağlandı.

HAREKÂT NASIL BAŞLADI

Kıbrıs ta soydaşlarımız öldürülürken Türkiye hükümetlerinin

olaya seyirci kaldıklarını görüyoruz. Çünkü Amerikancı bir dış politika

anlayışını benimsemişlerdi. ABD nin emri karşısında akan sular duruyordu.

1963 te Rumlar katliamlarını artırdılar. ABD nin emrine uyan İnönü Hükümeti

uçakları Kıbrıs üzerinde dolaştırmakla yetindi.

1967 de Demirel Hükümeti de, ordumuz Kıbrıs a müdahale için

yola çıkmışken; ABD Başbakanı Johnson un mektubu üzerine askerimizi geri

döndürdü.

1974 te, Makarios a karşı darbe yapan EOKA lideri Sampson,

Büyük Yunanistan ideali uğruna Kıbrıs ta terör estirmeye, katliam yapmaya

başladı. Durum ciddiydi. Gözü dönmüş Rumlar kuduz gibi saldırıyorlardı.

Erbakan Hoca, Kıbrıs a müdahaleden başka çıkış yolunun

kalmadığını düşünürken, Ecevit diplomatik yöntemlerden yanaydı. Bu amaçla

İngiltere ye gitti, fakat sonuç alamadı. Erbakan Hoca, işin sonucunu tahmin

ettiği için, Ecevit i hava alanında yolcu ettikten hemen sonra kuvvet

komutanlarıyla görüştü. Komutanlar da aynı görüşteydi. Bakanlar Kurulu kararı

ile Kıbrıs Barış Harekâtı nı başlattı.

Ordunun hareket ettiği gün Ecevit Türkiye ye dönmüştü.

Yapacağı bir şey kalmadığı için karara uymak zorunda kaldı.

Askerimizin harika başarısı, Böyle bir müdahale macera

olur , Amerika dan yazılı muvafakat alın diyenleri şaşkına çevirdi.

O güne kadar ABD, İsrail, AB olmadan bir şey yapamayız

diyenlerin sözleri iflas etti.

Üç günlük harekât sonucu ordumuz Kıbrıs ın üçte birini ele

geçirdi.

MİLLİ GÖRÜŞ FARKI

Üç gün sonra ABD, BM kararını Türkiye ye duyurdu: Ateşi

kesin, olduğunuz yerde durun, daha ileri gitmeyin.

Ecevit Bakanlar Kurulu nu topladı. Başbakan Yardımcısı

Erbakan söz aldı: İsrail bugüne kadar Birleşmiş Milletlerin hangi kararına

uydu. BM karar aldı diye Türkiye uymak zorunda değil. Hele böylesine hayati

meselede bu kararlar dikkate alınmaz.

Bu sözlerle Ecevit ikna oldu. Hatta MSP kanadına, Teşekkür

ederim. Bizi bir yanılgıdan kurtardınız dedi. (Davam, Necmettin Erbakan, MGV

Yy. Sh.162)

GKB Org. Semih Sancar da Hükümet ten şunu istedi: Ateşkesi

yarın saat 5 ten önce ilân etmeyin; çünkü biz saat 5 te askeri bakımdan G-5

hattını tutmuş olacağız. (A.g.e. Sh. 163)

Erbakan Hoca, Allah Resulü nün (s.a.v) halası Ümmü Haram

binti Minhan ın (r.a) medfun olduğu Larnaka yı da almak istiyordu. Asker de bu

fikirdeydi. Fakat Ecevit in ABD baskısına direnememesi sonucu ateşkes ilân

edildi.

Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye nin ancak kendi iradesiyle

başarılı olabileceğini gösterdi. Biz, bağımsız bir ülkeyiz. Bağımsızlığımız ve

soydaşlarımızın canının tehlikede olduğu bir zamanda en isabetli yol buydu.

Harekât; terör, zulüm ve katliamı durdurdu. Ada ya huzur ve

barış geldi. Kıbrıs problemi kökünden çözüldü.

Türkiye, her zaman Kıbrıs ın stratejik önemini bilmek

zorundadır. Daha 1840 ta İngiltere Başbakanı Benjamin Disraelli şöyle diyordu:

Ortadoğu ya hâkim olmak için Kıbrıs adasına sahip olmak şarttır.

Kıbrıs halkı uzun seneler zulüm, terör, katliam ve soykırıma

tabi tutulurken; ABD nin ağzına bakan hükümetler probleme çare üretemedi.

Erbakan liderliğindeki MSP nin hükümet ortağı olmasıyla problemin çözüme kavuşması

Millî Görüş farkını ortaya çıkardı.