Fitne dönemi, hak ile batılın iç içe geçtiği, doğru ile
yanlışın yabancı ile dostun bir birine karıştığı dönemlerdir. Bu dönemlerde
toplum kendi içinde cadı kazanı gibi kaynar. Bir tür ayrışma, saflara ayrılma
ve yabancılaşma ortaya çıkar. Kamplaşmalar artar. Fitne zamanı yara alan ilk
kavram adalet kavramıdır. Böyle dönemlerde, istikrar, adalet ve paylaşım
zayıflatılmış, güç sahipleri diğerleri üzerinde her türlü tasarruf hakkına
sahip olmuşlardır. Toplumun ekserisi, gücü elinde tutanların yanında toplanır
ve çıkar hesapları yapmaya başlarlar. Adaletin katledildiği bir toplumda,
haktan yana tavır alanların avuçlarına düşen yalnızlıktır. Zira böyle
durumlarda sizin ne söylediğinize bakılmaz, kimin safında yer aldığınıza
bakılır.
Fitne dönemlerinde sıradan halkın en büyük korkusu
güvenliktir, kendilerini güvende hissedebilmek için tasvip etmedikleri şeyleri
dahi onaylayabilirler. Çünkü onlar ne kendilerini güçlü kılacak bilince
sahiptirler ne de mücadele verecek ekonomik özgürlüğe. Gücü ellerinde tutanlar
kendileri için ne düşünmüşlerse ona rıza gösterirler.
Fitne zamanı hak adalet, özgürlük, sevgi, paylaşım,
merhamet gibi yüce değerler belli kesimler tarafından istismar edilir. Bu
değerlerin zayıflatılması toplumun çöküşünü de beraberinde getirir. Fitne döneminde,
kitleler suskundur. Fakat toplumun bağrından öyle kimseler çıkar ki, bu
bilinçli azınlık uyuyanların üzerine su serperler. Onların uyanmalarını ve
yaşamı yeniden sorgulamalarını sağlarlar. Otoritenin eylemlerine dikkat çeker
ve halkı haklarını savunmaya çağırırlar.
Topluma yön gösteren, aydınlar tarihin en karanlık
dönemlerinde ortaya çıkar ve hakkı savunmak adına canlarını ortaya koyarlar.
Onlar kaybetmekten korkmazlar, Allah ın koyduğu kaideleri korumayı kendi
canlarını korumaktan önde tutarlar. Onların safı, susup kenara çekilen ve taraf
belli etmeyenlerin safı değildir. Sahip oldukları değerleri üç kuruşa
satanların, renk belli etmemek için kılıktan kılığa girenlerin safı da
değildir. Onlar Hz. Peygamberin gösterdiği safta yer alır ve buradan asla
ayrılmazlar.