Dünyada ve Türkiye’de İslam’a zarar vermeyi amaçlayan veya farkında olmadan aynı amaca hizmet eden merkezler zaten yeterince mevcut; muhafazakâr algısı farklı kesimlerin suistimalleriyle fazlasıyla zarar gördü. İslam karşıtı iç ve dış merkezler Müslümanların hatalarını çok iyi kullanıyorlar. Bu minvalden bakıldığında katılım bankalarının kurumsal kimliklerini ve çalışma usullerini kapitalist bankacılık sisteminden kalın bir çizgiyle ayırmaları, müşterilerine bakış açılarını diğerlerinden farklı kılmaları büyük önem taşıyor. Müşteriye finans sağlarken kâr paylarını faiz oranlarına denk tutmamaları, müşterilerin ödemeyi unutarak aksattıkları borçlarını fırsatçılık yapar gibi algılanmamak için hemen izlemeye almaktansa öncelikle hatırlatmaları gerekiyor. Zira bankalar kendi çıkarları doğrultusunda müşteriye her konuda bolca mesaj gönderebiliyorlar. Müslümanlara İslami usullere uygun olarak hizmet verme ve bu yolla kazanç sağlama amacıyla geliştirildiği düşünülen katılım bankacılığı halen belli odakların karalama kampanyalarının merkezinde bulunuyor. Binaenaleyh sözünü ettiğimiz bu hususlara hassasiyetle riayet edilmesi icap ediyor. Şubelerde başörtülü hanımların çalıştırılması imaj oluşturma ve dindarların kazanılması için yeterli değil. Yoksa muhafazakâr kesimin bankacılık sektöründeki temsilcisi diyebileceğimiz bu bankalar maddi anlamda büyüdüklerini düşünürken maneviyatta aksettirdikleri imaj yerle bir olabilir. Kaş yapayım derken göz çıkabilir. Böylelikle oluşacak negatif döngünün neticesi ise aynı kaynaktan beslenen birçok diğer alana sirayet edecek ve en büyük zararı yine dindarlar görecektir.

Esasen bana kalırsa bankacılığın hangi türü olursa olsun sonuçta faizin ucuna kulağına dokunmakta bu da muhafazakâr İslami kesimi ziyadesiyle rahatsız etmektedir. Gerçek bir faizsiz bankacılık sisteminin ülkemize getirilmesi ve uygulaması hususunda mevcut yönetimin samimi ve inandırıcı çalışmalarının olduğunu da düşünmüyorum. Her alanda olduğu gibi iktidar seçim yatırımı esasından meselelere yaklaştığından bu hususta da samimi olmadığını düşünüyoruz. Her seçim yaklaştığında popülizmi öne çıkaran ve popülizmle kamuoyunu etkileyen bir anlayış hali hazırda işbaşında olduğuna göre toplumun menfaatleri yerine iktidar menfaatlerinin tercih edildiği anlayıştan daha fazla müspet manada beklentilerimizin olması aşırı iyimserlikten öteye geçmeyecektir. Allah bize size hepimize akıl şuur ve izan nasip etsin. Âmin.