Kardeş sevgisini anlamakta zorlanmayız fakat kardeş
düşmanlığı zihnimizde olumsuz bir çağrışım yapar ve kardeşlikle düşmanlığın
aynı kapta nasıl barınabileceğini düşünürüz. Ama şu bir gerçek ki, sevginin
çağıldadığı noktadan aynı miktarda nefret ve düşmanlıkta da çağıldamaktadır.
Düşmanlığın beslendiği kıskançlık ve nefret ise ortak sevgi nesnesine sahip
kardeşler arasında gerçekleştiğinde daha büyük yıkımlara neden olabiliyor. Zira
çocuk anne babanın sevgi ve ilgilerini kaybedeceği kaygısına kapılarak
kardeşine kin besliyor ve ona zarar vermek istiyor.
Kan kardeşliğinin de İslam kardeşliğinin de temel besisi
sevgidir. Kardeşin kardeşe sevgisi her iki tarafı da ayakta bir tutan baston
gibidir. Ancak bunun için sevginin haset ve nefretten arınmış olması şarttır.
Zira iki duygu da aynı kapta barınsalar da birbirlerine tamamen uzaktırlar.
Kardeşler arasında sevgi ve şefkatin gelişmesi için anne
babaya büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle anne kardeşler arasında ayrım
yapmamalı ve onların birbirlerine karşı şefkatlerini desteklemelidir. Çünkü
kıskançlık duygusu çocukluk döneminde daha belirgin yaşanır ve bu dönem normal
sınırlara çekilmezse ileride büyük sorunlara neden olabilir. Anne kardeşler
arası ilişkileri geliştirmeli ve sevginin yeşermesini sağlamalıdır. Zira çocuk
için temel sorun sevginin paylaşılmasıdır.
Yeni doğan kardeşi ile birlikte sevginin azalacağına
inanan çocuk hem kardeşine hem anneye öfke duyar ve anneden gizli kardeşine
zarar vermeye çalışır. Anasınıfına giden bir çocuk, yeni doğan kardeşini sokağa
bırakmak istediğini fakat annesinin izin vermediğini ifade etmişti. Neden diye
sorduğumda da, çünkü bütün hediyeleri ona alıyorlar, onu daha çok seviyorlar
annem artık benimle oynamıyor demişti. Burada anneye iş düşüyor. Anne büyük
çocuğu ihmal etmemeli ve ona sevgiyi paylaşmayı öğretmelidir.
Sevgiyi adil şekilde sunmak ve kardeşler arasında
uzlaşmayı sağlamak anneye düşüyor. Anne burada hem çocuğa kardeşine yardımcı
olmazsak yemeğini yiyemez çünkü o bir bebek bizim ona yardımcı olmamız
gerekir diye açıklama yaparak çocuğun empati ve şefkat duygusunun gelişmesine
yardımcı olmalı hem de ilgisini adil şekilde dağıtarak çocuğun dışlanmışlık
duygusunu onarmalıdır. Çocukla konuşmalı ve gerginliğini ortadan kaldırmalıdır.
Anne çocuğu paylaşmanın getirdiği mutluluğu yaşaması için teşvik etmeli ve
kendi yöntemleri ile çocuğun yıkılan düşlerini onarmalıdır. Çocuk sevmeyi,
paylaşmayı ve şefkati anneden öğrenmelidir.