Günlerden beri siyasiler konuştu, sıra millete geldi. Bugün sandık başına giden seçmen attığı oy ile günlerden beri dinlediklerinin bir muhasebesini yapacak ve kendisine yakın bulduğu, düşüncelerini paylaştığı partiye oyunu verecek. Sandıktan çıkacak sonuca göre ülkeyi kimlerin ve nasıl yöneteceği belli olacak. Aslında seçim kampanyası boyunca elbette sadece siyasiler konuşmadı.Gazeteciler belki laf yarışında siyasileri geride bıraktılar. Seçmeni yönlendirmek için ellerinden geleni yaptılar. Medya bu kampanya boyunca seçmeni yönlendirme hususunda kendine göre ciddi bir görev üstlendi.

Ama, seçim günü geldi ve tüm konuşmalar sona erdi. Sandık başına seçmen belki çok önceden kararını vermiş olarak gidecek, belki de oy verme bölümüne geçtikten sonra son birkaç saniye içinde karar verip oyunu ona göre atacak. İster çok önceden kararını vermiş, ister son saniyede karar vermiş olsun onun seçim sandığı  egemenlik hakkını kullandığıı tek yer olacaktır. Çünkü, kullandığı oy ile egemenliğini kullanma hakkını devretmiş olacaktır. Artık bir dahaki seçime kadar seçmenin doğrudan egemenliğini kullanma imkanı yoktur.

***

Bugün seçmen oyunu sandığa atarak kararını verirken seçmenin verdiği oyların, ortaya koyduğu iradenin herhangi bir müdaheleye meydan verilmeden sonuçlara yansıması da çok önemlidir. Yapılan pek çok seçimin ardından milyonlarca mükerrer oy kullanıldığı iddiaları gündeme geldi, aylarca tartışıldı. Daha başka iddialar söz konusu oldu. Bu bakımdan seçmenin sandık başına giderek oyunu vermesi nasıl bir vatandaşlık görevi ise sandık başı görevlilerinin de seçmen iradesinin herhangi bir müdaheleye uğramaması için çalışmaları gerekiyor. Denebilir ki zaman zaman partiler için sandığa girmek kolay ama sandıktan çıkmak zor olmuştur. Sandık başı görevlilerine bu noktada çok önemli görevler düşüyor. Sandığa sahip olmak, sandığa giren irade ile çıkan iradenin örtüşmesini sağlamak gerekiyor.

Sandık başlarında görevli siyasi parti temsilcileri ile diğer sandık görevlileri diyebiliriz ki önümüzde 4 yıllık dönemin seçmen iradesi doğrultusunda şekillenmesini  sağlayacaklardır. Çok yorulacak, belki uykusuz kalacaklardır. Ama, sistemin gerektiği gibi işlemesi için bu yoğunluğa katlanmaları gerekiyor.

***

Bugün seçimlerin sakin bir ortamda geçmesi için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor. Mademki demokraside son sözü millet söyleyecektir, onu rahat bırakmak gerekiyor. Bugüne kadar partiler söyleyeceklerini söylediler, seçmeni etkilemek için ellerinden geleni yaptıklarına göre seçmen artık rahat bırakılmalı, onun vereceği karara saygılı olunmalıdır.

Seçimlerin ülkemiz ve insanlık alemi için hayırlara vesile olmasını diliyorum.